pervanenin ateşle dansı gibidir aşk. yaklaştıkça daha güzel ama daha tehlikelidir. döner pervane. döner döner ateşin etrafında. giderek yaklaşır, her dönüş bir merhale daha yaklaştırır ateşe. işte aşktır o hem imkansız hem can yakan. en sonunda çember daralır, çember daraltıkça cazibesi de artar, en sonunda dayanamaz pervane atar kendine ateşe. işte kendini ateşe atan mıdır aşık, ateş midir bilinmez. ama pervane yanmıştır, bitmiştir, kül olmuştur. ateş ise hala yanar, hala yanar, kim bilir daha kaç pervane gelip etrafında dönecektir bilinmez.
Beklemek şimdi hiç duymayan birine,
Dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız.
Peki ya umut?
Şimdi hiç görmeyen birine,
Gök kuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız..
daha önce dinlenmemiş güzel şarkı varsa, dinleyip haber verilmesi gereken insana, "bak bir de ... varmış, dinlemediğimiz" demek için. evet bu saatte...
tam dersin aşık olmayacağım artık insanlardan nefret ediyorum diye biri gelir seni tamamen kendine bağlar. öyle olursun ki onun için her şeyi yapabilecek düzeye gelirsin o da aynı şeyleri sana hissediyorsa al sana mutlu son...
"aşırı sevgi, bağlılık duygusu, mutluluk" diyor tdk aşk için.
sadece üç kavrama sığdırılmış aşk.
öyle mi gerçekten?
anneme söylemiştim ilk."aşık oldum ben" dedim. ağladığını hatırlıyorum... ben hastalandığımda bile bir damla gözyaşı dökmeyen annem, aşık olduğumu duyunca ağlamaya başladı. "sen de ağlayacaksın" dedi, "aşk acıdır".
o zaman gerçekten ne demek istediğini anlamadım ya da önemsemedim. aşk güzel bir şeydi, kalbim bunu söylüyordu.ve ben hiç olmadığım kadar güzeldim, ilk yazlar gibi güzel..güneşin, yağmurun, rüzgarın, vapur sesinin, martıların, şarkıların bir anlamı vardı artık. ben aşıktım o'na , bunun neresi acıydı?
o geldiğinde temmuzdu, kasımda gitti...bir daha gelmedi.gelmesin istedim zaten, gururum benden uzak olsun istedi." gitti" dedim anneme, "o gitti"...bu sefer beraber ağlamaya başladık. annem haklıydı. aşk göründüğü kadar mutluluk verici bir duygu değildi.
hasta olmak ama tedaviyi istememek gibi.
bir şehri hiçbir zaman göremeyeceğini bilmek ama görmeyi istemek gibi.
rüyasız uykulara yatmak gibi.
hayal kurmayı unutmak gibi.
günebakan olmak ama güneşe ulaşamamak gibi.
ve birini sadece mahşer günü göreceğini bilmek gibi.
aşkın kadın kalbindeki karşılığı acı, tdk ne derse desin.