Şimdi yetmez burası. Öyle kızıyorum ki bazen kendime!
Nedir yani, kimsin ki sen? Seni diğerlerinden ayrı tutan, yücelten ben! Ben, gitsem umurunda olur mu. "Yapma, dur!" diyebilir misin ardımdan, gözlerin düşer mi gözlerimden aşağı, kapanır mısın dizlerime?
O gün gibi, her gece uyumadan önce adına şiir dediğim karalamalara değer biçip koyar mısın arka cebine? Ve o gün gibi ayrılırken biz, tutar mısın kendini bana bakmamak için?
duvara bir yumruk sallayıp, unutabilir misin acısını?
aşka yanmalı,
can dediğin.
ya canan olmalı;
ya da, canını almalı.
yar diyemezsin ki herkese,
içindeki yaran olmalı..
herkesin de bir yüreği vardır ama,
yürek dediğin de,
bir aşka yanmalı..
kimi zaman platonik sevgiliye dair kurulan hayaller,
kimi zaman ilgi ve sevgi sahibinin verdiği tatlı heyecan,
kimi zaman zonklayan bir cinsel organdaki hayvansı dürtü,
kimi zaman macera arayışı,
kimi zaman ortak paydada birleşilen diğer paya duyulan huzur hissi,
.....
sonuç: 'aşk' da tıpkı insanın ve hayatın doğası gibi dinamik, ve tüm durağınlıklardan uzak..değişken..
aşk, aşıklıkta bir mecazi hal imiş,
aşk, aşıklıkta vuslatı mümkün olan bir nebze talep imiş,
aşk, aşıklıkta sönmesi mümkün olan cana düşen yakıcı bir köz ateş imiş,
aşk, aşıklıkta aşılması mümkün olan bir geçici bela imiş,
ahhh aşkı aşk eden aşıklıkta bir tebessüm içre hasret ateşini yüreğe yangin eden, aşkı aşıkta, aşığı maşukta, maşuğu aşıkta yok eden maşuk imiş...
Gün gelir bir gün
Başka bir mevsim, başka bir takvim, başka bir ilişkide
O eski ağrı
Ansızın geri teper.
Dilerim geri teper.
Yoksa gerçekten bitmissinizdir.