dizi formatında ekranlara taşınmış olan bir roman olur kendileri.insanın sadece şunu hissetmesine de neden olur bir taraftan : "romandan sadece sevişme kısımlarını almışlar yahu!"
bu haftaki 63. bölüm fragmanı ile nihal'in iyiden iyiye sopalık evlat haline geldiğini, ednan'ın da eski gavatlığına geri dönmüş olduğunu bizlere göstertmiş dizidir.
Geçen hafta Bihter'in parfümünün markasını acaip merak etmiştim ama bu haftaki bölümde öğrendimki yastığa parfümü mal şöför sıkmış. Gelelim dizimize ednan sünepesinin tam aklı başına geldi dedik adam gene mallaştı lokantacıya 1 duble rakıya 500 lira vermeler elini kesmeler oğlum kendini müslüm konserindemi, sandın bu da yetmezmiş gibi matmazele sığınmalar oğlum senin aklın başına gelmez şimdi mal şöför herşeyi anlatırsa ah bihterim canım yiyenim behlülüm beni affedin dersin . nesrin bile daha zeki hemen bihterin çantasını teknede gördüğünü farketti hem hilmi önalın iftira atcaksa sait i eve sokmasına ne gerek var dedi bi senin aklın başına gelmedi bi de oğlunun heralde havyarı çok kaçırdınız. Firdevs sen varya o zengin tayfanın en zekisisin hepsi sana kurban olsun. behlül sen korkağı bihter en cesuru nihal en malıdır.
http://www.facebook.com/v...=1388144428727&ref=mf
haftaya yayınlanacak olan bölümün fragmanında gördüğümüz üzere bihterle behlül yine zeytin yağı gibi suyun üzerine çıkmayı başarmışlar ve yine gerizekalı nihal bayılma numaralarında...
gamlı baykuş bülent'in sürekli ortalıkta sıçrayarak ''babam geldi babam geldi'' naraları eşliğinde behlülle bihterin yüreğine ateş düşürdüğü dizi. ayrıca o lokantacı herif de bir günde yevmiyeyi doğrulttu bir bardak rakı beş yüz milyon öteki gammaz şoför hayatını tehlikeye attı aldığı üç kuruş. ben sait olsam lokanta açardım.
bihter'e ne oldu şimdi tango ha?hani sizin dansınızdı hani ateş hani toz hani duman?diye sormak istediğim dizidir..dün yediğim hurmalar bugun g. tümü tırmalar olmuştur kendisine göre ama senaristlere göre zannımca yanılmaktadır..zira gazı alan nihat efendi öteki dangozu bulmuş ve de bir yumrukla konuşturmuştur. haftaya gelip parfümü yastığa sıktırmış bu dingil yalan ednan, inanma bacanak diye haykıracağı kesindir..işin bok tarafı ednan bey gidip de karısına yalvarırsa dön diye ben o zaman sağlam bi küfür sallarım arkalarından..nihal'e de "saftrik misin kızım sen" diye hönkürmek isterim orası apayrı mevzu.
kiraz dudaklı damat nihat, cimri patrondan eli bol patrona geçiş yapmak isteyen ajan şöförü konuşturup hamamda 40 tas su döktürüp tövbe ettirecek. ednan bey ztn bunların komplo olduğuna inanmayı herşeyden çok istediği için şıp diye inanacak aslında hero hilmi nin kurbanı olduklarına. 90 karat gerdanlıkla bihter in gönlünü alıp boynuzlanmaya devam edecek. bihter le behlil de 3,5 attıklarını unutup huylu huyundan vazgeçmez misali birbirlerini düdüklemeye devam edecekler.
türk aile yapısının halit ziya uşaklıgil tarafından aşağılandığını düşündüren kanal d dizisi ve bu aşağalamayı yapanın aslında dizi yapımcılarının ve senaristlerinin işinin olduğunun kitabı okuduktan sonra anladığım rezil bir televizyon dizisi. bide anlamadığım kitapta kurgunun nasıl sonlanacağı yazılı. peki neden her hafta heyacanla bekleniyor, aşk ı memnu kitabını alıp okumak yerine.
sözlükle resmen dalga geçen dizidir.bu dizinin buralara gelmesinde sözlüğün katıkısı vardır eminim ki,senaristlerin bir teşekkür borcu vardır sayın yazarlara.tespitleri,mantık hatalarını biz buluyoruz,onlar resmen"al sana mantık hatası" diyerekten araya saçma sapan bir geçiştirme sokarak hatalarını kapatıp,resmen saygısızca gözümüze sokmayı beceriyorlar.
hilmi önal'a, oğlu da dahil olmak üzere tüm karakterlerin "hilmi önal" dediği dizidir. demek istediğim şu ki, gerçek hayatta böyle bir insan hayatımıza girse o hilmi önal olur sana "pezevenk hilmi", "puşt hilmi", "hilmi danası", "hilmi hıyarı" ... tabi bunlar basit örnekler. daha da türetebiliriz bu durumu. ama hiçbir zaman "hilmi önal" demeyiz. bu ne resmiyet, bu ne kibarlık lan? nesiniz oğlum siz? kendinize gelin. tamam burda ekran karşısında küfredin demiyoruz ama en azından "hilmi denen adam" de, ne bileyim, en azından bir "hilmi" de. soyadını ne diye işe karıştırıyorsun? hayır anlamıyorum ben diziyi. çok enteresan.
--spoiler--
an itibariyle bihter arazi olmuştur,behlül mal gibi ortada kalmıştır.
--spoiler--
tanım:kanal d 'de perşembe akşamı yayınlanan dizi.
ne var yani izliyorum ve izlediğim 3 türk dizisinden biridir aşk-ı memnu.diğerleride ezel,geniş aile.biliyorum supernatural,lost,heroes,the bing bang theory,stargate universe ve yer yer how ı met your mother,ghost whisperer izleyen bir bünyeye aşk-ı memnu tuhaf kaçsa ve çevremdekiler "ay tiksinçsiiiiiiinnnnnnnnn" desede seviyorum işte.
neden bu bilgileri verdim bilmiyorum,sanırım kendimi savunma mekanızmam devreye girdi,shot down işe yaramadı,hala devam ediyor.
'vay efendim, ne parfümmüş, aylardır çıkmamış kokusu' laflarımızı bir güzel yalattı bize dizi. evet, o kadarını düşünmemiştik açıkçası. seyirciyi maymun etmekte üzerinize yok. ancak dizinin martta biteceğine dair haberler de asparagas anlaşılan. Bu gidişle hiç bitecek gibi durmuyor. Sait herşeyi itiraf eder, 'o kokuyu ben sıktım, herşeyi Hilmi Önal yaptırdı' der. Bu sefer de yırtarlar. Bihter'in de gerçekten iftiraya uğradığı için gittiği düşünülür ve onun peşine düşülür. Bir de Bihter'in hamile olma ihtimali var. işler iyice karışmıştır. ne hilmi önal, ne sait, ne de bir başkası. bu olayın tek bir kilit ismi vardır. o da beşir'dir. izleyip göreceğiz. bu arada bu bölümde nihat'ın hattının vodafone olduğunu öğrendik. aradığı avukatın numarasını gizlemişsiniz ama üstte kabak gibi sırıtan operatör ismini gizlemeyi unutmuşunuz, naber?
riva'daki evin, hilmi önal'ın adamları tarafından, yasak aşkı gözler önüne serecek şekilde dekore edildiğini öğrendiğimiz dizi. parfümü de bu adamlar sıkmış. 'vay be ne parfümmüş, onca ay geçmesine rağmen hala çıkmamış' eleştirilerine böyle bir flashback ile çözüm bulunmuş anlaşılan.
behlül'ün ajan şöföre, aynı sahne içerisinde 3 kez üst üste "gerizekalı" demesi, ağzından bir kere bile güzel bir hitap kelimesinin çıkmaması. tam dayaklık bi herif, tam piç bi herif işte.
ya da facebook'taki videolardan etkilenmiş olması da muhtemel tabii.
edit: behlül'e laf ettirmeyen, toz kondurtmayan hemcinslerimin, ileride kendi kız kardeşlerini, ablalarını düdükleyecek behlüllerle evlenmelerini temenni ederim.
ne behlül'müş yahu..