adnan bey'imizin ne işle iştigal ettiğini çözemediğim dizi.
adamı yalnız atölyesinde tahta oyarken görüyoruz. eğer o anda birileri sevişmiyorsa adnan bey giriyor atölyesine kapıyor aleti edevatı başlıyor oymaya.dışarıda behlül bihter'i oyuyor adnan tahtaları... düşünüyorum da acaba adnan bey bu akılalmaz servetini kaybolmaya yüz tutmuş olan tahta oymacılığına mı borçlu? kaç bölüm geldi geçti başka bir icraatını göremedik zira.
oyduğu tahtalardan tekini yüzbin dolara falan satıyor olsa gerek.
edit: boku çıkmış dizidir; şöyle ki diziyi asıl götüren oyuncular selçuk yöntem ve nebahat çehre olup; kıvanç tatlıtuğ ve beren saat gibi sığ oyuncular haricindeki diğer dizi oyuncularının da oyunculuk performansının katkısı kaçınılmazdır.
kırkından sonra saz çalmaya çalışan her yolumluk kart zamparanın ders alması gereken dizidir. dipçik gibi * genç erkekler dururken kimse ütülemeden kullanamayacağı bir partneri olsun istemez. yaşlı kurtla pilicin masalı pilicin kurtu yemesiyle biter. ticarettir.
#4851430 selen- izledim seni suları dövüyordun, kimden hırsını alıyordun??
efenim bu replik üzerine sözlüğü takip ettiğinize inandım, konuşturuyorum şimdi tv eleştirmenliğimi baştan söyleyim uzun olacak yarısında çıkacaklar hiç okumasın.*matmazel yine olağan yürüyüşüne çıktı.yağmur yağıyor güya ıslak olması gereken bankta oturabiliyorlar.eliyle bir yoklamadı bile serildi öylece madem öyle matmazelim o janjanlı simsiyah tülden şemsiyeyi anımsatan nesnenin başında ne işi var.hadi kıyafetinde siyah kombin yaptın diyelim de demirleri görünmese adının şemsiye olduğuna inandıramazdın beni hayatta çocuklar perdeyi başına tutar da duvak yapar ya biraz ona biraz da abajur altlığına benzemişsin olmadı matmazel yakışmadı.behlüle açıktan yavşayan çıtır abla ''ama dünya büyük bahçe kızlarsa çiçek herbirini sulamak yeşertmek gerek bla bla koklasana beni yok yok beni istemiyorsuun'' demesi dudak eğmesi ne var şu iri kıyım mavi göz, sarı saçdan başka çekiciliği olmayan adama bu kadar eğilip bükülecek **eğer ki yakışıklı varsayılan adamlara sahiden kızlar yut beni hadi öpsene beni diye kene gibi yapışıyorlarsa vah erkeklere zorlamı öpmüyorum kızım..behlül gene arkamdan ağlamayasın al sana bakalım deyip dokunuverdi dudaklarına.nihalim küçük hanımımsa koskocaaaa yalıda bir oda kalmamış boş taşmış her yer cepten cebe arama yapıyor matmazeline komedi unsuru da az değil bu dizide
-nerdesiniz evdemisiniz
-aa niye cepten arıyorsun nihal
-yaa ühü ama oda yok biliyorumusun bla blaaaa görüşürüz
-tamam görüşürüz.*
ednan bey'de bihtere çıkışıyor sert erkek canım. ''çok gerginsin bazı şeylerin altını bilerek çiziyorsun. beni yanlış anlamaya çalışıyorsun belki bilinçisiz yapıyorsun'' diye tespitlerde bulundu.algılarını, ön sezilerini seveyim ehh ednan bey kızım aşık oldu anlamadım diye bir gece üzüldün geçti de, karın aşkından yanıyor sana olan aşktan değil tabi onu anladığın vakit iki seksen nerelere uzanacaksın meraktayım. * yaprak dökümünün ayşe'si, burda da bülent yahu bu ne sevimlilik yarabbim gel benim oğlum ol sana o mutlu yaşantıyı lüks yaşamı sunamam ama mutlu mesut çocukluk yaşarsın.yavrum playstation mı oynarız sabahlara kadar, güzel kız arkadaşlarım da var ama seni kardeşleriyle tanıştırırım emii bi daha da hiç yaw birşeyler olmuş ama kimse bana birşey anlatmıyor demezsin, dedirtmem öpücük muck'muş kerata seni sana muck.**
behlülün dizideki sözde eski sevgilisi sarışın hatunu görünce ''-bırakılırmı lan o dediğim'' dizidir.. ha hadi bıraktın ''- kız gitme kal diyor be kardeşim varmı öpüp kaçmak?''
içinde vücut dilini omuz silkmek zanneden bihter rolünü barındırmaktadır. yönetmen berene dudağını nekadar inceltirsen okadar sinirli görününürsünmü diyor acaba. vücut dili algılarına hayran kalmış vaziyetteyim. kartvizitinde oyuncu yazan beren saat bir önce aynı dizide oynayan haber spikeri nur fettahoğlu, manken eda özarkan, eski güzellik kraliçesi nebahat çehre, manken kıvanç tatlıtuğdan oyunculuk dersi almalıdır. hayır olmadı ben bile ders verebilirim, o derece yani.
"imkansız, imkansızdır" aforizması, bize her zamanki gibi dertlilerin en akıl hocalarından filmlerin vazgeçilmezi sevimli ve görmüş geçirmiş balıkçı amca tarafından verilmiştir.
bu akşamki bölümüyle behlül karakterini canlandıran kıvanç tatlıtuğ kardeşimizin sarhoş rolünü gerektiği gibi ifşa edemediği ortaya çıkmıştır. sarhoş değil de daha çok felç geçiriyormuş gibi konuşuyordu, yazık.
beşir'in bülent ersoy'un erkekken çektiği filmlerdeki haline benzediği dizi. ayrıca saint benoit'da öyle uzun etek giyen kız hiçbir zaman görülmemiştir.
sürekli bihter karakterinin güzelliğinden dem vurulan dizi. tamam anladık, güzel de. ondan güzeli ya da ondan başka güzel yok sanki. nedir bu seyircinin gözüne gözüne sokulan "bihter çok güzel" mesajları. hele o "ednan" bey'in abartılı, vıcık vıcık iltifatları yok mu?