varlığını şu aralar sorguladığım kavram.
bilmiyorum ama çok hayal kırıklığına uğruyorum.
ben kimi seviyordum ? yıllar önce üniversitede tanıdığım o insanı. şimdi gördüğüm insan ile yıllar önce tanıdığım arasında çok fark var.
ben onu mu sevmiştim, yoksa onunla paylaştığımız ortak yönleri mi ? o ortak yönlerin hepsi kayboldu şimdi. çok değişti. siyasi olarak, dini olarak, felsefi olarak. kendimi gördüğüm insan gitti, yerine yıllarca en nefret ettiğim düşüncelere sahip biri geldi.
ve ben ondan soğuyorum. gerçekten de. eğer gerçekten ona aşık olmuşsam kim olursa olsun severim onu ama böyle değil işte. içimdeki soğumayı, iğrenmeyi anlıyorum.
aşk dediğimiz şey ne ola ki o halde.
aşk otobüs şöförünün arka tarafta gördüğü boşluk gibidir. bazen görünen ama çoğu zaman varlığı kestirelemeyen bir kavramdır. şöförün "arka taraf boş arkalara doğru ilerleyelim dediğinde" boşluğu görmeden ilerlersin hani ya vardır ya yoktur boşluk, aşkta öyle bir şey varlığı ile yokluğu anlaşılmaz. ilerledikçe anlarsın. düşünmene izin vermez. önüne bakamazsın. önüne bakarsan kimseyle çarpışamazsın ki zaten.
Onunla tanışana kadar aşk diye bişey yoktur diyorsun ama aşk öyle bişey ki aşık olduğun kişiyi karşına alıp saatlerce izleyesi geliyor insanın ve yinede doyamazsın.