ne zaman gül yerine rüzgarın bulutla şeviştigi bir tepede
randevulaşacagın zaman
biriyle
bilki o zaman
aşk seni kendi elleriyle koymuş gibi bulmuş olacak.
Uğruna ölebileceğimiz şeyin kimde olduğunu araştırırken birine toslarız ve ölünceye kadar başımız döner. Buna kısaca aşk diyoruz. Evet, aşk bir kısaltmadır; ömrümüzü kısaltır.
Şimdi sen kalkıp gidiyorsun. Git.
Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
Oysa Allah bilir bugün iyi uyanmıştık
Sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
Bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
Bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
Yoktu dünlerde evelsi günlerdeki yoksulluğumuz
Sanki hiç olmamıştı
Oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
Şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullar
Şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
Öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
Ki Karaköy köprüsüne yağmur yağarken
Bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
Çünkü iki kişiydik
Oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
Bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
Seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
Yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
Memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
Sonrası iyilik güzellik.C.Süreya
Ask kokusunu duyunca dizlerinin baginin cozulmesidir. tek hayalinin onun verdigi nefesi icine cekmek olmasidir. onun okumayacagini bile bile ona daha yakin hissetmek icin her gun ona gunluk tutmaktir. Sadece ona bir adim daha yaklasmak icin tum sacmaliklari yapmaktir. gizlice onu izlemektir. ask guzel seydir.
kurtulduktan 1,5 sene sonra yeniden yakalandığım hastalık...
allahım aklıma mukayyet ol, çıldıracağım.
aaah gizem ah nerden çıktın be kızım? Ne güzel kafam rahattı...