nasıl bir acıdır bu?
nasıl bir iç çekiştir? bazen aklım almıyor daha 16 yaşında tattım o acıyı.
önce ikibüklüm oluyorsun, küçükken eski evimin balkonunda kumlarla oynamak için annemin aldığı tasa su doldurup karıncaları atar nasıl büküldüğünü seyreder gülüp geçerdim, bilmezdim ilerde benimde öyle olacağımı.
işte öyle oluyorsun,kabuğuna sığınan yavru karınca gibi...
sonra etrafa bakınıyorsun biliyorsun nereye baksan onu göreceksin.
hafızan siliniyor hiçbirşeyi tutamıyorsun aklında hipnoz edilmiş deli gibi boş boş bakıyorsun etrafa, bir sızı hissediyorsun ama yerini bulamıyorsun, aynı sırtımda biryerde kaşınan yeri yokladığım halde bulamamam gibi.
susuyorsun çıt çıkmıyor odanda ve yanlız kalıyorsun, içten içe özlem duygun artıyor ve onu istiyorsun, hiç yoktan bir gülüşünü bekliyorsun o ise sigaranın sonu gibi tükeniyor, çeksen bitecek bıraksan dumanlaşacak, çaresiz kalıyorsun çırpınıyorsun, o ise gülüyor ...
kızıyorum çaresiz olduğumu söyleyip bağırıyorum ne bu diyorum? ne bu?
yaklaşarak fısıldıyor kulağıma ve
aşk diyor
aşk
bir buse konduruyor yanağıma ve uzaklaşıyor.
şaşkınlıkla bakıyorum arkasından ve sadece "bu gidişindemi aşk" diye sorup duruyorum...
En sevdiğim aşk tanımı şöyledir: Ayrımlar ayrımları doğurur aşkın ise hiçbir tamlayana ihtiyacı yoktur başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındadır merkezinde ya tam dışındadır hasretinde.. Elif Şafak .Aynı zamanda sözlükte hakkında 222 sayfa entry girilmiş başlığın adıdır.
Doğru kişiyle yaşandığında herşeyden zevk almaktır. Her zorluğu beraber aşabileceğini sanmaktır ama ne yazık ki her güzel bir şeyin sonu olduğu gibi bununda sonu vardır.
geldiğinde hayatımı toz pembe yapan, gülüşüyle içimi ısıtan, bakışıyla bedenimi üşüten, ağladığımda beni teselli eden,bana sarıldığında kendimi güvende hissettiren o kişinin gittiğinde dünyamı karartmasıdır. ilk başlarda adını anarken mutlu iken sonraları adını anmamın bile canımı yakmasıdır aşk...
bir çok tanımı olan ama bence aşk kısa sürelidir.dakikalar sürer.aşık olduğun kişiyi gördüğünde o kalbinin hızla atması ve senin davranış bozukluklarındır.sadece bu.ötesi yok.fazlada irdelenmemeli
her ağrıda, her acıda dişimizi sıkarız.
peki ya dişimiz ağrıyınca ne yaparız?
yoktur sıkacak bir yerimiz, paşa paşa çekeriz acısını, ağrısını.
bu sebepten dolayı diş ağrısına benzer aşk.
Benim düşünceme göre aşk, ruhların çeşitli yaratıklar arasında bölünmüş parçaların birleştirilmesidir. Bu birleşme onların en yüksek temel öğelerinde meydana gelir. Beraberlik ve ayrılığın, varlıkların birleşimi ve ayrışmıyla ilgili olduğunuzu biliyoruz. Her şekil kesinlikle kendine uygun olan şekli çağırır onu arar, bulur. Her şey mili mislinedir. Aramızda karşıtların birbirlerini ittiğini benzerlerin birbirlerini çektiğini hemcinslerin birbirleriyle uyum sağladığını bilmeyen yoktur. Niçin aynı durumlar ruhlar için söz konusu olmasın? Allah Ademin eşinde bulacağı ısınmanın nedenini Havva'nın kendisinden bir parça bulmasında kılmıştır.
(bkz: ibn Hazm)
Aşk biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş.Anlamsızlık dahilinde şeytanı melek görmekmiş.Kısacası sana gömmelerine izin vermekmiş *
Aşk hoşlanma duygusunun yoğun halidir... Karşınızdaki insanı mükemmel ve kusursuz olarak görmeniz bşka hiç kimsenin onun yerini alamayacağını düşünmenzdir...Her an onu yanınızda istersiniz bunca zaman onsuz nasıl yaşadığınızı anlamazsınız.
Ne yazık ki aşkın da bir sonu vardır..Yapılan araştırmalara göre bir aşkın maximum ömrü 3 yıldır eğer bu yasak bi aşksa birz daha uzun sürebilr...işte bu aşamadan sonra gerçek sevgi devreye girer.Aşk bittiğinde o kişinin mükemmel olmadını kusurları oldunu farkedersnz..Herkesin olduğu gbi onunda kötü yanları vardır.Gerçek sevgi ise tüm bunlara rağmen ona katlanıp bardağa dolu tarafından bakabilmektir...
Yani bi insanın sizi sevdiğini anlamanız için en az 3 yıl geçirmiş ve hala onunla birlikte olmanız gerekir.Burdan yola çıkarak bu 3 yıllık süreçten önce söylenen Seni Seviyorum kelimesinin aslında ''sana aşığım'', ''sana çok aşığım'' anlamlarına geldiğini unutmayn... Saygılar...