var olduğuna inanmadığım. sürekli mantığı, kalbinin önünde tutanlarda pek de olması beklenemez ancak insan imrenmiyor değil. gerçekten var mısın? varsan lütfen gel, sana çok muhtacım. kendimi baştan yaratmalıyım...
Aşk sarı saçlıdır. pamuk tenlidir. Dünyalar güzelidir de çirkin'im diye sevdirir kendini. Gözleri mavidir. Aşk sen kilometrelerce uzağa gidecek olmana rağmen senden gitmeyen bir kadındır. Aşk, ben senin dönüşünü beklerim yeter ki sağ salim dön demektir. Ahh be aşk, Ne kadar güzel bakıyorsun gozlerimin tam içine. Okyanuslar bile tükenecek hasretimizden.
yapma oğlum, aptallık yapma. sikicem aşkını, kestin sağını, solunu, her tarafını. aşk ne demek sen biliyor musun? aşk, lunaparktaki tahta ata benzer; üzerinde böyle hani bir ileri, bir geri gidiyormuşsun gibi, sanki bir yere gidiyorsun ayağın yerden kesiliyor, bir coşku. bir sikime gittiğin yok.
Suretini kaybedip tek başına kalmaya başlayınca anlıyor insan gerçeği..
Aşk bedenleri kullanır sadece ve o beden gidip delhizlere karıştığında geriye kendisi kalır.
Her beden aşkın bahanesidir !
Türlü şekillerde ifade edilen, tanımsız kavram. Sonradan klişe olsa da ilk çıktığında Çok beğenilen bir filmde, tartışmaya açık bir ifade şekli mevcuttur. https://m.youtube.com/watch?v=a9RqB0qf9Fg
Mevsim, havalar bozduğunda bol bol sarılamayacağız ama seni seviyorum.
Biz seninle "seni seviyorum ama gitmeliyim " değil "gitmeliyim ama seni seviyorum" kuşağıyız. Biz guzel başlayip "ama" dedikten sonra paramparça edilmiş cümleler yerine paramparça başlayan içine edilmiş anların cumlesinin sonuna "ama" getirerek mutluluk kurunu yükselttik.
Ah be sevgilim, aramıza çok hasret girecek. Beni mavinin en farklı tonlarında özle! Ben dalgalı ıslak bir mavinin içinde kaybolurken en çok gözlerindeki maviyi arayacağım. Işte sen o an bir denizcinin kalbinde kopan en büyük fırtına olacaksın.