bu akşam yayınlanan bölümde behlül karakterinin bihter karakterine "kapağını da al git" dediği dizi.
bihter ve behlül karakteri tartışmaktadır,
behlül: nihal den uzak dur bihter, onu üzme, o çok değerli...
bihret: sen kimseye değer vermezsin behlül, beni sevmedin nihali de sevmiyorsun, yemin ederim saçını bile nihalden çok seviyorsun sen.
günler sonra behlül saçını kestirir.
bihter: saçını kestirmekle neyi kanıtladın behlül
behlül: kestim, çünkü çok uzadı.
bihter: kapağını alır ve gider.
bir bos beyinli olarak bu aksamki bolumu pur dikkat izledigim dizidir. behlul'e bir sovdum bir sovdum sormayin. necla leyla'nin kocasiyla kacarken bile bu kadar sovmemistim. dusunun artik.*
bu geceki bölümü, behlül'ün saçları ve bihter'e yapılan kapaktan ziyade nesrin'in nişanıyla aklımda yer etmiştir.
tamam mutfak takımıdır, düşük gelirlidir, eyvallah. ama kızın nişanı, yemekteyiz'de yemek sonunda verilen sürprizler gibi oldu lan. koskoca yalı menekşe düğün salonu'na döndü bir gecede. bir yandan kolbastı çalar, bir yandan çoluk çocuk koşuşturur ortalıkta.. fakir olmak değil ama zengin evinde fakir olmak çok pis bişeymiş, onu anladım ben bugün.
hele bir de bülent'in müzikle coştukça coşması var ki, işte benim kopuş noktam bu oldu. ah ednan, bihter bihter diye zıklayacağına azcık şu çocuğa ilgi gösterseydin, çocuk mutlu mesut girerdi ergenliğine. bakıyorum bülent'e şöyle bi; çocuk desen çocuk değil, ergen desen hiç değil. baya spastik bir şey oldu çocuk. e çocukceğizi evde bırakıp her gece partiden partiye koşarlarsa olacağı buydu tabii.
son olarak, bihter'in yeni sevgili yapması farzdır. eli kulağındadır, demedi deme.
belli ki behlulun laf koyması bir erkek zaferi olarak gorulmektedir.bende olmak uzere diger yazar arkadaslarim da bu olaya "yuru be" dedigine inaniyorum.bu arada bugun 2 kapak yapti behlül.3 kapaga bihtere ne verirler orasi gelecek bolumlerde belli olur heralde. *
ismini vermek istemeyen izleyici: sen saçına bile daha fazla önem veriyorsun dedi saçını kesti, çüküne daha fazla önem veriyorsun deseydi çükünü mü keseckti brahınallaşkına. açın kurtlar vadisi'ni.
türklerin konuya aslında farkında olmadan fransız kaldığı bir dizidir. ya da tam tersi. o kısmı henüz bilemiyorum ama farkında olduğum bişey var ki -onu da bu bölümde gördüm- dizi sanki başka bir ülkede çekilmişte bizimkiler gidip dublaj yapmış gibi. hani bu akşamki bölümde bir ara laz müziği çaldı ya, o an böyle sanki yabancı bir dizide çalıyormuş gibi hissettim, "aaa adamlara bak ne koymuşlar diziye" diyesim geldi ki sonra toparladım kendimi. işte o an düşündüm, sanırım dedim diziye biz fransızız yada dizi fransa dan fırlama biz türküz yada hepimiz malız derken kendime henüz gelmediğimi farkettim ve kumandayı yavaşça yere bırakıp olay mahalinden hızla uzaklaştım.