Ağır yaşamları izlerken bu kadar ilerlemeden yediklerime ictiklerime dikkat edeyim sonra bende böyle olurum diyorum sonra reklam arasında yemek reklamı görünce yine Karnım acikiyor.
DR Nowzaradan, dünyaya geldiği güne, lanet ediyordur zannımca.
Laf anlatamıyor ayol!?
Doktor, Yeme, ölürsün diyor, 400 kiloluk Tony' nın şeyine salladığı yok affedersin.
Halâ, Fast food diyafonuna " Aile boyu kızarmış tavuk, büyük boy kola, xl vişneli turta" diyor iyi mi?!
Eee yuhhhh! ne diyeyim?!
Öl sen Tony, öl yaaa!
Genelde çocukluk travması olur. Yeme bozukluğu bir çeşit psikolojik rahatsızlıktır. Bende de var tedavi olmuyorum. Doymak için yemem, yemek için yerim öylesine. Kusana kadar bile yiyebilirim. Bazense hiç yemem , ciddi anlamda. Bu insanları görünce de iştahım aksine daha çok açılıyor. Her neyse. Tedavi olunmazsa bence yeme bozukluğu ağır yaşamlara konuk olmanızı gerektirir. çünkü altında başka nedenler de yatar.
Şuan Dr nowzaradan in ağır çomar bir zenci kadına denk geldiği program.
Kadın ısrarla "Tanrıya inanır misiniz? size ona göre ameliyat olucam" dedi. adam kedini parçaladı "ben sana bilimsel olarak anlatmaya çalışıyorum tanriyla ne alakası var" dedi. sonra kadın "tanrı zayiflamami istiyorsa zayiflarim" dedi. sonra Dr nowzaradan "git kendini bir pencereden aşağıya at bakalim tanrı seni kurtaracak mi" dedi * .
ALayınının psikolojisi bozuk, travmatik bir hayatları var, içindeki boşluğu da yemekle kapatmaya çalışıyolar tıpkı madde, seks, alkol, sigara, kumar bağımlıları gibi. Diyet-ameliyat dışında da psikolojik destek almalari lazım.
Türkiye'de obezite oranı gittikçe artıyor. Nowzaradan'ı birkaç yıl sonra Türkiye'de de görebiliriz bu gidişle.
Askere gitmeden önce ara vermeksizin izleyerek 74'ten 69'a inmiştim. Adamlar yedikçe ben spor yapıyordum. "Ulan Memo bak abur cubur yersen, sporu bırakırsan böyle su aygırı gibi olursun ha, ona göre" diyerek motive ediyordum kendimi. Ne zaman izlemeyi bıraktım abur cubura gömüldüm. Şimdi 77 kiloyum. En kısa zamanda tekrar başlayacağım efendim, evet.