Aşkın sözlükteki anlamı bir kimseye ya da bir şeye karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur. aşkın ilk evrelerinde beynin seks güdüsü ve bağlılık gibi bölgeleri aktif hale gelir. Aşık olduğumuzda beynimiz bol miktarda dopamin salgılar, vücudumuzdaki serotonin oranı ise azalır. Aynı etki obsefif-kompulsif bozukluklarda da gözükmektedir. Bazı bilim adamları 18 aydan 4 yıla kadar değişen bir sürecin ardından, insan vücudunun bu kimyasallara alıştığını savunur. Aşk kimyasallarına karşı bir bağışıklık kazanıldığında ise tutkulu romantizm yavaşça etkisini kaybeder. ilişkinin bu aşamasında beyniniz endorfin üretir ve endorfin daha çok morfin gibi uyuşturucu bir etki yaratır. Salgılanan endorfin ya bağlılığı artırır ya da memnun olunmayan durumlar olduğu takdirde aşkın bitmesine zemin hazırlar. görüldüğü gibi aşk hiç de birilerinin dediği gibi bir sanrı ya da yanılsamadan ibaret değildir. kalp, böbrek gibi gerçektir.
bence aşk çok sevdiğimiz bir şarkı gibidir. Ne kadar çok dinlemiş olsak da sıkılmadan sonsuz kere dinleyebilirmiş gibi hissederiz. Daha sonra dinlemekten daha çok zevk aldığımız başka şarkılar keşfeder ve diğerini yavaş yavaş unuturuz. Evet.
Yaşayanlar umrumda değil. Ama ben tiksiniyorum ya çok saçma aptalca hangi insana güvenebilirsin ki kendimize yalan söylerken kızdıklarımıza cani fikirler yürütürken bir başkasının yapmayacağı ne malum.
Yalanın ta kendisidir. Gerçek aşkı bulim die 17 yasìna kadar sevgilim olmadı. Buldum dedi serefsiz kahpe megerse beni 3 ayda 3 ayrı kisiyle aldatmìş. Dogum günumde cıkamam evden dediydi ozaman gel bu gün bulusak dedim iki ay yemedim icmedim para biriktirdim dedim . Dedi olmaz anam kızar eve gitmem gerek dedi . Bende icimden vay gözünün çapagìnı yedigim dediydim aşk bu dediydim . Megerse bizim orospo çocugun biriylr bulusmus çocuk buna boş bir iokulda çardakda gitmi§ gitar çalıp şarkı sòylemiş bu en basidi. La ayakta uyumusum la.