8 Mayıs çok sıradan bi gündü ders bitti arkadaşla yemek yedik. Arkadaşım hani bi çocuk vardı faslı tomerde türkçe dersi alan o da buralardaymis buluşalım mı onunla. isim yok nasılsa olur dedim. Yarım saat sonra ilk kez gördüm onu selam dedi. Benim kalbime aşk düştü ne güzel kirpikleri vardı. Ne kadar tatlı konuşuyordu turkceyi. Bu adam benim kalbime binlerce kilometre uzaktan mı gelmişti. devamı aşk ve terkedilme oldu işte klasik. Şimdi durup dururken yarın buluşalım diyor ve ben delicesine korkuyorum içimde tekrar açılacak boşluktan. Oysa daha birkaç saat önce onu son bir kez boynuna sarilsam diyordum. Çok korkuyorum. Bunu niye anlattım bilmiyorum. Yarın onu son kez görmek için gideceğim.
Tanım: kağıt kesigi gibi birşey. keserken değil de sonradan hep sizlayip duruyor.
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı.
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
bir cemal süreya şiiridir.*
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgideydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı
istanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların
dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.
Amy ablaya gore kaybedilen bir oyunmus, sabahattin aliye gore dunyadaki tum hislerin otesinde tum varliginla bir seyi istemek, nazim icinse yasamak icin bir sebep.
Bana sorarsaniz ki sormasaniz da söyeleyecegim,ask 21. Yuzyila kalmamis hislerin en guzelidir. Bir defa tattiktan sonra en buyuk mutlulugun bile bir bosluk olmasini saglayacak kadar gucludur. Vei erkeklerin seksist amaclari ve toplum baskisindan korkan kadinin siginagi olarak can vermistir.
ne zaman askerlerinizi sonsuz bir sefere gonderdiniz, ne zaman kilicinizi, kalkaninizi bir kenara firlattiniz ve ne zaman surlarinizin kapisini ardina kadar acip diz cokerek o'nun tum ordulariyla kalenize girisini izlediniz, iste o zaman ask o'nun belindeki hancerle sizin ayaklarinizin ucuna kadar gelir ve kalbinizin ortasina saplanir.
ask, teslimiyet ve yok olustur..