hayatta herkesin aradığı bir şey. kimisi bulur, kimisi bulamaz, kimisi bulur da farkına varamaz. ama şu bir gerçek ki insan aşkı bir kere yaşar. aşka yaşandığı zamanda sahip çıkılmalıdır, kaybettikten sonra bir daha elde etmek için uğraşmak çok zor oluyor.
ne diyor Zülfü Livaneli: Aşk bir uçurumun kıyısında gözü bağlı yürümektir. Ne kadar haklı çok tehlikeli bir duygudur aşk. Sabır göstermek gerek, katlanmak gerek bu durumu Fuzuli
nin çok güzel bir sözü özetliyor sanırım 'Çıktım erik dalına onda yedim üzümü'...
yıldızları süpürürsün farkında olmadan,
güneş kucağındadır, bilemezsin.
bir çocuk gözlerine bakar arkan dönüktür.
yüreğinde kuruludur orkestra, duymazsın.
koca bir sevdadır yaşamakta olduğun,
anlamazsın uçar gider, koşsan da tutamazsın.
uğruna şarkılar soylenen, şiirler, romanlar, öyküler yazılan ama bu kadar şarkıda şiir kullanımıyla aslında o sözlerin içine hapsedip sonra nereye koyduğumuzu unuttuğumuz bir eşyaya dönüştürdüğümüz duygudur.
Nerede bir yaşanmışlık, nerede bir hüsran ve nerede bir ayrılık varsa bizi buldu hep. Suskunluğumuz çaresizdi. Masallar çook uzaktı artık bize; çünkü pamuk yumuşaklığında değildi artık hayatlarımız. Ayrılıklar vardı sonra; ama her ayrılık bir hayırdı bizim için. O her gittiğinde bir parçamızı götürürdü yanında ya da biz ondan ayrıldığımızda bir
parçamızı bırakırdık onunla. Sonra özlem duyup onun gelmesini ya da ona gitmeyi beklerdik derviş sabrıyla. Uzaklardan sesini duyduğumuzda kıpır kıpır olurduk çaktırmadan. Aşkımız büyür büyür ama aksilikler peşimizi bırakmazdı hiç. Sahi neydi bir türlü peşimizi bırakmayan bu aksilik? Aşk bize büyük müydü? Yoksa biz mi o kadar küçüktük? Farketmezdi oysa; için için dökülen her gözyaşında o vardı çünkü. Ağlamak gurur inciticiydi belki ama aşk gururdan üstündü sonuçta. Gurur değil aşktı biten hep.
ask garip bir duygudur. herseyi unutursunuz, ne zaman yuttugunuzu bilemediginiz kediler midenizi tırmalar, sokakları insanları seyredersiniz ve o baska yasamların icindeyken siz kendinizi yasamın neresine koyacagınızı bilemezzsiniz, beklersiniz, özlersiniz, yüzünüz kızarır acaip biri olursunuz velhasıl
insanın kendini ifade biçimidir. zoraki sevmek hükmünde olduğu anne babasından daha güzel sevgiler yaşatmaktır. insanın kalbini hızlandırmaya, tüylerini diken diken etmeye ve doyumsuzluğa en büyük örnektir.