tamamen soyut, insanın uydurduğu, açıklanamayan bi kavram.
herkes farklı niteliyor. bi ara aşık oldum dedim sonra olmamışım yaa dedim.
sonra dedim ki; o ne ki ya, ne işe yarıyo ki?
Her insan aynı şekilde aşık olmuyor hatta hayatının her döneminde ayrı ayrı duygusal Yönelimlere sahip oluyor. Mesela hayatın başında ergenlik çağına yeni giren bir genç ile Cem Yılmaz'ın ifadesi ile elvisin binayı terk ettiği bir erkek aşk olgusunu farklı değerlendiriyor.
Bacaklarımızı dolayıp uyuduğumuz o geceler. O geceler hesap soruyor şimdi bana; neredesiz?
Yüzüm gülerek ''bekle daha ne günler var önümüzde'' diyorum.
neredeyse her yerde yersiz kullanılan kelimedir. sen tv'de izlediğin diziyi bile karşındakinden daha çok seviyorsun ama utanmadan bu haline aşk diyorsun. aşk dediğiniz şey öyle sakızdan çıkan mani gibi bayağı bir şey değildir. insan hayatında gerçekten bir kez aşık olur ve bu ömür boyu sürer. 1 haftada geçen şeye aşk değil grip denir.
karıncalarla ağustos böceklerinin henüz fabllara konu olmadığı zamanlarda bilge bir arı ile sohbet ediyorduk. konu aşka gelmişti nasıl olduysa. bu sefer soruyu soran bendim.
sevgili arı; aşk nedir ? diye sordum. o da hem çiçek özü toplayıp hem cevap verdi.
aşk; benim gün boyunca onlarca çiçeğin üstüne inip çiçeğin özüne ulaşmaya çalışmamı sağlayan amacımdır. yani baldır.. bu amaç için bir çok tehlikelere göz yumarım. üstelik bu kadar çabanın sonunda yaptığım bu balı bir insanın gelip benden çalma ihtimalini her saniye düşünürüm ama yine de korkmadan çalışırım bu amaç için... bu benim kodlarımda var. ve bunun adı aşktır.
arının dedikleri bana anlamsız gelmişti. sanki vızıltı gibi. aşk hakkında olumsuz fikirlerim ise değişmemişti.
üç harf ve tek bir heceden oluşan bir kelime. kimi insanlar hiç bir zaman bulamaz kimi insanlar ise ona aşık olanı istemez hayatında, istemek ayrı zor istememek daha bir zordur onu. her insan ister sevmeyi sevilmeyi ve daha çok sevilmeyi.
biten her şeyi icat eden bütün insanlara lanet olsun.