spor yaparken sakatlanmaya benzer. ısındığınız için sakatlandığınızı fark etmeyip oynamaya devam edersiniz, farkında olmadan sakatlığın mertebesini ilerletirsiniz, hiç de acımaz o an. ama maç bitince de feci yakar.
ideal kişiyi hayatın boyu hayal etmek karşına bir gün çıkacak duygusuyla sevdiklerinde aramak gerçekle hayali karıştırmak karıştırdığını farkedince kaçmak kaçmayacak kişiyi aramak bulamamak bulduğunu zannedip inanmak karşıdan aynı etkiyi göremeyince hayal kırıklığına uğramak umudunu yitirmek başkasıyla karşılaşınca tekrar inanmak tekrar haydi dön başa...
Unutmak ne zor bir kelime..
Hele bir de sevdanın yükü üzerindeyse.
Umutlanamazsın ya da unutturamazsın.
Yüreğin fena halde çırpınır durur kendi derdine
Aşk öyle bir büyü ki öyle bir büyü ki anlayamazsın.
Göze alsan olmaz aşka gönül doymaz.
Seven kalbi istesen de susturamazsın..
--spoiler--
Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım mecazi mi, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. AŞK'ın ise hiç bir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.
--spoiler--