sırf cool olmak için bu duygunun varlığını kabul etmeyip "yeaaa, aşk yok yeeaaa." diye gezenlere budaklı meşe odunuyla dalmayı istetecek kadar güzel bir duygu. bir de keşke o da sevseydi deyip saçma sapan umutlar beslemeni sağlayan soyut varlık.
Sadi der ki :Aşk'a uçma kanatların yanar...
Mevlana der ki: Aşk'a uçmadıktan sonra kanat neye yarar...
Yunus Emre de der ki: Aşk'a vardıktan sonra kanadı kim arar... *
--- alıntı ---
her hakiki aşk umulmadık dönüşümlere yol açar. aşk bir milad demektir. şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra" aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir.
o kadar çok değişmelisin ki sen, sen olmaktan çıkmalısın.
--- alıntı --- *
SENi DÜŞÜNMEK
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.
er kişi görüldüğünde başı öne eğip onun dışındaki herşeyden kendini soyutlayabilmek, yüzünüzü okşadığı anda gözünüzü kapatıp göğsüne başınızı yaslayıp herşeyin donduğunu hissetmektir.
--spoiler--
Aşk öğrenilemez. Aşk geliştirilemez. Geliştirilmiş aşk, aşk bile olmayacaktır. O gerçek bir gül olmayacaktır, o plastik bir çiçek olacaktır. Bir şeyi öğrendiğinde, bu onun dışardan gelen bir şey olduğu anlamına gelir; o içsel bir gelişme değildir. Ve şayet aşk hakiki ve sahici olacaksa, o senin içsel gelişiminle olmak zorundadır.
Aşk yegâne dindir, yegâne Tanrı'dır. Yaşanması, anlaşılması gereken yegâne gizemdir. Aşk anlaşıldığında sen tüm ermişleri ve dünyanın tüm mistiklerini anlamış olacaksın. O zor bir şey değildir. O senin kalp atışın ya da nefesin kadar basittir. O sana gelir, o sana toplum tarafından verilmez. Ve vurgulamak istediğim nokta budur: Aşk doğuştan gelir.
--spoiler--