final sahnesi ile gerçekten etkilemiş dizidir. izlemeyelim lan diye bayrak açıp durup durup teslim olduğumuz dizidir. 3-5 haftada bir de izlesek konu yönünden bıraktığımız yerde bulduğumuz dizidir. bihter'le behlül'ün önce yaklaşıp sonra uzaklaştığı sonra tekrar yaklaşıp tekrar uzaklaştığı ve.... şeklinde devam eden dizidir.
behlül dışındaki herkes dizinin cefa yükünü, behlül ise sefa yükünü çekmektedir.
o bu değilde.. bihterin anne ben ölüyorum sahnesi fena çarptı.. hele o acılardan geçenler için.. sevdiğini başkasıyla görenler için.. bir başka yakmış yandırmıştır
bundan 2 sene önce, kurtlar vadisi'nin gününde ve saatinde karşısına bir dizi koyacaklar ve rating anlamında onu sollayacak deseler bi siktir git çay koy falan derdim. ama başardı bu dizi. pes doğrusu. halkımız coşmuş da.
bihter' in acı çekmesi ile beraber sıkı izleyicilerinin de bihter'e acıdığı bir dizidir . noldu o hiç birşeyi umursamaz asi insan bihter'e . Artık dayanamadı .
uzaktan amcası ednan bey'in şu ana kadar sırasıyla baldızını, karısını ve kızını s.ken bir adet behlül karakterine sahip dizi. ednan'ım da garibim atölyeye gidip gidip boynuzlarını zımparalıyor.
iki dakika oyunculuk yapmaya kalkınca şekilden şekile giren aktör/aktrislere sahip dizi. uzun uzadıya ihtiras dolu bakışlar eşliğinde edilen diyaloglar yerini oyunculuk yapması, vücudunun tamamını içinde bulunduğu duyguları bize aktarmak adına kullanması gerektiği an, altyapı eksiklikleri şakkadanak kendini belli ediyor. gözler kısılıyor, diz çökülüyor, eller kollar ayrı oynuyor, ne yaptım çırpınışları eşliğinde reklam giriliyor. giriliyor ki sahnede olup biten absürdlükler akıllarda yer edinmesin.
hepsini değil sadece son 10 dakikasını izlediğim, bihter in ağlayarak annesinin önüne çöküp ''ölüyorum'' dediği sahneyi başarılı bulduğum, bulmakla kalmayıp bihter in haline bildiğin ağladığım dizidir.
hayır bunlar bu boku behlülle beraber yemedi mi? niye bir tek bihter acı çekiyor bunu anlamıyorum. behlül dört ayak üsütne düştü resmen. o da biraz acı çeksin ya ne bu!
şu nihal artık biran önce gerçekleri öğrenip bir mort olsa da rahatlasak.ne havalar ne tafralar.kendini iyice hanım sandı.yok müstakbel haznedar çifti olarak bilmem ne.süleyman efendiler bizimle çalışsınlar.ayy nihal yeter artık.
behlülün çok yakın zamanda gözünü adnan beye dikecegini beklediğim dizi.o nasıl bir yiğendir allah düşmanıma vermesin.ramiz dayı'da dua etsin elalemin ne yiğenleri var dayı.
Kitap olarak dili her ne kadar ağır olsa da Halit Ziya Uşaklıgil'in Kanal D de yayımlanan bu diziyi görse kemiklerinin sızım sızım sızlayacağı bir dizidir...
beren saat' in ilk kez dün akşam gerçekten çok iyi rol yaparken izlendiği dizidir efenim. bakışlarıyla, ağlamasıyla, çekilen acıyı yansıtmasıyla helal olsun dedirtmiştir.
''ölüyorum anlasana... gözlerimin önünde birbirlerini seviyolar... ben işkenceler içinde kıvranırken onların mutluluğundan ölüyorum''
bihter ayna kırma sahnesinde ağlarken o çırpı bacaklarının üzerine düşüp, aha dedim sero getir terliği şunun ağzına ağzına vurayım.
sonra ''anne ben ölüyorum'' sahnesinde bir ağladı ki, lan madem böyle güzel rol yapıyorsun ağlayabiliyorsun, şunu her ağlama sahnesinde yapsana ya...
bak yapma demiyorum hobi olarak yine yap. *
lan bu firdevs hanımın sırtı ne kadar güzel ya, ana kızı son sahnede görenler görsel güzelliğin zevkini yaşamıştır.