Nerede bir yaşanmışlık, nerede bir hüsran ve nerede bir ayrılık varsa bizi buldu hep. Suskunluğumuz çaresizdi. Masallar çook uzaktı artık bize; çünkü pamuk yumuşaklığında değildi artık hayatlarımız. Ayrılıklar vardı sonra; ama her ayrılık bir hayırdı bizim için. O her gittiğinde bir parçamızı götürürdü yanında ya da biz ondan ayrıldığımızda bir
parçamızı bırakırdık onunla. Sonra özlem duyup onun gelmesini ya da ona gitmeyi beklerdik derviş sabrıyla. Uzaklardan sesini duyduğumuzda kıpır kıpır olurduk çaktırmadan. Aşkımız büyür büyür ama aksilikler peşimizi bırakmazdı hiç. Sahi neydi bir türlü peşimizi bırakmayan bu aksilik? Aşk bize büyük müydü? Yoksa biz mi o kadar küçüktük? Farketmezdi oysa; için için dökülen her gözyaşında o vardı çünkü. Ağlamak gurur inciticiydi belki ama aşk gururdan üstündü sonuçta. Gurur değil aşktı biten hep.
ask garip bir duygudur. herseyi unutursunuz, ne zaman yuttugunuzu bilemediginiz kediler midenizi tırmalar, sokakları insanları seyredersiniz ve o baska yasamların icindeyken siz kendinizi yasamın neresine koyacagınızı bilemezzsiniz, beklersiniz, özlersiniz, yüzünüz kızarır acaip biri olursunuz velhasıl
insanın kendini ifade biçimidir. zoraki sevmek hükmünde olduğu anne babasından daha güzel sevgiler yaşatmaktır. insanın kalbini hızlandırmaya, tüylerini diken diken etmeye ve doyumsuzluğa en büyük örnektir.
her zaman her yerde dile getirilmek istenen ama bir o kadar da kendi içinde yaşanılması gerektiğini hissettiren, insana hiç yapmam dediği şeyleri yaptıran, deli gibi hayaller kurdurtan, insanda varolan bilimum sinir stres ve gerginliği yok eden, onun yerine tanımlanamaz bir enerji ve endorfin hormonu salgılatan, insanın her daim aptalca sırıtmasına neden olan, aşık olunan kişinin söylediği saçma şeyleri bile çok anlamlı kılan, insana ancak çocuklukta hissettiği saf ve karşılıksız sevebilme gibi masum duyguları yaşatabilen, özlemenin gerçekten ne olduğunu insanın iliklerinde hissetmesine neden olan, kesinlikle bir insanı güzelleştirdiğine inandığım kişinin yaşayıp yaşayabileceği en özel, en tuhaf, en karmaşık, en net, en doğal, en yoğun, en mükemmel duygudur.
Aşk bir yanılmadır bazense uzun geceler gece yatmadan önce bir düşleyiş onu merak ediştir aşk her yaşta olabilir sadece belirli bir yaştan sonra boyut kazanır belirli bir yaştan sonra sürekli hale gelir iki varlık arasında yaşanır ne içinden çıkabilirsin ne de üçleyip combo yapabilirsin her şeyin karşılıklı olduğu dünyada karşılıksız olan tektir nedenmi çünkü biri daha çok sever biri daha çok özler biri daha çok merak eder plotonikse daha acı ya bunu karşındaki bilmez.
şahane bir aşk harcanmış bir hayat demektir. çünkü gerçek aşk, acımasız bir sarmaşık gibidir. nasıl ki sarmaşıklar sarıldıkları kocaman ağaç dahil etraftaki bütün bitkileri boğar, öldürürse aşk da kendisinden başka hiçbir duygunun yaşamasına izin vermez. aşkta başarının, mutluluğun ve ahlakın yeri yoktur. sadece acı ve güzellik... gitgide tümüyle acıya dönecek bir güzellik.o sebepten final genellikle trajiktir.