tuhaf bir prosesi var. ilk başta heyecanlanıyorsun, hatta hoşuna gidiyor yeni birisinin seni keşfetmeye çalışması. ama sonra bir bakmışsın olaylar öyle gelişmiş ki irkiliyorsun, seni keşfe çıkmış bu eski yeni yerinde durmamış, seni icad etmek istiyor.
Burada anlatılabilecek en göreceli kavramlardan birisidir. Hissedersin, belki de bugüne kadar hiç hissetmediğin kadar hafiflemiş bir şekilde, kendinde her şeyi yapabilecek cesareti görürsün, dünya ayrı bir yer olmuştur, içtiğin suyun tadı bile daha farklı gelir, bir nevi içmeden sarhoş olma hikayesi gibi. Bilinmesi gereken diğer nokta da eğer içine ''acı'' karışmamışsa bunu ''aşk'' diye nitelendirmek yanlış olur. Genelleme yaptığınızda bile tarihte ki büyük aşk hikayelerinin hepsinde aşk acıyla eş değer görülmüştür.
bazen duyguların tokat yapıştırması gibidir, kızarıklığı kolay geçer ama acısı çok zaman ister. ve en önemlisi de karşılıklı hissedilmesi gerekendir. eğer öyle değilse çok vahim çok.