kalbin kendileri için deli gibi attığı asil ve zarif prenseslerin gergin, rahatsız, sevimsiz biçimde başını başka yana çevirdiği, soğuk nevalelik yarışı yaptığı bir coğrafyada sadece kalbi yormaya yarayan saçmasapan şey. herkeste bir angelina jolie, bir natalie portman, bir britney spears gizliymiş de haberimiz yokmuş. sevsinler.
birinden hoşlanıyorsun, ona yakınlaşmaya, onun hakkında bir şeyler öğrenmeye çalışıyorsun. ancak aynı kişi seni gördüğünde somurtuyor, kaşlarını çatıyor, başını çevirip seni görmezden geliyor. bu şartlarda aşk mümkün değildir. çünkü bir insana bakıp da ' yeah bu da benim gibi galatasaraylı ! ' diyerek yanına gitmezsin. önce onun dış görünüşü seni çeker. dolayısıyla kimse iç güzelliği muhabbeti yapmasın, o çekim dış güzellikle oluşur.
ayrıca bazıları şanslıdır, istediğini seçmesine yardım eden bir şansa sahiptir. bazıları da lanetlenmiştir, kalbi kırık ve öfkelidir. herkesin pembe gözlükleri yoktur.
bir zamanlar inanmadığım olmaz öyle şey dediğim gerçektir.
nuh tufanı gibidir. gerçekliğine inanmayanın üzerine öyle bir gelir ki nefessiz kalır insan.
onlarca asırdır insanlar aşk diye tutturmuş dünyadan gelip geçiyorlar.Ama hiç biri bu duyguyu incelemeye kalkışmıyor çünkü korkuyor,"ya taptığım bu duygu aslında yoksa?" diye korkuyor,"ya uyduruksa bu duygu*" diyor.Ama cesaret edemiyor.daha çocukluktan başlayan bu duygumsu şey onlara hayatlarının her noktasında engel oluyor veya engel olmaya çalışıyor ama yine bu insanlık bu duyguya ne olursa olsun tapmaya devam ediyor.yaşlandığınızda ve bir gün yanlız kaldığınızda hayatınızı gözden geçireceksiniz ve kaç kere "aşık" olduğunuzu düşüneceksiniz.(duyabiliyorum,bazılarınız "ben sadece bir kez aşık oldum" diyor.Ona aşk denmez be kardeşim,ona sadıklık denir.)Aşık olduğunuz kişiye ulaştığınızda değeri sizin için düşecektir,ve tabi ki başkası için artacaktır.insanın doğasında vardır:
"değerli bir şeyi al,daha değerli bir şey ile takas et..."(insanları "mal" veya bir "eşya" olarak nitelemiyorum.sadece lafın gelişi işte.)
olmadan inanılmayan zıkkım. ilkokulda olmuştum bir ara bu şeyden ama o çabuk geçti**. ama geçen sene yine yakalandım ben bu merede. daha öncesinde inanmazdım "aşk ne hamuağa goyumm" diye dolaşan bi insandım ben. da kazın ayağı öyle değilmiş. bu bayağı insanın ebesine sakso çektiren ne biliyim çapraz yaptıran bi şeymiş. en sonunda anladım. geç oldu ama. bir senedir ne açıldım ona ne de unutabildim. açılsam göt edicek* beni orası kesin. ha nerden biliyorum derseniz işte onu ben de bilmiyorum. ama göt olucam gibi bi his var. neyse sonuç olarak bu aşk denen şeyin ben ta hamuğaa goyyummm.
bazılarının kalbinden eksilmez, bazılarının kalbine işkence eder. öyle psikopatça işkence eder ki, tüm güzel yüzler birer birer uzaklaşır, imkansız olur. kalbin canına okur, aşık olacak enerjiyi bile emer.