ilgili kişiyi günde 6 saat düşünmektir , bu akut evresi, eğer 8 saat düşünmeye başladıysanız ki buda kronik halidir! artık sizin için yapacak tek şey 46 numarada (bakırköy) boş bir kontenjan bakıştırmaktır.
yukarıda ki teşhis ve tedavi yöntemi karşılıklı va karşılıksız aşkları kapsar,platonik aşkların durumu saklıdır.
Bir tür hastalık halidir. Sadece aşık olduğunuz kişi ile vakit geçirirken kendinizi iyi hissedersiniz. Ve evet yapılan tüm genellemeler doğrudur. Midede kelebekler, uykusuzluk, gastrit başlangıcı, iştahsızlık... Fakat hepsi geçer, vucutta en hasar gören organınız kalbiniz olur. Neyse ki o da zamanla hafifler. (bkz: klişe timi)
ilk gördüğünüz andan itibaren içinizde bir şeyler olur ve bilirsiniz, bu o'dur. akabinde gelen dalıp dalıp gitmeler, yüzde beliren o aptal sırıtışlar, hayaller kurmaya başlamalar, en kasvetli havalarda bile güne aşırı heyecanlı başlamak.
bel kısmında hafif soğukluk.
tam ensede ağrıma.
mide bulantısı.
karın ağrısı.
uykusuzluk.
şiir yazma çabaları.
salak salak hareketler.
kendini bir bok sanma evresi.
tüm bunlara rağmen dünyanın en mutlusu olduğunu iddia etme girişimleri.
dolmuşta "vur hançeri kalbime kanlar saçılsın, fazla derine inme, orada sen varsın" vari yazıları okuyup, düşüncelere dalıp, en sonunda "adam haklı ama olm" demek.
coollukmuş falan peeh.. geç onları dostum. eskide kaldı onlar.
normalde pat pat konuşurken onun yanında iki kelimeyi bir araya getirememek, toparlamaya çalıştıkça daha da derinlere batmak.
en sevdiğiniz şey olan çikolatadan bile bir ısırık aldığınızda karnınızın içinde pır pır eden birşeyler olması.
hiç geçmek bilmeyen analiz derslerinin bile 5 dk dan az sürüyor gibi gelmesi.
hoca dersten atarken bile boş boş sırıtabilmek.
telefon elde aynı mesajı onlarca yüzlerce kez okumak...
(bkz: aşık mıyım ne?)
hızla çarpan kalp,içten içe titreme,(aşırı boyutlarda baş dönmesi),midede uçuşan kelebek,şapşalımsı gülümseme,her an yanınızda olması gerektiğini hissetmek.o olmadığında kalan buruk bir kalp..işte aşkın ilk belirtileri..
Gözlerinizin ve kulaklarınızın işlevi azalır. Daha önce gördüklerinizi göremez, duyduklarınızı duyamaz olursunuz. Kısaca dalgınlık yani.... Dalgın olursunuz işte. Biri size bir şey söyler; cevap vermek için döndüğünüz de "beni duymuyor musun?" demesiyle irkilirsiniz. Ayak üstü azar olayı yani. hayatınız bi tuhaf olur; onunlayken muhteşem, onsuz düşünceli.
ilk başta yok canım ne alakası var ya ile başlar, sonra yavaş yavaş mi acabaya çevirir, en son evrede de tamam ya allah kahretsin dedirtir. kelebekten bozma bişeyler uçuşur midede, kalpte, klasikleşmiş bişeydir artık, hani aşık oldum ben galiba dedikten sonra ya böyle midemde kelebekler uçuşuyo valla demenize de gerek yoktur, herkesçe benimsenmiş bi yargıdır.. pollyannanın türk versiyonu olup çıkarsınız, anlamsız sırıtışlar, her müziğin bana sana ona falan gelmesi, baktığım her yerde seni görüyorum tripleri, vesaire..
düşününce heyecanlanma,karşısında konuşamama,konuşunca saçmalama,yanındayken elini kolunu nereye koyacağına karar verememe,bütün insani davranışların safdışı kaldığı,insan formundan çok uzak davranış biçimidir.