halit ziya uşaklıgil'in türkçenin tüm ağdalı anlatım tarzlarını kullandığı enfes romanıdır. Dil sorunu olmayanarın mutlaka okuması gereken bir eserdir.
--spoiler--
altlarında son model arabalar rüyalarınızda bile göremeyeceğiniz bir ev, her daim birbirlerine laf sokan sokak karıları gibi didişen bir sürü yaratık, birini baştan çıkarıcam diye susuz köyden su getiren bir kadın, aslında baştan çıkmak istemiyorum ama yan cebime koyabilirsin sonuçta o benim amcam bilimum huzur kaynağım (bkz: para babam) diyen bir yiğen, ortalıkta bıcır bıcır dolaşan acaba ne zaman büyücek diye merakla beklenen evin kızı, herkesçe sevilen dizinin bir numaralı adamı evin küçük oğlu,bir zamanlar damadıyla ilginç fantaziler kuran bir kaynana,sürekli ortalığı karıştıran kıskanç mı kıskanç küçük hizmetçi,ednan bey ednan bey diye heryere yetişen mutfakta bile mr.bilmemneyi solda sıfır bırakan bir baş hizmetçi vs.vs.vs.
adnan beyin olaylara ayak uydurmaya çalışırken ayakta uyuduğunu gözlemler içerisine katmak isterim. zavallı adam bihter ile behlülün barışmasına pek bi sevinmişti zamanında.* bilseydi eve geri almazdı behlülü. hoş hala olan bitenden haberi yok. *
evde ne kadar kavga, gürültü, tatsızlık olursa olsun makyajlı bihterle adnan beyin sarılıp uyuma sahnesi gösterilmeden olmuyor. gün gelicek elinde ayıcığıyla küçük behlülde aralarına kıvrılıp uyuyacaktır. beklemedeyiz...
-amca ben uyuyamadım yanlız. korktum. bihterle aranıza kıvrılsam?
+tabi canım yiğenim gel gel.
-amca bihteri senin öptüğün gibi öpsem?
+...***
en normal dediğimiz peyker-nihat çifti ise peykerin ikinci hamile kalışında annem benimle alay edicek ben çocuğu istemiyorum diyerek ağlamasıyla bi hayli ilgi çekmiştir. peykerin kaynanasının ise bu diziye bir kaynana olarak fazla melek kaçtığını düşünmekteyiz.*
nihalide bir kere defter kitap açtığını görsek inanın çok mutlu olucaz. behlülü bile ders çalışırken izledik daha ne bekliyosun nihal? veya niye uyarmıyosun matmazel?
bu haftaki son sahnede bihter'i matmazel'in odasını ararken yakalayan ednan bey'e bihter'in muhtemelen ''bak matmazel sana aşık dediydim inanmadın ben de sana mektubu göstereceydim'' diyeceği bunun üstüne de ednan'ın matmazel'i dehleyeceği dizi. yanlış hatırlamıyorsam kadınceğiz yakmıştı o mektubu zaten.
dünkü bölümünde matmazelle nasıl insan nasıl korkutulur öğreten dizi.
biz tam behlüle odaklanmışız ki aniden karanlıkta o bayık gözleriyle matmazeli gösterdiler,behlülle beraber biz de korktuk yeminle.o nasıl bir bakıştı öyle.
her dizide olduğu gibi, bunda da birkaç tane hamilelik ve kürtaj vakası bulunan dizi.
ayrıca, behlül'e bihter arasında geçen "ben şöyle kötü büyüdüm, evimiz çok huzursuzdu/ama ben de annesiz babasız büyüdüm, ben daha çok zorluk çektim" temalı küçük emhravari diyalogların baydığı dizi.
ulan paranız bok gibi, pohpohlana pohpohlana bir hal olmuşsunuz, haftasonu paris'e alışverişe gidiyorsunuz, altınızda sizden daha değerli arabalarla dolaşıyorsunuz, evinizde 40 tane uşak hizmetinizde, yediğiniz önünüzde yemediğiniz arkanızda. biriniz kocasını, öbürünüz de amcasını boynuzluyor rahatlıktan. daha ne ajitasyonu bu be? e oha ama artık.
halit ziya uşaklıgil'in servet-i fünun romanını tavana vurduran yapıtı olmasına karşın iğrenç aşk üçgenlerini engelleyemediği ve sığlıktan öteye götüremediği ve hala tanzimat romanından izler taşıyan -matmazel karakteri, yabancı hizmetli bölümüne denk gelmekte tanzimattaki- eseri.
an itibariyle sanırsam bir tekrar bölümü yayınlanan dizi. aman yarabbi, ne kadar kabız diyaloglar, çok ağır vebasit ilerlediğini düşündüren bi dizi sanki.
bir de, reklamlarında devamlı biri birilerini sevişme oncesi ya da sırasında yakalıyormuş gibi bir durum var, dizideki karekterlerin kimisi devamlı sevişme kimisi de devamlı ront peşinde herhal.
yazmayacaktım ama tutamıyorum kendimi sözlük. an itibariyle behlül ün giydiği tshirt ten tiksindiğim dizi. yemin ederim sevgilim şöyle bir tshirt giyse dakikasına çıkarttırırım olmadı gözümü kapatırım o da olmadı koşarak kaçaım yanından.