kalbimi geri istiyorum dersiniz çünkü yerinde olmadığına inandırmışsınızdır kendinizi çünkü uzun zamandır attığını hissetmemişsinizdir büyük ihtimalle.
çünkü yeni anlar yaşamaktanda yaşadığınız anları hatırlamak daha zararsızdır. yaşanacak yeni anların neler getireceğini ya da neler götüreceğini tahmin edemezsiniz çünkü. kötüdür belirsizlik...
ama eskileri hatırlamak öyle değildir.
en fazla ne kadar acıtabilir ki? bi süre daha onlara sarılmayı yeğlersiniz. hem zaten kalbiniz de yerinde değildir.
sonra kalbiniz arada sırada oracıkta olduğunu hatırlatır.
"acaba?" dersiniz.
kurbağalarla prensler karışır bu dönemde.
ve çoğu kez duvarlar vardır en başındann örülmüş. aşmak istemediğiniz, aşılmasını istemediğiniz.
yalanlar vardır adına aşk dediğiniz, inanmak istediğiniz... inandırmak istediğiniz...
boşluklar vardır hayatınızda doldurulsun diye beklediğiniz ama kurbağaların asla dolduramayacağını içten içe bildiğiniz.
ağzınızdan çıkan ama size ait olmayan cümleler vardır. yaşadığınız ama size ait olmayan günler vardır. döktüğünüz ama size ait olmayan gözyaşları bile vardır belki.
üfliyim ve toz parçaçıkları gibi uçsun gitsin istersiniz.
bazen siz üflersiniz uçar giderler. bazen de bi rüzgara kapılır giderler ve siz kalsınlar diye pencereyi kapatmazsınız. oturup pencereden çıkıp gidişleriniz izlersiniz.
söyleyecek tek bir cümleniz dahi yoktur, zaten fazlasıyla yorgunsunuzdur.
sonra.
bilmiyorum belki az belki de çooook sonra doğru zamanda doğru insana arada duvarlar, korkular yokken ve hiç geri adım atmayı düşünmeden "hoşgeldin" dersiniz.
geri almaya çalıştığınız kalbinizin yerinde olduğunu fark edersiniz. atışlarını duyarsınız.
hoş mu geldi bilmeden ve zaten merakta etmeden "hoşgeldin" dersiniz.
dünyanın en sorunlu, en karışık insanını arayıp bulursun ve ona karşı bir şeyler hissetmeye başlarsın. türlü saçmalıkların altına imza atıp, sonsuz acı çekersin.
kısacası ne kadar güçlü olduğunu kendine kanıtlamanın en mükemmel yoludur aşk.
Bilimsel araştırmalarla hastalık olduğu tespit edilen bir durum. ayrıca aşık olan kişide extra endorfin(mutluluk hormonu) salgılanırmış. insanı mutlu eden ve herkesin platonik dahi olsa en azından bir kez başından geçmiş bir aşk vardır. Aşık olursun ya fakat hiç konuşmazsın işte o daha güzeldir bir o kadar da salakçadır tabi. Zaten genelde ilkokulda lisede falan olur.
ağlatabilecek kadar yoğunluğa ulaştıran tek şeydir. koyveriyorum kendimi eşek gibi ağlıyorum böyle salya sümük. garip sesler çıkardığım böğürdüğüm de olur.