seviyorum onu, deliler gibi, her seferinde daha fazla, daha çok, daha derin, daha sert. böyle iğrenç bi şey bu aşk. bir kıza ulaşamamamdaki en büyük etken, hayatımda o kızdan daha çok yer kaplamasa belki daha bi yaşanabilir olucak o ilişki.
Seviyorum denizleri ama
Artık ıslatmıyor damlalar beni
Yürüyorum bir yağmurun üstüne
Mevsimsiz bu aşk
''Ne zaman gelip geçtin benden
Ne zaman alt üst ettin beni
Hatırlayamıyorum bile''
Bu sakallar hüznümün rütbesi
Ve aşk...
Bir kez daha acı çektikçe ben
Duyuyorum kahkahanı kulaklarımda....
onu sevdiğini söyleyememişsindir. onun senden hoşlandığını düşünüyorsundur. ama o da söyleyememiştir. yollarınız ayrılmıştır. onu bir daha asla göremeyeceksindir. bunu biliyorsun. ama yinede aklından çıkmaz. onu seviyorsundur. özlüyorsundur. ve sürekli onu düşünüyor ve düşlüyorsundur. ve soruyorsun acaba şu an ne yapıyor? beni unuttu mu? yoksa beni mi düşünüyor? işte budur aşk.
Aşk, sevgiliye duyulduğu manada sevginin tutkuya kaynaşmış şeklidir, kırmızıdır. Ama geçicidir. Geçene kadar o güne kadar sahip olduğun her şeyi değişebileceğin bi şeydir. Bu noktada "her şey" olmaya başlar.
beynimizin en ilkel haliyle aşık oluruz: sürüngen beyniyle... aşık olunca serotonin seviyemiz bir nevrozun seviyesine düşer. normalde bu depresyona yol açar ama aşık insandaki sonucu sevdiği kişiye hayran olunmasıdır ve bu uyuşturucu gibidir. ama uyuşturucunun etkisi geçtiğinde vücut artık kendini diğer kişi olmadan düşünemez. işte bu bağımlılığa bir isim vermişler: aşk..." *
tanrının biz kullarına verdiği tek özel yetenek. ancak bu öyle güçlü bir yetenektir ki yanında olmasa bile hissedersin onu , çektiği acıyı palyaşırsın bedeninde, bir tek gözyaşı damlası bitirirken hayatını bir tek gülücük kurtarır dünyayı. her yüz aynılaşır ve her ses benzemeye başlar birbirine. bütün kokular tek tip gelmeye başlar burnuna. derdini tasanı tüm sıkıntını geçirir bir dokunuş. vücudun her zamankinden başka tepkiler vermeye başlar. ani kalp atışı hızlanmaları, baş dönmesi ,karın ağrıması, ağız kuruluğu. bütün yan etkileri bunlardın aşkın. ama asidir aşk bencildir. iyi bakılmasını ister kendine. kendini mutlu hissetmediğinde çalıştırır bütün savunma mekanizmalarını. önce hislerini alır senden. karanlığa mahkum eder gözlerini ışıl ışıl dünya içinde. kalbini alır senden ve yerine taş parçası koyar ağır ve bir o kadar dikenli. her nefesinde ciğerlerine batar o dikenler. için kanar bilirsin ancak bir tek sen bilirsin bunu. uyuşturur vücudunu. anlamsızlığa gömer seni sen her ne kadar batmak istemesende en dibe. ve aşk haindir. tüm bunları yapabilmek için haketmeyene satar kendini.
işitin ey yarenler, kıymetli nesnedir aşk
Sultanları kul eyler, hikmetli nesnedir aşk
Akilleri şaşırır deryalara düşürür
Kayaları söyletir, kuvvetli nesnedir aşk
Aşksızlara verme öğüt, öğüdünden ala değil
Aşksız adem hayvan olur, hayvan öğüt bilir değil
(bkz: Yunus EMRE)