aşk

entry15930 ↓ galeri796
    4622.
  1. 4623.
  2. o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
    arkalarında doldurulması
    mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

    dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
    en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

    utanılacak bir şey değildir ağlamak,
    yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

    yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
    çalınan birinin kalbiyse eğer.

    korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
    insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

    o kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
    hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

    daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
    kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

    belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
    öylesine delice bakmasalardı eğer.

    çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
    kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

    yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
    son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

    düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
    meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

    su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
    beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

    rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
    tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

    o büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
    yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

    o kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
    son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

    bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
    her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

    kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
    dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

    anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
    namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

    uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
    dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

    issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
    sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

    yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
    kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

    inanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
    kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

    gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
    ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

    issızlığa teslim olmazdı sahiller,
    kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

    sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
    yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
    ya canım ellerini tutmak isterse...

    evet sevgili,
    kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
    kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
    mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer.
    3 ...
  3. 4624.
  4. "hayallerinde yarattığın idealin daha da çoğalmasi içinde
    ve büyüyen onca kederin içine katıldikça yine de kirlenmeyen
    anlatılınca eksilcek diye korkulan
    ve hep imkansizlastikça çözünen içinde
    büyüdükçe isgale baslayan beyninde
    ve ağlamanın güzelligini öğreten
    ama yine de acimasizligini hiç esirgemeyen

    hep eksik söylenen
    yasansa da bitmeyen
    yetmeyen
    sen..."
    3 ...
  5. 4625.
  6. "Sırtımda çıplak
    Islak nefesin
    Bi gidip bi geliyor

    Biz senlen yatmıyoruz ki
    Yaşamıyoruz da
    Hep yarışıyoruz
    Sen mi ben mi
    Önce kim
    Ölümü öldürecek diye."
    3 ...
  7. 4626.
  8. "Diyelim yağmura tutuldun bir gün
    Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
    Öbür yanda güneş kendi keyfinde
    Ne de olsa yaz yağmuru
    Pırıl pırıl düşüyor damlalar
    Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
    Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
    işte o evin kapısında bulacaksın beni
    Diyelim için çekti bir sabah vakti
    Erkenceden denize gireyim dedin
    Kulaç attıkça sen
    Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan
    Ege denizi bu efendi deniz
    Seslenmiyor
    Derken bi de dibe dalayım diyorsun
    içine doğdu belki de
    işte çil çil koşuşan balıklar
    Lapinalar gümüşler var ya
    Eylim eylim salınan yosunlar
    Onların arasında bulacaksın beni
    Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya
    Çakmak çakmak gözleri
    Meydan ya Taksim ya Beyazıt meydanı
    Herkes orda sen de ordasın
    Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından
    Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim
    Özgürlüğe mutluluğa doğru
    Her işin başında sevgi diyor
    Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili
    Bi de başını çeviriyorsun ki
    Yanında ben varım."
    4 ...
  9. 4627.
  10. herkesin "inanarak" gerçek yaptığı bi yalandır.
    4 ...
  11. 4628.
  12. son ders aşk ve üniversite filmi cevap veriyor buna;

    'bir kişinin dünyanın geri kalanından daha önemli olması' diyordu senarist.
    4 ...
  13. 4629.
  14. pes etmek için onca sebep olduğu zamanlarda bile,
    hayata en acımasız, en "boşverci" bakanlar için bile,

    insanın yaşama sıkı sıkı tutunma sebebi, varolma umududur...

    (bkz: üç harfliler)
    1 ...
  15. 4630.
  16. bir tanım getirmekten her zaman tiksindiğim kavramdır.
    5 ...
  17. 4631.
  18. çok sikici bir şeydir. hayır türkçe karakter kullanabiliyorum.
    7 ...
  19. 4632.
  20. durduk yere insani alip goturen, bulutlarin ustune cikaran bos ve tatli hayaller kurduran sonra cikardigi bulutlarin ustunden insani bir anda yere vuran engellenemez tatli ama kotu, aci ama istenen duygudur.
    3 ...
  21. 4633.
  22. sadece onu yaşarken, ona doyamamaktır.
    1 ...
  23. 4634.
  24. -aşk bir kadının yaşamının tüm öyküsü, erkeğin ise yalnizca bir serüvenir.
    2 ...
  25. 4635.
  26. aşkın gizemi, ölümün gizeminden daha büyüktür. (oscar wilde)
    2 ...
  27. 4636.
  28. saçma bir anda insaın girdiği duygu karmaşaası sonucu oluşan kablin adrenalin pompalaması.zamanla geçer.
    1 ...
  29. 4637.
  30. çoğunun sonunda seks olmasa yine bu kadar üzerine tartışılan bir kavram olur muydu diye sormak istediğimdir.örnekse; bambaşka bir dünya düşünün ki aşık oluyorsun ve aşık olduğun insana iyilik yapmak zorunda hissediyorsun kendini, onu sadece basit iyiliklerle mutlu etmeye çalışıyorsun, temas yok, beklenti yok.o zaman da bu kadar "ayyyhh aşk mı, onsuzz yaşanır mı ayol" nidaları yükselir miydi acaba sizi gidi gizli özneciler sizi.
    2 ...
  31. 4638.
  32. taze de olsa eski de olsa hep kendini hatırlatandır.
    2 ...
  33. 4639.
  34. ''kainatta her ne varsa üç harf ile beş nokta: ayn şın kaf.''
    2 ...
  35. 4640.
  36. elif şafak'ın son romanının adı. güzel bir roman. Çok sürükleyici. Peki ama aşk yuva yıkmayı onaylar mı? Bir kadının kocasını ve çocuklarını terk etmesi aşka gölge düşürmez mi? Yeni bir aşkın peşine takılmak, külleri soğumaya başlamış eski bir aşkı terk etmek cazip gelebilir. Çünkü aşk hep özlenen bir şeydir ve ihtiyaç duyan kişiyi kendine çeker. Ama ihanet aşkı kirletir ve hedef ortadan kaybolur.

    Peki ya sufilik mertebesine gelmiş bir insanın evli bir kadını ayartması ne kadar doğrudur? O kadının kocası tertemiz bir adam olsaydı, karısına hiç ihanet etmeseydi, evi barkı bırakmak, çoluğu çocuğu terk etmek gene o kadar kolay olacak mıydı kadın için?

    Kitap bu soruları getiriyor zihinlere. Bu bakımdan oldukça güzel buldum romanı. Geleneksel tasavvuf eğitiminin tersine zihin jimnastiğini öneriyor. Körü körüne mürşide bağlanmak yıllar öncesinde kaldı.

    ilahi aşktan önce beşeri aşk gelir. Yani nefsanî aşk. Kulu seven eser sahibini de sever elbet. Zaten asıl hedef de budur aşkta. Bilinçaltımız bunu ister gizliden. işte aşkın en güzel tarafı budur. Ama her aşkın peşinden koşulmaz. Bu da aşkın öteki tarafıdır. Aşık olmayı bilmek lazım. Yoksa insan yanlışa düşer ve yolunu şaşırıp hedeften uzaklaşır.
    3 ...
  37. 4641.
  38. Aşk aşk aşk bir mum gibidir ,gelip gecici sen çok inanma ona çok sewme yandığınla kalırsın yoksa...
    1 ...
  39. 4642.
  40. bu olguyu tadamamak büyük bir sorundur zira insan bir yere layıkıyla bağlı kaldıgını hissetmezse çökme aşamasına gelebilir.
    2 ...
  41. 4643.
  42. aşk; tutkularla ilerleyen bir yolun, önce dipsiz karanlık bir kuyuya dönüşmesidir ve ardından kuyudan eser kalmaması halidir... belki de hiç aşık olmadığınız hissine dönüşmesidir.
    3 ...
  43. 4644.
  44. 4645.
  45. kimi zaman en ülkücü insana bile osman baydemir tepkisi verdirebilendir.

    hassiktir diyorum hassiktir
    2 ...
  46. 4646.
  47. severken sevilmeme durumu olunca acayip acı veren durum.
    1 ...
© 2026 uludağ sözlük