güdümlü bir heyecandır efenim.... aşk mı!? al sana aşk!
Eğer bir âşık istersen, istediğin her şeyi yapacağım.
Ve eğer başka türlü bir aşk istersen, senin için maske takacağım.
Eğer bir partner istersen, elimden tut.
Ya da sinirden beni dövüp yıkmak istiyorsan, işte karşındayım.
Ben senin erkeğinim.
Eğer bir boksör istersen, senin için ringe çıkacağım.
Ve bir doktor istersen, her santimini incelerim.
Eğer bir şoför istersen, atla içeri...
Ya da beni dolaştırmak istersen, biliyorsun, yapabilirsin.
Ben senin erkeğinim
Ah, ay çok parlak
Zincir çok sıkı
Canavar bu gece uyumayacak
Şu sana verdiğim sözleri düşünüp durmaktayım, verdiğim ve tutamadıklarım...
Ah,ama bir erkek, dizlerinin üzerinde yalvararak, bir kadını geri kazanamamış ki hiç
Ya da belki sana doğru sürünürdüm bebeğim.
Ve ayaklarının dibine düşerdim.
Ve güzelliğine ulurdum, kudurmuş bir köpek gibi
Ve kalbini pençelerdim.
Ve çarşaflarını gözyaşlarımla ıslatırdım.
Lütfen, lütfen, lütfen derdim.
Ben senin erkeğinim
Ve yolda giderken biraz uyumak istersen, senin için kenara çekeceğim
ve eğer o sokakta tek başına olmak istersen, senin için yok olacağım.
Eğer çocuğuna bir baba istiyorsan ya da sadece benimle biraz yürümek istiyorsan kumlarda.
Ben senin erkeğinim...
kendisi hakkında tam tamına 174 sayfa 4331 tane giri girilmesine rağmen hala bi tanımı yapılamamış, öznel bi kavram. genel hatları ile insanlarda acı ve mutluluk gibi duyguların aynı anda en derinlerde yaşandığı duygu patlamasına deniliyor zannımca.
mecidiyeköy-taksim arasındaki metro gibi. metronun seni götürdüğünü zannediyorsun ama aslında yolun çoğunu sen kendin gidiyorsun. güzelliğin on par etmez, bu bendeki aşk olmasa misali karşındakini idealaştırma sanatı.
beşeri olanı için; hormonlar, libido ve takıntılı bir ruh halinin bir araya gelmesi yeterli galiba. ilahi olanı ise, başka türlü bir bilinç düzeyi ve farkındalık gerektirir. yaşamadan bilinmez ama yaşayan da anlatamaz herhalde.