halit ziya uşaklıgilin en bilinen eseridir.yazarın bunun dışında mai ve siyah adlı kitabıda önemlidir.yazar teknik bakımdan döneminden üstün olup batıya yaklaşmıştır.dönemin özelliği olarak ağır ağdalı bir dili vardır.aşk-ı memnu adlı eseri daha önce altı yedi bölümle televizyona doğru biçimde aktarılmıştır.şimdi reyting kaygısı ve dizinin uzatılması için kitap saptırılmıştır.farkedilmesede önemli değişiklikler yapılmış.
final bölümünün ardından, hafta içi her gün kanal d'de 10.15'te ilk bölümünden itibaren yayınlanmakta olan ve bugün çok konuşulan final sahnesiyle tekrarları da biten dizidir. kitabını okumadım fakat ikinci seyrimden edindiğim izlenime göre bihter ile behlül'ü yakalayan beşir değil, çünkü topuklu ayakkabı sesi geldi, firdevs hanım hırkasını katya'ya verdi, demek ki dışarı çıkmıyor, o saatte uyanık olan behlülü arayan nihal var, bir diğer ihtimal de bir sonraki gün kendi evine taşınacağından evin her köşesiyle vedalaşan matmazel olabilir.*
edit:galiba beşirdi.
halid ziya uşakgil tarafından yazılan ve 1975 yılında diziye uyarlanan güzel yapıt.
not: daha geçen hafta romanını bitirdim, şu anda yayınlanan diziyle neredeyse hiç bir alakası yok sadece karakter isimleri aynı. ama yine de güzel böyle.
bok gibi para sahibi insanların göt kadar hayatları olduğuna inanma saflığını gösterebilenler için sevilerek izlenilesi bir TV dizisi. Oyuncu seçimleri ve seçilen oyuncuların rol kabıliyetleri mükemmeldir. hikaye de gayet güzel anlatılmıştır. Ancak klasik türk filmi eksiklikleri de yok değildir.
bu dizideki insanların aklı fikri aşk meşk dedikodu am göt meme olmasına rağmen nasıl bu kadar zengin oldular bu şirketleri kim yönetiyo mına koyim bi türlü anlam veremediğimdir.
kimin eli kimin cebinde hala anlayamamış olduğum dizi.
özetlemek gerekirse;
bihter behlül ü seviyor
adnan bihter seviyor
behlül bihter seviyor
matmazel adnan ı seviyor
nihal behlül ü seviyor
elif behlül ü seviyor
bülent pelin i seviyor
pelin behlül ü seviyor
beşir nihal i seviyor
cemile beşir i seviyor
bihter ile adnan evli
behlül ile elif nişanlı
...
diikat çeken bir şey var ki karakterlerin %90 ı behlülü seviyor. e cool çocuk tabi maşallah allah gani gani versin diyoruz kendisine.
(bkz: kıvanç tatlıtuğ)
hafta içi her gün sabah kuşağında önce ilk çekilen bölümleri**, daha sonraki bir saatte ise * günümüze uyarlanmış olan bölümleri gösterilmekte olan popüler dizi.
sezon finaline yakın bölümlerin birinde bihter'in behlül'le kaçmak için ednan bey'le olan ortak hesabından 200 bin tl çektiği ve bunu öğrenen ednan'a ''nihal'e mezuniyet hediyesi piyano alacaktım hihi'' dediği halbuki o parayla senfoni orkestrası kurabileceği dizi.
nur aysan'ın çok hoş bir kadın olduğunu bir kez daha anlamamı sağlamıştır bu dizi. onu uzun süreden sonra tekrar ekranda gördüğüm için değil de çok insan tarafından beğenilen ve topuklu ayakkabılarla yürüyemeyen, kaşları çirkin beren saat ile gördüğüm için söylüyorum bunu.
platonik aşkın b.kunu çıkarmışlar dedirten dizi. herkes birilerine aşık ama kimsenin aşkı karşılıklı değil ve hepsi aynı evde yaşıyorlar, hizmetkarından evin kızına hanımına beyine hepsi aşık. Bir tek behlül ve bihter var ancak biri evli birisi de nişanlı. gerçekten arzuluyorlar birbirlerini ki bu ne aşktır bu nasıl bir çekimdir ve bu nasıl bir cesarettir sorularını sormadan yapamadık hiç bir bölümde.
eve gelen kız arkadaşların sayesinde(!) izlenilen dizi.
evde 8 kişiyiz, 3 kız arkadaş diziyi sürekli takip ediyorlarmış. bizim ise zerre sikimizde değil dizi.
dizi saati geldiğinde büyük tartışmalar sonucu kızların galip gelmesiyle dizi açılır. bu arkadaşlar büyük bir ilgiyle diziyi izlemeye başlarlar.
bir baktık biz de ister istemez, farkında olmadan diziyi izlemeye başlamışız. tesadüf ya; dizinin sezon finaliymiş. neyse efendim başta insan bir bok anlamıyor diziden, kitabını da okumamışız. insan ister istemez merak ediyor. sonrasında o can alıcı soru yağmuru başlar.
- bu kim ?
- e bu şimdi amcasının karısı, yani yengesine mi aşık ?
- e madem kız da bunu seviyo amcasıyla niye evlenmiş ?
- şimdi bu kızın annesi de kızının kocasını mı seviyor? hem bu karının ne işi var bu evde ?
- bu madam ne ayak, o kime aşık ?
- bu adam askere gidemiyorum diye mi triplere girdi? amma da salakmış ha. ha bi de bu kime aşık ?
- ya her şeyi anladım da, bunlar niye evin içinde süslenip püslenip geziyorlar ?
bu gibi onlarca soru sorulduktan sonra dizi biter.
bir arkadaşta diziyi kendince özetlemiştir;
- abi evde 7-8 kişi yaşıyor işte, hepsi birbirine aşık olay bu!
ya bu nihal denen hanım kızımız konservatuvar istemiyor muydu, ee o zaman sadece barajı geçmesi gerekiyor, sonra yeteneğe girecek. barajı geçecek birine göre fazla ders çalışmadı mı, fazla delirmedi mi. saçma sapan iş yapıyorlar valla kızıyorum.