aşk Adem ile Havva arasında başlayıp, onların da çocuklarının arasında zinaya yol açmasına neden olan ve hatta sonucu Adem'in ilk oğullarından birisinin ölmesine neden olan eylemdir. Aşk, bu güne dek hep kavgaya, şiddete neden olabilecek bir eylem olarak nesilden nesile aktarılmıştır.
Aşık olmak anlık bir şey. birden herşeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı, birden tüm yemeklerin çok daha lezzetli olduğu bir an bu. insan karar vererek aşık olmaz, sadece bir bakar, olmuş.
biraz daha yanmakmış aşk.
az biraz hüzünmüş.
gözlerin dolu dolu olmasıymış,
gülmekten ve ağlamaktan.
durmakmış.
susmakmış.
avazın çıktığı kadar haykırmakmış ismini.
her şiiri ona yazmak,
onu anlatmakmış herkese.
durmakmış.
yorulmak ama yılmamakmış
onun için yaşamamış aşk.
özlemekmiş.
aranda mesafeler vardır. çok büyük mesafeler. onu göremezsin konuşamassın. bu senin içini yakar. salak saçma gezersin. rüyalarına girer uyku uyuyamassın.
cemal süreya'nın tabiri ile, ''Annesinden dayak yediği halde, yine de "Anne" diye ağlayan bir çocuktur'', Necip Fazıl'a göre ise ''mekkeli bir yetim''dir aşk.
aşk ne değildir ? de denilebilir bir sorunsaldır. aslında kimsenin cevabını bulamadığı
felsefenin dahi cevap bulmaktan çok soru sormaya yönelik olmasının yansıması olan soru kalıbıdır. sanıyorum ki hiç bir zaman cevabıda bulunamayacaktır, varlığın ne olduğu, evrenin ana maddesi gibi cevabı bilinmeyen sorulardandır.
karşılıklı ise bir süre sonra bitme ihtimali yüksektir ama karşılıksız ise bitmeyendir, acı verdiği halde olunandır. karşılıksız olanı güzeldir aşkın sizi sevmese bile onu görünce mutlu olursunuz göremeyince gözleriniz hep onu arar bulamayınca yaşarır.