adını rengiyle koyulaştırıp, insanda ister istemez vıcık vıcık bi aşk romanı önyargısı yaratıp kendinden uzak tutan, elif şafak'ın son romanı. şanslıymışım ki takılıp kalmadım o önyargıya. insana farkettirmeden, hikayesini başa sardırtan roman.
--spoiler--
doğrularını putlaştırma. inancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama.
--spoiler--
orta yerde cart diye patlayabilir, yanlis yerde yanlis kisiye patlarsa , gozunu oyup eline verebilir , hemen yemek istersin dumani ustundeyken, oyle bi lokmalik bisi , uzayinca keyif kacirir, bitince damaginda hos bi tat ve kilolarca yesen de miden hala kaziniyo.. sirada kiii !diyip bufeye yonelirsin. ask diye bisi yok o bildigin popcorn!
aşk bazen deplasmanda bilet fiyatları pahalı diye rakip tribüne girip gol attığında sevinememek,gol yediğinde ise üzülememektir. *
aşk bazen hiç istemesende pala bıyık ve elma dilim kaşlarıyla * türkü söyleyen adamın konserine gitmektir. *
aşk bazen seve seve tuzlu bir kahveyi içmektir. *
aşk bazen yunus'u nurda görmek,dergahına gül olmaktır. **
"barajlar gibidir aşk. bir zerre suyun sızabileceği bir çatlak bırakırsanız, bu su duvarları yavaş yavaş kemirir ve öyle bir an gelir ki, akıntının gücünü kimse denetleyemez. duvarları yıkılacak olursa, aşk efendi olarak her şeye el koyar; neyi yapabilirim, neyi yapamam, sevdiğim kişiyi yanımda tutabilir miyim, tutamaz mıyım, gibi sorular artık boşunadır... aşık olmak denetimi elden kaçırmak demektir."
insanların aslında içlerinde biriktirdiği ilizyon, beğeni. bir insan görülür, bu biriktirilmiş ilizyona benzetilir. sevilir, âşık olunur. herkes mutlaka içersinde bir takım ilizyonlar saklar.
erkek-onaylanmış bir şekilde aşkı tarif et.
kız-evren nasıldır?
erkek-sonsuzdur.
kız-nerden biliyorsun.
erkek-öyle olduğuna inanıyorum.
kız-işte aşkın tarifi de öyledir.