beklenmedik bir anda, beklenmedik bir şekilde çıkıverir karşına. doğru insan mıdır belki emin olamazsın ama yine de sebepsiz yere kaptırsın kendini işte. aslında yaptığının doğru olup olmadığından bile emin değilsindir. değerlerin inançların beklentilerin çatışır çünkü. yine de koşarsın bir gölgenin bir umudun peşinden, karşılıksızsa herşeyin anlamsızlaştığını görmektir acı olan ve değersiz...
hakkında yaz yaz bitmeyecek tek şeydir şu hayatta belki de. insana hem acı hem mutluluk veren de tek şeydir. şuan yaşadığım şeydir ayrıca. fark ettim çok şey demişim. puff. aşk işte bu hale getirir insanı ne dediğini bilmezsin. tıpkı ben.
o her üzüldüğünde, her sevindiğinde, her heyecanlandığında, her kahkaha attığında, her sıkıldığında yada her yorulduğunda içinin böyle şey olmasıydı, şey gibi, ney gibiydi lan?
aslında budur, bir takım duygular ve sonu meçhul bir silsile.
hatta ideolojik yaklaştığımızda kapitalist sistemin zeka dolu bir oyunu, sistematik yaklaştığımızda doğa kanunu, psikolojik yaklaştığımızda ise; ya aşağılık ya da sahiplenme duygusudur.
sıcak temmuz akşamında insanın içini kıpır kıpır eden, bazen iyi ki aşığım yeaa çok mutluyum dedirten bazende gecenin bi vakti iki bira aldıran, olmaz olsun denilen duygu. ey aşk nerdesin..