Günümüzde sahteleri daha çok olduğundan her ilişki türünde olduğu gibi insanlar yalan dese de gerçek aşk vardır. Aşk bazen o mutlu olsun diye uzaktan bir annenin çocuğunu izlemek gibi masumca bir şeyken bazen de onunda seni aynı senin gibi sevmesi sonucu yalan dünyadan çıkıp sadece ikinize ait bir dünya kurmaktır her gün yeni baştan sevmektir yalansız riyasız en masum şeydir aşk.
kimine göre yalan,
kimine göre gerçek,
kimine göre gereksiz,
kimine göre yaşanılması gerken bişey, kimine gore acı,
kimine göre baldan tatlı,
kimine yalnızlık,
kimine göre birliktelik,
ama hepsine göre aşk aşktır.
kimse yormamalı kendini aşk yaşayana güzel. söylenecek şey çok ama aşkı, yaşayana sorucaksın. Ama rakı sofrasında..
Bir an bile hatırlayamadım seni, çünkü unutamadığım için,
Şunu bilmeni isterim ölene dekte sevemeyeceğim seni çünkü yaşamadığım için,
Gerçek aşkı bulamadım hiç,geri dönmediğin için..
iyi geceler sevgilim, ay gibi parlak gece olduğun için, sen iyisin, iyi geceler sevgilim, iyi geceler..
"Killing më softly"
Çok özledigim duygu. O gel-gitler, tatli kiskancliklar, kaybetme korkuları. .. Aslında onun yerine güvenli bir sevgiyi tercih etmek daha doğru.
kimi aşk internet paketinin bitimine kadar, kimisi ise ömrün bitimine kadardır.
ölmeyi bayılmak sanan ergenlere duyurulur. eğer onun uğruna ölümü göze alamıyorsan, başına kötü bir iş geldiğinde keşke onun yerine bana gelseydi diyemiyorsan ve ondan fazla üzülmüyorsan, yanındayken bile onu özlemiyorsan sen aşık değilsin. kendini kandırma.
Alazıma inandırmak istediğim kavram. Ben sana uğruna feda ettiğim kızlar olsun, ağladığım üzüldüğüm zamanlar olsun sana tutkum olsun tek seni istiyorum isticem de.
bunun hakkında sayfalarca yazı yazılabilir. yine de tam olarak ifade edemez sanırım gerçekten bir kez bile olsa yaşamış insan hissini.
bu sefer farklı bir noktasına değinip geçeceğim, zira o kadar uzun yazacak kelimem kalmadı.
aşk ne zaman geldiği ve ne zaman gittiği belli olmayan şeydir.
bir anda, siz ne zaman geleceğini, kime aşık olacağınızı, ne kadar süreceğini seçemeden -ki en önemli ve trajik kısmı budur sanırım- geliverir. ne zaman geldi, nasıl geldi anlamazsınız. sonra o silsilede yuvarlanıp giderken eğer kavuştuysanız da şekil değiştirip belki sevgiye, belki alışkanlığa dönüşerek kayboluverir. ki eğer kavuşamadıysanız daha şiddetli bir şekilde, hırpalayıp dağıtarak, eskiterek ve dönüştürerek bir süre devam eder. sonra bir gün, neden oldu anlamadan bakarsınız geçivermiş.
mahir Ünsal eriş'in çok güzel bir benzetmesi var bu konuda aslında;
'Kolay kolay geçmiyor ve geçtiğinde de sen geçmiş olduğunu fark edemiyorsun. Yağmurlu havalarda eski bir kırık gibi sızlayıp duruyor, kendini hatırlatıyor. '
tam olarak böyle bir şey sanırım. ne zaman gittiğini bilemiyorsun ama bir sabah kalkıyorsun aklına ilk gelen o olmuyor. günlük hayat devam ediyor. güneş açmaya, dünya dönmeye devam ediyor.
Aşk güzel bir yere gidince ya da güzel bir şey görünce "keşke o da görseydi" demektir içten bir şekilde. O hayatından çıkınca aynı kalamayacağını bilmektir. Mutlu olmasını istemek ama senden başkasıyla mutlu olma ihtimalini bile reddetmektir.