aşk ı memnu

entry3317 galeri63
    2589.
  1. intihar sahnesinde bütün oyuncular, oyunculuk performansını tavan yapmıştır. hepsine tek tek helal olsun. beren saat in o yüz ifadesi. unutulmaz.
    5 ...
  2. 2590.
  3. Bence yapımcısı şu anda hayatının en güzel uykusunun keyfini yaşıyordur. Türk televizyonlarının en beğenilen, en çok izlenen ve LOST'tan bile daha iyi biten dizisini çekmiş, Kanal D dizi sayesinde Turkcell reklamı bile almış. Ne uyunur bunun üstüne be...
    3 ...
  4. 2591.
  5. ilk önce diziyi uzatmadıkları için * , tebrik etmeliyim. ne de olsa dizi o kadar reyting alıyordu.

    final bölümü gerçekten çok güzeldi. dizi oyuncuları -özellikle beren saat- oyunculuğunu konuşturmuştur.
    intahar sahnesi de mükemmeldi.
    ayrıca behlül ün bihterin mezarı başındaki konuşması da çok duygulandırmıştır beni...
    0 ...
  6. 2592.
  7. twitter da ilk kez, trendler listesine girmemizi sağlamış şeydir. inanmayanlar için hazırladım:

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/3843/+
    1 ...
  8. 2593.
  9. 2594.
  10. tüm oyuncuların kendi başına başrol olduğu ve oyunculuk hakkını verdiği dizidir.
    4 ...
  11. 2595.
  12. cenaze sahnesi gayet de olmamış. ne gerek vardı bunların gösterilmesinin? bihter'in intihar sahnesini de çok beğenmedim. daha bir surat görmek isterdim. en azından beşir ve firdevs hanım'ın da yüzlerini görmek iyi olabilirdi. behlül robinson abimize dönmüş. madem kadını bu kadar seviyordun neden bu kadar korkak davrandın yavrum o kadına karşı? madem yakalanmışsınız adnan'a. ayıp değil mi ama? senin aşkından öldü bihter hatun.

    anlamadığım nokta kitapta nihalle behlül evlenimiyor muydu? dizi öyle bitmedi. şaşırdım. nihal'in salaklığını kutlayacaktık biz de. ilk defa akıllıca mı davrandı yoksa?

    edit: annem ve babam yalancıdır. yıllarca bana kitap anlatıp durdular biri de aşkı memnuydu. ikisi de sonunda evleniyor diye anlattılar nihalle behlül evlenmiyormuş yazarlardan biri uyardı çok utandım. hepinizden özür dilemekteyim.
    1 ...
  13. 2596.
  14. veda bölümünü beşinci boyutun senaristinin yazdığı söylenen dizi...
    (bkz: ibretlik dünya)
    2 ...
  15. 2597.
  16. Mezar başında "behlül kaçar" repliği ile dumura uğratan bu sahne hariç oyunculuk performansı olarak güzel bir finalle biten dizidir.
    3 ...
  17. 2598.
  18. behlül'ün mezar başında behlül kaçar repliği tam bir komediydi.o duygusallığın içinde bile ailece gülmemize sebep olmuştur.o laf oraya yakışmadı.ayrıca bihterin intihar ettiği sahne o kadar çabuk geçmemeliydi.mesela behlül bihteeeeeeer diye bağırıp başını kucağına alıp saçını okşayabilirdi.o an biraz daha sürmeliydi.
    3 ...
  19. 2599.
  20. sokakların boşalmasını, takipçisi olmayanlarının dahi ekran başına geçmesine sebep olmuş bir finale sahip dizidir.
    türkiye'de halkı bu kadar derinden etkileyen nadir yapımlardan biridir. özellikle beren saat in oyunculuğu takdir edilesidir. bu kadar beğenilmesinin ve yıllar sonra bile en kaliteli yapımlardan biri olarak sayılacak olmasını acı sonla bitmesine bağlıyorum. bu bir gerçek ki kötü son her zaman daha akılda kalıcı oluyor.

    son olarak behlül'ün haline öyle acıdım ki... ben behlülün yerinde olsam jigololuk yapar, paranın ağzına sıçardım.
    1 ...
  21. 2600.
  22. benim anlamadığım şey;
    bu ziyagiller süper zengin ve sosyetik ya; niye kendi kendilerine organize ediyolar lan düğünlerini? fotoğrafçıyı filan behlül arıyo? lan olm, koskoca ziyagiller böle mi düğün yapar? sizin etrafınızda en azından 1000'er kişilik hizmetkar grubu olmalıydı. her biri ayrı bi bokunuzla ilgilenmeliydi. neden böyle yaptınız?

    koskoca nihal ziyagil evleniyo ve düğün salonuna -pardon, esma sultan yalısı'na- kendi başına, hatta sadece bir arkadaşıyla koştura koştura gidiyo? bu ne biçim zenginlik, bu ne biçim sosyetiklik lan?

    kızı evlenen ednan ziyagil ise istanbul sokaklarında aylak aylak dolanıyo.
    diyorum ya; ne biçim düğün bu? "yılın düğünü" böle mi olur lan?

    ay bayılıciiiimm!
    3 ...
  23. 2601.
  24. final her şeyiyle iyiydi hoştu ama normal bir insan o kadar yakın bir mesafeden -hatta arada mesafe yok- vücuduna ateş ettiği zaman finaldeki sahneden daha farklı şeyler olurdu orası ayrı. genel olaraksa çok acıklı idi. behlül kaçar repliği de uzun yıllar unutulmayacak gibi görünüyor.
    0 ...
  25. 2602.
  26. bugüne dek seyrettiğim en iç acıtıcı ve bir o kadarda harika final sahnesi olan mükemmel roman uyarlaması.
    5 ...
  27. 2603.
  28. kıvanç tatlıtuğ bihteri intihardan vazgeçirmek için gösterdiği performasta oyunculuk örneği göstermiştir. ders diye okutulsun efendim.
    4 ...
  29. 2604.
  30. türkiye karmakarışık bir haldeyken, sorunlara çözüm bulunamazken, birileri ağlarken hayata küserken bu diziyi büyük heyecan ve istekle bekleyip, hüzünlenen halka ben ne diyeyim. yeter artık ulen, nedir bu boşvermişlik, nedir bu saçmalıklar... o insanların yüzüne söylenecek o kadar çok sözüm var ki, gücüm yok söyleyemiyorum. başta annem, akrabalarım, komşularım ve hayatımda önemli yerleri olan bazı arkadaşlarım. inanın gerçekten çok üzülüyorum, sevdiğim insanlardan nefret edebiliyorum. bu benim hatam mıdır ya da şu nalet olası dizinin gereğinden fazla abartılması mıdır? görüyorum herkesin ağzında aşk ı memnu lafı, bihter'e yazık ya çekenler mi dersiniz, imkansız aşk ne kadar acı diye inim inim inleyenler mi! baya bir inanmışlar gerçek olduğuna, gerçek hayatta selçuk yöntem 'in eline kağıt parçası sıkıştırıp karısının onu aldattığını yazanlar bile var. hayat adaletsiz, hayat çok saçma, hayat çok boş. buna her geçen gün daha fazla inanıyorum, birileri benim çok abarttığım düşünebilir, ama abartmıyorum bu durum benim için bu kadar tehlikeli. nasıl bir türkiye'de yaşadığımı bana hissettiren birçok şey gibi bir delil. gevşek olmak, düşünmeden yaşamak nasıl bir iş bakınca anlıyorum; fakat ne yazık ki ben öyle olamıyorum.

    not: bihter öldü mü çok acıklı değil mi, hadi ağlayın ey insanlar! bu dizi biter yenisi başlar onun içinde dert edersiniz, yaz gelir eğlence mekanlarında serdar ortaç dinleyip eller havaya yaparsınız. işte hayatın anlamı bu, hayat bu kadar basit ve saçma yaşanıyor. bu yüzden artık kimselere mantıklı açıklama yapmak gelmiyor içimden, nefret ediyorum bütün bu rezilliklerden, her gün görmek zorunda kaldığım boşluklardan.
    0 ...
  31. 2605.
  32. yasak aşkı anlatan bir roman ve ondan uyarlanan film.
    filmin sonunda ise 2 ölü, 1 yaralı, 1 sakat, 1 ama ortada kalıyor...
    1 ...
  33. 2606.
  34. o değil de meğer arada yastık yokmuş lan !?
    4 ...
  35. 2607.
  36. en karlı matmazel in çıktığı bölümdür. geçti arabanın ön koltuğuna yayıldı.
    7 ...
  37. 2608.
  38. o değil de daha önce hiç izlemediğim için başta biraz anlama kıtlığı yaşadım ama zaten konu genel olarak bilindiği için heyecanla izledim final bölümünü. bir de dayanamadım internete düşen senaryoyu okudum bi yandan izlerken . * senaryodan okununca behlülün bihterin mezarındaki bölümü daha romantik geliyor. bir de aklıma takılan behlülün saçını sakalını birbirine karıştıracaksınız tamam . peki neden orjinal saç rengi değil de 2 3 ton koyusuyla yaptınız ki bunu ? kurt adama döndü adam. bihter görse bunun için mi öldüm lan diyebilirdi yani. *
    4 ...
  39. 2609.
  40. 2610.
  41. tam anlamıyla gözlerimi kocaman aça aça, gözlermde yaşlarla izlediğim bir final olmuştur. bazı kesimin "hiih ne ayıp hiç türk aile yapısına uygun mu bu şimdi" laflarının aksine, böyle bir olayın sonuçlarının ne kadar ağır olabileceğini ve daha bir çok şeyi gözümüze gözümüze sokmuştur. söyleyeceklerim uzun, bir an önce başlayayım...

    beren saat in oyunculuğu beni çok etkiledi. "nasıl dayanıcam anne" diye ağlayışı, son ana kadar umudunu yitirmeyişi, behlülden gelen son telefondan bile bir şeyler umut edip, "şimdi yanına geliyorum" sözünü duyduktan sonraki yüzündeki o umut, o sevinç ve hemen ardından helen "ben gelene kadar amcama sakın bir şey söyleme bihter nolursun hayatlarımızı mahvetme" yi duyduktan sonraki "peki" si... ölümü aklına koyduğu andan itibaren ki soğukkanlılığı ve aklını yitirmiş halleri, bakışları... beyaz, şaşasız elbisesi, makyajsız, saçları ıslak bir halde silahı almak için odadan yalın ayak çıkışı ve bu sahnenin aynadan gösterilişi... hiçbişeysiz, yalnız, çaresizliğiyle beraberdi bihter. silahı, söz geçiremediği kalbine dayaması da ayrı bir anlam ifade ediyordu. ayrıca adnan kapıdan girdiğinde bihterin ona arkasının dönük, behlülün amcasıyla yüzyüze gelmiş olmasında da bir göz kırpma vardı. bihter son anda dahi yüzleşmedi adnanla, zaten adnan bihterden yana yakınmadı bile, yalnızca behlüle "sen benim oğlumdun!" dedi ve bihter, ondan hesap dahi sormayan "koca"sına doğru başını çevirip sonra behlüle bakıp kendisini vurması farklıydı. ha ayrıca " nihali bırakamadğın için beni bırakıyosun.. nihal tek bir nefesle solup gidecek bir çiçek. peki ya ben? beni gözden çıkarabilicek misin? beni beni.. bihterini" demesi beni benden almıştır.

    behlülün apar topar eve gelişi ve bihter e yalvarışı da etkileyiciydi bence. her ne kadar çoğu kimse kıvanç tatlıtuğun oyunculuğunu beğenmese de bence güzel rol yaptı. "behlül" ü hissettirdi bize. zaten romandaki behlül firdevs hanımın yaptığı gibi kaçıyordu böyle duygusal değildi. mezarı başında bile "ben hep seni sevdim" diyemedi behlül. kendisiyle çelişti durdu. hem "elinden tutamadım senin... ben böyle bi adam olmasaydım... gidecek bir yer vardı..." dedi hem de "oğlum diyen bir adamı sırtından bıçakladım ben" dedi. son olarak da ağlayarak "hadi aşkım.. behlül kaçar" diyerek her şeyi terketmesi de anlamlıydı. çünkü "behlül kaçar" lafının kinayeli bir biçimde kullanılmasını bekliyordum bir yerlerde.

    bihterin intiharını zaten biliyorduk ama çekim teknikleri ve imgelerle bizi sanki hiç tahmin etmediğimiz bir sonmuş gibi etkiledi ama asıl şoku firdevs hanımın halini görünce yaşadım ben. olayların kızışacağını anladığı an tası tarağı toplayan firdes hanımın o hale gelmesi kimsenin beklediği bir şey değildi. son olarak cenaze arabaya konulduktan sonra elini bırakıp yoluna giden ve parmağındaki yüzükle oynayan çetin özdere bakışı da çok anlamlıydı.

    ve en çok etkilendiğim sahnelerden birisi nihalin hastanedeki sahnesiydi. bülentin kapıda öylece duruşu ve nihalin boylu boyunca kendinden habersizce yatışı, gözlerindeki o ifadesiz ifade kanımı dondurdu. küçük bihter olmaya başladığı andan itibaren nihalden nefret etmiştim ama o halini görünce tüylerim diken diken oldu. sanırım hazal kaya, "nihal" olarak hayatının rolünü oynamıştır sırf o bakışla...

    adnan zaten acısını, aylardır kendini sorguladığında çekmişti. bihter e boşanmak istediğini sölediğinde bihter in " her şey bu kadar basitti işte" demesi, bihterin tokadı oldu. evet her şey bu şekilde saplandığı çamurdan biraz olsun sıyrlabilirdi. sen adnandan boşanırdın, boşandığın için behlülde sana sık sık gelirdi. sonra birlikte giderdiniz. ne nihalle behlül evliliğe kadar giderlerdi ne de kimse bu denli yıkılırdı.

    karakterler hakkında sanki gerçeklermiş gibi konuşmamızı sağlayabilen tüm dizi ekibinin alnından öpüyorum. çemberimde gül oyadan sonra ekrana beni bu denli kitleyen ve finaliyle kanımı donduran, beni ağlatan başka bir dizi olmamıştı. tebrikler.
    7 ...
  42. 2611.
  43. veda bölümüyle sır kapısıkıvamında bitmiştir. tüm kötü karakterler cezasını bulmuştur. bihter eşşek cennetine gitmiş anasının ağzı götüne dönmüştür. behlül ise meczup olmuş saçı sakalı salmıştır. iyi karakterler ise bol güneş gören yeni bir eve taşınıp, zehirli sarmaşıklarından arınmışlardır.
    5 ...
  44. 2612.
  45. nihal'in hastanede yatıp öylece bakarken birden "peki ya beşir?" demesi göz doldurmuştur efendim.
    3 ...
  46. 2613.
  47. behlül'ün, bihter'in mezarı başındaki halini görünce koyu bilal'in, cevahir'e söylediği "sefalet" kelimesini aklıma getirmiş dizi.

    harbiden sefaletti ya.*
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük