tek kelimeyle süperdi, son tahmin ediliyordu ama izlemek ayrı bi zevkti tabi, cenaze merasiminde katya'yı gören oldu mu acaba yeni eşiyle gelmişti, firdevsin ağzı elips olmuş çetin anında boşamış ondan herhal, matmazel muradına erdi arabada yanına oturmayla başladı sanırsam beraberlik,behlül yaban modelinde yine kaçtı yaa resmen şaka gibi (ayrıca sarışın adam üzüntüden esmere dönmüş, benim bildiğim saçlar beyazlar neydi bu zenginlerde böyle oluyo galiba kurcalamayalım)
bihter yazık gerçekten vedası üzdü, ihanet eden biri ağlatırmı ağlattı işte, tüm oyuncular gerçekten tebriklikti.
eğlenelim gülelim gırgır geçip -'allah çarpmış firdevs hanımı böyle bir orospu doğurduğu için', 'lan behlül o sakal ne olum bir traş bıçağı alacak paran da mı kalmadı lan denyo'- keyiflenelim, lafımız yok. amma velakin şu diziye kötü diyen insanın aklını ham ederim. romanın dışına çok büyük oranda çıkılmamış, tadında bitirilmiş ki en önemlisi bu ve de tiye alınan oyuncuları yetenek şov yapmışlardır. ayrıca beren saat'in bu son bölümdeki oyunculuğunu da ... *
o değil de hayat yeminle bülent e güzel. baba-kız oturmuşlar ağaç mağaç nirvanaya ulaşmışlar felsefik yorumlar, hayata farklı perspektiflerden bakmalar falan. ikisinin de hayatı mikilmiş zaten. bülent o cırtlak sesiylen ''evi kapattık hadi yeni evimize gidelim'' diyor, pür neşe ablasını kucaklıyor, ''eski ablamı istiyorum'' diye dudak büküyor falan.
ayrıca behlül bihter tetiği çekip nalları diktikten sonra o göt kadar odadan ednan'ın boynuzlarından sıyrılıp nasıl çıkıp sakalları uzatacak kadar kaçabildi orası da ayrı bir merak konusudur.
bir türk dizimizin daha sonuna geldik. izlemiyorum diyen herkes bu akşam izledi bide ağlayanlar var yalan atmayın. bihter sıktı kendine, beşir uçtu, firdevse inme indi ve her zamanki gibi behlül yine kaçtı... ne diyelim darısı yaprak dökümünün başına.
firdevs hanımın olayın felaketini farkedip eşyalarını toplayıp kaçıp gitmesi ve sonunda cenazede ağızının ve burnunun kayması. anne yüreği dayanamadı tabi. (bkz: yazık ama be:D)
ağzıma sıçan bir finale imza atmıştır. iyi anlamda diyorum. ağlattınız lan. lostla da karşılaştırmayalım bence. başlarım öle amerikan dramasına hiç anlamam ben onlarınkinden.ben bugün o dramanın allahını gördüm. yapımcı, senarist, oyuncu emeği geçen herkese helal olsun.
herkes nasıl biteceğini biliyordu, buna rağmen herkes etkilendi.
süleyman efendi üstüne alınmasın son yılların en kalbur üstü oyunculukları vardı bu dizide...
cemilenin beşirin tabutuna sarılması ve peykerin ağlayışları inandırıcıydı.firdevsin çetin özdere son attığı bakış da çok vurucuydu, biten kaybettiği herşeye son bakış gibi oldu. (vay be iyi damara bağladım)
nihalin istediği oldu matmazel ön koltuktaki yerini aldı efem.
son olarak behlüle o kumral noel baba sakalı yapan makyaj ekibine tebriklerimi sunarım.
son ses finalini izlediğim için bana küfreden bütün apartman komşularıma saygılarımı ve sevgilerimi sunarak söze başlıyorum.
lan bihter naptın sen? adnan tam behlül'e "sen oğlumdun, oğlumdun sen" dediği sahnede tetiği çektin. yüreğime indi lan!
abi o kadar benimsetmişler ki diziyi. neyse, diziyi allah'tan ailecek izlemedik. * behlül'e de uyuz oldum. lan olm "ben hep, ben hep" diyorsun. bihter'in mezarında bile "ben hep seni sevdim" diyemiyorsun kıza. yuh ulan sana!
firdevs hanım desen, kızının ölmesine dayanamayıp sen felç geçir, sonra 2 gün sonra viyana'da evlenme planları yaptığı adam onu yüz üstü bırakıp gitsin. olacak şey değil...
nihal desen, hasta rolü yapmayı bile beceremiyor. bırak kızım sen bu işleri, senden oyuncu falan olmaz! bi de dizinin son sahnesinde güya babasıyla matmazel'i yalnız bırakıcam ayaklarında "arka koltuk daha rahat" gibi bir beyenatta bulunuyor. fesupanallah!
özetle, böyle bitti be azizim... he unutmadan, bihter seni bulacam olm!
süper bi finaldi kimse taş atmasın 3 defa gözlerimi doldurmuş 1 kezde ağlatmıştır kendisi beni, yalnız 1 gün önce kısmında baya kaydım kendilerine, geçen hafta boşuna izlemişiz saklamışlar çoğu şeyi. Neyse harikaydı, behlülü'ün yapma sakalları hariç