aşk

entry15894 galeri793
    12390.
  1. Miğdenin kelebekler vadisine dönüşme olayı.
    0 ...
  2. 12389.
  3. Bence en iyi tanımı Ortaçgil yapmış 'aşk dengesizlik işi' diyerek.
    1 ...
  4. 12388.
  5. Daha öncede beyan ettim üstad diyor ki: aşk, inanmanın şiiridir. Burada üstad peyami safa.
    0 ...
  6. 12387.
  7. Kimine göre masal kimine göre de yalan olan bir duygu.
    0 ...
  8. 12386.
  9. Mutlu ettiği ölçüde üzenbilen duygusal olay.
    3 ...
  10. 12385.
  11. Gecici bir sey. Fakat yogun yasaniyor evet.
    0 ...
  12. 12384.
  13. Alışkanlık şehvet ve kıskançlık duygularını barındıran ama insanı mutlu eden güzel bir duygu taki ayrılana dek.
    1 ...
  14. 12383.
  15. gerçekten artık var olduğuna inanmıyorum.
    istiyorum inanmak ama olmuyor işte ben de bir iş yok ama çoğu erkeğin aklı başka tarafta.
    karşısında ki kişyi düşünmeden davranıyorlar evet belki kızlar da böyle ama bizim yüzdemiz daha az bu konu da zaman mı çok değişti insanlar mı yoksa ortam mı.
    vicdanımıza yada aklımıza ne oldu bizim anlayamıyorum artık ben akılsız ve vicdansız gibi davranıyoruz.
    bence aşkın adını değiştirmişler onun tanımı seks falan olmalı yada sizin bulduğunuz o değerli şeyi ben bulamıyorum.
    sadece üzülüyorum..
    1 ...
  16. 12382.
  17. Yoktur. ilk görüşte aşka inanan hatta ilk görüşte aşka düşmüş biri olarak söylemek isterim ki kendinizi harap etmekten başka bir işe yaramaz. Yorar, yıpratır. Bir defa mutlu ediyorsa on defa ağlatır ve karşı tarafın egosunu da haliyle iyice besler.
    3 ...
  18. 12381.
  19. Hayatiniza "şak" diye giren "kaş" yaparken göz çikarmaniza sebep olan şeydir "aşk".
    2 ...
  20. 12380.
  21. 12379.
  22. 12378.
  23. Sanırım bugün hissettiğim duygu. Sanırım..
    4 ...
  24. 12377.
  25. Dolu cüzdan, son model araba, ve villa kavramlarının karşılığı.
    0 ...
  26. 12376.
  27. aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, sevi.
    2 ...
  28. 12375.
  29. Sonuna kadar okumanız ve bilmeniz gereken mukaddes mi mukaddes bir aşk hikayesi yazıyorum...

    Yine o belalı uhud'da sonsuzluk nebisi'nin bir dişi şehid edilmişti. Bunu duyan veysel karanî elini ağzına atarak:
    - acaba benim efendim cenab-ı muhammed'in hangi dişini kırdılar? Bu mu, yoksa şu mu? Diyerek ağzındaki bütün dişlerini kendi eliyle kırıp döktü... ve annesinden izin alıp tâ yemen çöllerinden medine'nin yolunu tuttu...
    Bitmek tükenmek bilmeyen kum denizini tek başına aşarak cenâb-ı mustafa'ya gidiyordu... gökte güneş, yerde fokur fokur kaynayan kumlar, sivri kayaların akrep dişleri, kuytularda canavar homurtular onu yıldırmıyordu...
    Veysel karanî (r.a) kâbe mumu gibi yanıyor ve bir an önce peygamber şehri medine'ye varmak istiyordu...
    Nihayet veysel karanî nûr yuvası medine'ye vasıl oldu. Işte şimdi sevgilinin diyarındaydı.
    Garip bir manzarası vardı veysel karanî'nin... yanından gelip geçenler, durup ona bakıyorlardı.
    Göğsü, bağrı açık, çölün bütün tozu toprağı sinmiş üstüne... ayakları çıplak ve kan revan içinde... yüzü güneşin hararetiyle iyice yanmış, alnında benek benek ter...
    Ve tatlı bir koku... misk gibi bir şey...
    -habib-i hüda'nın kokusu tâ sokaklara taşmış!...
    Bir adım daha attı, mukaddes odanın kapı eşiğinin üzerine bakmaktan hayâ etti, öylece bir zaman ayakta kaldı...
    Kalbi yerinden fırlayacak gibiydi. Kapı açıldığı an cenab-ı mustafayla göz göze gelecekti.
    Kapı aralandı...
    Her tarafı örtüler içinde bir kadın...
    Daldığı hayal aleminden hazreti aişe'nin sesiyle uyandı:
    - ey allah'ın kulu, kimsin?
    - bana karanlı üveys derler!
    - neydi muradın?
    - allah'ın resûlünü görmeye gelmiştim!
    - ya üveys! Allah'ın resûlü seferdeler!
    Veysel karani'nin yüreğine sanki yüzlerce mızrak saplanmıştı.
    Hazreti aişe merakla sordu:
    - niçin ağlıyorsun?
    - ey annelerin en azizi! Ben, annemden bu kapıya kadar izin aldım.
    - iyi ya işte! bir kaç gün bekle!
    - beklemeye imkânım el vermez. Annemden bu kadarcık izin alabilmiştim!...
    Hazreti aişe'nin de gözleri buğulandı... gözyaşlarını göstermemek için kapının arkasına gizlenme ihtiyacı duydu. O ân veysel karanî, tekrar koynundan, kırdığı dişleriyle yaptığı tesbihi çıkarıp uzattı:
    - ey mübarek annem! Bunu da allah resûlüne ver!...
    Hazreti aişe (r.anha) hayretle sordu:
    - nedir o, yâ üveys?
    - ne olduğu allah resûlüne malûmdur!
    Hazreti aişe büsbütün irkildi ve dedi:
    - peki, peki, ya üveys! Selamını ve emanetini resûl-i ekrem'e ulaştıracağım...
    Ve saâdethanenin kapısını kapatıp içeri girdi...
    Veysel karanî gözyaşları içinde yere eğildi, peygamber evinin kutlu eşiğini öptü, yüzünü gözünü iyice oraya sürdü. Sonra kalkıp istemeye istemeye yürümeye başladı... artık gidiyordu, fakat gönlü hep oradaydı... hicran arkına düşen bu gönül, ebediyen sevgilisine kavuşamayacaktı.
    2 ...
  30. 12374.
  31. 12373.
  32. acıyı aşk sanmışız. aşk kıymet bilende güzel.
    5 ...
  33. 12372.
  34. sirf birine asik oldugum icin, anlami cok daha farkli olan duygu.
    0 ...
  35. 12371.
  36. Benim sana olduğum senin durmadan üstüne bastığın.
    0 ...
  37. 12370.
  38. beklemeyin. kalbiniz temizse bir şekilde gelecektir.
    0 ...
  39. 12369.
  40. dünyanın en güzel en saf duygusu.
    0 ...
  41. 12368.
  42. Tam olarak şöyle hissettirmesi gerektiğine inandığım duygu.

    " uykudan uyandırdığım kadın, kadın; beni uykudan uyandıran " olga braumas.

    " yuvanım ben senin, sen benim yuvamsın " birhan keskin.
    1 ...
  43. 12367.
  44. hangi şarkı yarışmasına katılırsa katılsın tüm jürileri mest eden şebnem ferah şarksı.
    0 ...
  45. 12366.
  46. aşk güzel şeydir..ama illa yaralar..
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük