*bihter'in ölmeden önce şeytan çıkartma filmindeki hatun kişiye benzediği ve dün akşam nihayete ermesiyle beni buruk bir mutluluğa garketmiş dizidir.
buruk olmamın nedeni yaprak dökümü adlı rezalet şey'in hala televizyon ekranlarına veda edememesidir. asıl mutluluğu o bittiğinde yaşayacağım. göbek atacağım hatta.
normalde sadece fragmanlarını izlediğim ama final bölümünü büyük heyecanla bekleyip izlediğim dizi.
her ne kadar bizim sanal entelijansiya diziye savaş açsa da, klasik "kitaptan çok uzaklaştı" eleştirileri yapılsa da ben gururumu bir kenara atıp, dünya kupasını dahi gözden çıkararak finali izledim.
beğendim mi? beğendim. valla güzel yapmışlar.ednan bey'in dramı, bihter ırıspı'sının ölümü*, behlül yavşağının berduşluğu, nihal gerzeğinin hayal kırıklıkları falan filan hoş olmuş.
tek bir bölümünü bile izlemediğim dizi idi. Dün zaping sırasında behlül ün ağlamasını görünce "ulan böyle oyunculuğu millet iki sene nasıl çekmiş." diyerek hayret ettiğim dizi.
son bölümünde;
bihterin nasıl dayanıcam ben buna dediği sahne
behlülün banyodan çıkar çıkmaz o paniği bize hissettirerek arabaya koştuğu sahne
adnan beyin bihter diye bağırıp bahçede koştuğu sahne
bihterin intihardan önce behlül telefon edince bir umut sevindiği sahne
nihalin silah sesini duyunca feryad edip gelinlikle merdivene çöktüğü sahne
çarpmıştır, ağlatmıştır..
adagio in g minor ile cenaze sahnelerini bitirmişlerdir. yalnız arkadaş benim çok sevdiğim bu klasik müzik parçasını neden burada kullandız? neden?? gözlerimin önüne bihter ve behlül gelmek zorunda mı?? *
bihter' in beni yıkıp geçtiği vedasıdır. behlül telefon edip "yanına geliyorum bekle" dediğinde nasıl sevindi, nasıl umudunu yitirmemişti hala..sonra behlül "sakın amcama birşey söyleme" dediğinde "peki" dedi. o peki de o kadar çok hayal kırıklığı, o kadar çok duygu gizliydi ki..bihter ne yaptı? sadece sevdi..delice sevdi, çılgınca sevdi, yüreğini ortaya koyarak sevdi...sonra masumca sordu. "beni, beni bihterini"..gözyaşlarım istemsizce süzüldü gözlerimden..bihter'i anlamamak mümkün mü? ya bihter'i sevmemek? ya kendini bihter'in yerine koymamak, mümkün mü? kim ki hayatında bir kere bile böyle yürekten sevdiyse dün yüreği sızlamıştır. isterdim ki Bihter gitsin, adnan' dan da, behlül' den de kurtulup gitsin ama gidemedi..aşk zehri kanına işlemişti bir kere.
Behlül..behlül gibiler kimlerdir? zoru görünce, işine gelmeyince kaçan erkekler, korkak, zayıf erkekler! her şeyi yapayım edeyim ama bana bir şey olmasın diyen kaypak erkekler, kendisi de farkında ve söyledi zaten şerefsiz olduğunu. isteğimi alayım ama ben sana bir şey vermeyim diyen erkekler. çetin özder' in de behlül karakterine sahip olduğu finalle birlikte anlaşılmış oldu.
son aşkı memnu yorumları ...
görüntü ve oyuncuların kalitesi süperdi. arada kaçan küçük ayrıntılar dışında.
bihter elinden gelenin en cesurunu yaptı fakat yine de kazanamadı. karşıdaki adam korkak olunca...
beşir ölürken en doğrusunu yaptı ve o yükle gitmedi. herşey için çok geç olsa da...
kurgu süperdi bunu geçmemek gerek.
son iki ayda izlemeye başladığım bir diziydi. bu son üç hafta içerisinde dizide özellikle bihter'in bozulan psikolojisi ve behlül'e duyduğu aşktan dolayı girdiği çaresizliği çok güzel verdi.
son dakika ya kadar gerilimi tavan yaptırdı.
keşke, ''sen benim oğlumdun'' gibi ya da son dakikada verilen itiraf gibi klişeler olmasaydı daha iyi olabilirdi sanıyorum.
ama buna rağmen firdevs evden çıkarken kameranın kayarak adnan'ın eve girişini göstermesi, bihter in odadan çıkarken aynada onun çıkışını göstermesi gibi çok incelikli çekimler dizinin en güzel yanıydı.
bu romanın konusu behlül'ün yakışıklılığı üzerine kurulmuştur.. böyle dalyan gibi olmasa ne nihal köpek olurdu peşinde, ne bihter, ne de diğer kızlar.. hayatları güllük gülistanlık olurdu. şöyle iki büklüm, tipsizin teki olsa 'behlülümüz' olurdu olsa olsa.. (bkz: sen bizim beşirimizsin).. allah'tan behlül'e verilmiş bir cezadır bu tip..
Adnan; kıyafetleri beyaz renktir. zaten senin hiçbir suçun yoktu olanlarda. sadece gözlerini biraz açman yeterliydi.
Nihal; kıyafeti beyaz gelinliktir. behlül senin gerçeğe dönüşmüş hayalindi. birliktelik yaşamasanızda ömür boyu behlül'ü sevecektin. hiç değilse yaşadıklarım yanıma kar kaldı diyebilirsin.
Bihter; kıyafeti beyaz elbisedir. ahh bihter ahh. sen cezanı çekmeyi kabulllenip, başına gelebilecek herşeyi göze alıp aşkına sahip çıktığından beri günahlarından arınmıştın. sen duruşunu hiç bozmadın en başından gitmeyi kafana koymuştun ama yalnız gitmemeliydin. suçlusun ama firdevs hanım ve behlül kadar değil.
Behlül; kıyafeti beyaz gömlek siyah pantolon. bihter'den daha suçlusun. ne olduysa senin kararsızlığın korkaklığın yüzünden oldu. ona birazcık sahip çıkabilseydin herşey bambaşka olacaktı.
Firdevs Hanım; kıyafeti siyah. herşeyin en büyük sorumlusu. kızını adnan'a yamayan, behlül'le nihal'in arasını yapan, kızının yardım çığlıklarına kulağını kapayıp olanı biteni kabullenmesini tembihleyen. hayatta sadece kendii düşünüp en son rezil olacağım diye bavulunu toplayıp evi terkeden. ağzın burnun yamuk gez bundan sonra.
saçın sakalın kahırdan beyazladığını biliyoruz da, koyulaştığını ilk görüyorum, mezarın üstüne çıkmış*** behlül kişisi son sahnede kararmış, esmer olmuştu, artıkın kahrından mı boyadı neyse; sürekli güldüğüm için salondan aforoz edildim zati, ama firdevs neydi öyle ya hala gülüyorum.**
arada bakmasam firdevsin o haline gülmezdim o kadar sanki?! bir de behlül ün sarı sakallarından dolayı suçlu olduğunu düşünmezdim,* ulan bi şeyi de adam gibi savunun lan, ama mantı yiyelim boşver..*
sonu fazla uzatılmasa belki daha etkili bitebilecek dizi. izledim mi salya sümük izledim hemde baba.
özellikle beren saat'in mimiklerini bu kadar etkili kullanmasını ayakta alkışladım.
ancaaaaaaaaak; behlül'ün önce etrafta jigolo gibi dolanması sonra da mecnun tipine girip uzun uzun mezarda konuşması ve akabinde behlül sıçar cümlesi ile hönkürmesi tam bir fiyaskoydu.
o değilde benim için hala aralanmayan bir sır perdesi var.
o gün, o merdivende, nihal düştüde mi bayıldı yoksa bayıldıda mı düştü?!?!
en büyük korku bu tarz dizileri izleyip,televizyondan başka konuşacak başka bir şeyi olmayan bir hanım efendi ile hayatı geçirmek zorunda olmak olsa gerek.