Halit Ziya’nın bir romanı ayrıca Bugün bir kez daha final yapmış dizi.
Yeniden Anladım ki Türkiye’nin dizi tarihinde başı çeken bir dizidir. Gerek oyunculuk gerek hikayenin aktarılması gerekse de günümüze uyarlanması açısından.
yasemin'in uzun bir aradan sonra femme fatale olmakla çocuksu kalmak arasında bocalayan, seksi şirin kız imajıyla (beren saat'in hürriyet kelebek eki'nde belirttiği üzere) arz-ı endam ettiği dizi.
Bihter’in sen saçını bile nihalden bile daha çok seviyorsun demesi üzerine behlül’ün saçını 3’e vurması Bihter ablamızı derinden üzmüş olup behlül’e daha çok bağlanması bir yandan nefret etmesi unutma sen Firdevs yöreoğlunun kızısın sen Bihter ziyagilsin aptallık etme .
Şimdi anladığım kadarıyla bihter behlülle aşk yaşıyordu, behlülün bir ara sevgilisi vardı sonra o döndü nihale adnan bey tekrar bihtere anası adnan beye hizmetçi abi nihale nihal behlule. Ben iptalim arkadaslar. Daha fazla konusamayacagim.
Bugun behlul un bihter e neden benimle bu kadar ilgileniyorsun neden surekli peşimden koşuyorsun niye evlenmemi istemiyorsun dediği bolumun yayınlandığı dizi.
Cok heyecanli adnan bey ogrenince ne yapacak acaba?
izlemeye izledim evet ama bence sıradan bir diziydi. bu diziyi bu kadar efsane yapan neyse o beni etkilemedi işte. evet ilk başta heyecanlı gidiyordu ama sonra behlül ile bihterin fingirdeşmesinden başka bişey izlemez olduk. ha yakalandılar ha yakalanacaklar falan başka bir heyacan kalmamıştı ki zaten bıraktım aynı gün atv de parmaklıklar ardında dizisini izlemeye başladım. o daha heyecanlı ve daha bol karakterli bir diziydi, konu boldu. ama eğer evde o gün misafir varsa kaçarı yok ille bihteri aç bihteri aç, misafire bişey de denmiyor izledik mecbur yani.
Dizi güzel fakat 21. yüzyılda çevrilmiş olmasının atmosfer bakımından çok zararı var. O cep telefonları, o ihtişam. o debdebe, o lüks arabalar içerisinde behlül ile bihter arasındaki aşk sulanıp gitmiş. Arka plandaki bu lüks, aşkın tutkusunu köreltiyor, bilinçaltınızda bu iki zavallı ruh arasındaki acı, eletronik biiplerle blörplerle sulanıp gidiyor.
Romanındaki elle tutulur hüzün dizide yok. Hem bihter hem behlül hem adnan bey, ailenin her bir ferdinin iç tahlilleri olağanüstü, Dizi bunları zaten aksettiremiyor. Mesela Adnan aldatılan buna rağmen aşk tuzağından kendini kurtaramayan bir zavallı olarak değil, iş dünyasında bön bön çalışıp boynuzlanan ahmak bir koca gibi geliyor. Çektiği acıların onda biri yok dizide.
Ya romanını okuyun ya Müjde ar'lı ilk çevrimini izleyin.
halit ziya uşaklıgil'in nefis eseri. dizisi de kitabına saygısızlık edilmeden, aslına mümkün mertebe bağlı kalınarak çekilmiştir. kitap güzel, diziye uyarlama güzel, yapım başarılı, oyuncular başarılı, müzikler kostümler mekanlar şahane, konu sıra dışı, biraz hüzün, biraz aşk, biraz tutku, biraz intikam, biraz nefret, biraz masumiyet, biraz günah, biraz sevgi... her şeyden var. insanımız tekrarlarını bile soluksuz izler, her sahnesini her repliğini avucunun içi gibi biliyordur. ortamlarda bilmiyormuş gibi yapar kendince gömer. bu bakımdan da sahtekar turnusoludur.