kadınlar için bu duygu önemlidir. bu heyecanı kimde bulduğu önemli değildir. önemli olan nasıl hissettiğidir. hislerini kişi ile bağdaştırmazlar. aşkı bitince o erkekten kurtulur.
erkekler için önemli olan, hissettiren, o kadındır. hissi sadece o kadında bulur ve onunla ilişkilendirir. o kişiyi kaybedince aşk da gider.
aşk, aşk mı? o beni öldürdü, kör etti, acı çektirdi, öfkelendirdi, ağlattı, umutlandırdı, diz çökdürttü, yalan söyletti, itiraf ettirdi, hasta etti, umutlandırdı. lanet olsun. bunların hepsini bana o yaptı. beni kontrol etti. ama sonuçta hiç ulaşamadım sevdiğime.
olmayan şeydir, uydurulmuştur. inanılmaması gerekir. hayatım boyunca inanmayacağım şeydir. şimdiye kadar çoğu sevgilim oldu fakat tek açıklaması vardır birbirine ilgi gösteren iki genç. ve buna hep aşk derler. şimdi ileride bir kız bulurum "ya biliyor musun ben aşka inanmıyordum ama sana galiba aşık oldum" gibi bir şey derim ama yalan olur yine de.
üç kuruş eden fahişeye beş kuruşluk verilen sevgiye aşk denir. para üstü bozuk olduğu için nezaket gereği iki kuruş bahşiş olarak bırakılır. aşk acısı denilen olay ise bahşiş olarak bırakılan o iki kuruşun ta kendisidir.
aşk, arapça kökenli olup orijinali, esreli ayın harfinin şın ve kaf harflerine bağlanmasıyla okunur ve oluşur tam olmasada şu şekilde telaffuz edilebilir; "işg". işg sarmaşık demektir. aşık olanlar çok iyi anlamıştır anlamının neden sarmaşık olduğunu, aşk benliğini sarar insanın, sararsa seni kurtulmak çok zordur ondan. çok acayip bir şey ya.
Aşk ; kuşçuluk yapmak gibidir. Özgürce uçması için salarsın göklere sevdiğini uçar uçar uçar... Daha sonra sana geri gelmesi için çok ufak bir parıltı verirsin o kafese gireceğini bile bile sorgusuz, sualsiz ve tereddütsüz sana gelir...
onun buralarda, bu şehirde bir yerde olduğunu, aynı yollarda yürüdüğünü bilmek ve bunun mutluluk vermesidir. karşındakini sadece varolduğu için sevebilmektir.