önce endüstriyel futbol denen zımbırtıyı fenerbahçe ye nüfuz ettiren,
kongre üyelerine yaptığı havuz, tesis vs ile kendine mürid gibi bağlayan,
kurumsallaşma diye diye taraftarın sevdasını ve parasını sömüren,
tepki göreceğini gördüğü anda yalandan istifa edip mazlum edebiyatı yapan,
kale arkasına giren öğrencinin, esnafın dişinden tırnağından arttırdığı parayı ciğeri beş para etmez ruhsuz hocalara ve topçulara kaptıran,
en fazla 3 milyon edecek mehmet topuz a bir inat uğruna 9 milyon bayılan,
halkın takımı olan fenerbahçe yi burjuva takımı yapmaya çalışan,
taraftarın sinirlerini alan, tepkisiz bir topluluk haline getiren,
kadıköy ü cehennemden tiyatroya çeviren,
sahip olduğu hiçbir şirketinde belki de 45 yaşını aşan adam çalıştırmazken, 70 yaşındaki adamı hoca diye takımın başına getiren,
sıkıştığı anda aykut, oğuz, rıdvan gibi camianın değerlerini aslan kafesine atıp kapısını kilitleyen,
ali ağaoğlu gibi durmadan inşaat yapan,
artık kendisi için kimsenin yürüyüş yapmayacağını bildiği için, istifa kavramını unutan,
futboldan da inşaattan da anlarım deyip, bir boktan anlamayan,
bir galatasaray'lı olarak duruşunu, icraatlarını, karakterini beğendiğim fenerbahçe spor klübü ve şuan ki klüpler birliği başkanıdır. kendi takımını satmaz. taraftarını satmaz. oyuncuları ile direk ilgilenir. transferde direk müdahele durumundadır. neyin ne olduğundan haberi vardır. kimseye yalaklık yapmaz. gerekirse takımı için kendi cebinden para harcar. hayali söylemlerde bulunmaz. bir galatasaray'lı olarak kendi klübümüzde görmek istediğimiz bir başkanın profiline sahiptir. ama malesef bizi böyle bir kişi deil yavşaklar yönettiklerini sanıyorlar.
not: gerçekten çok beğeniyorum aziz başkanın duruşunu , buradan kendisine saygılar selamlar.
edit: deselerdi 1000. entry'ni aziz yıldırım hakkında gireceksin diye inanmazdım. ama en azından karakterli bir kişi için girmiş oldum!
koyu bir fenerbahçeli olarak son 3-4 yıldır iyice kıldım kendisine.lakin adnan polat'ın dün akşamki rezilliğinden sonra,gözümde büyüyen başkan.kibirlidir,artisttir vs.ama en azından,adnan polat gibi kendi taraftarını başbakana şikayet etmemiştir.bir tane kıçı kırık stat için devlet erkanına domalmamıştır.inşaat bilgisi,taraftarın katkısı ve iş bitiriciliğiyle türkiye'nin en güzel stadının yapılmasında 1.ci adam olmuştur.
davet edilme seklini begenmedigi icin turk telekom arenanin acilisina gitmemis fenerbahce baskani. adnan polat'in sekreteri aziz yildirim'in sekreterini arayip eger gelecekse davetiye gondereyim demis, aziz yildirim da boyle davet sekli mi olur diyerekten acilisa gitmekten vazgecmis. ilgili haberin tamami icin:
ligdeki her bokun müsebbibi başkan. yeter ki fenerbahçe az buçuk kendine gelmesin. ne hakem odaları kalır, ne futbol yorumcuları, ne de başka başkanların aldığı cezaların kıyaslanması. neye göre? gazete küpürlerine göre tabi.
not: genellikle böyle sikindirik spor programlarını tercih etmiyorum seyretmek için. ama dün hakan şükür, tamburacı ve gökmen özdenak zavallılarını görünce gerçekten üzüldüm. lan neredeyse trabzonspor forması giyip yorum yapacaklar. lan açık açık söyleyin oğlum; biz bu sezon sonuna kadar trabzonspor yorumculuğu yapıcaz, geçici olarak kapalıyız, biz de bilelim. allah sizi nasıl biliyorsa öyle yapsın emi!
en iyi yaptığı işle, tesisleşmeyle uğraşması gerekirken, pek ehil olmadığı futbol konusuna burnunu fazlaca sokarak "büyük başkan" olma konusunda sınıfta kalmıştır.
tribün konusunda sırf "bedava biletçileri" değil; herhangi bir tribün grubuna mensup, yani yeri gelince "yönetim istifa" diye sesini çıkarabilecek tüm taraftarları sindirmiştir.
kulüp içinde sivrilen, kendisine rakip olabilecek tüm başkan adaylarının akıbetlerini bildiğimizden, pek demokratik bir başkan olduğunu da söyleyemeyiz.
son sözü yine kulüplerin asıl sahibi olan "taraftar" söylesin:
futbolun mafya babası. zira hakemlerdir ondan en çok korkan. mesela saracoğlunda aziz'in izni olmadan ossuramazlar bile. yoksa soyunma odasını basar. çıkınca tehdit eder ya da federasyon için aleyhte cd ler hazırlayıp, basın toplantısı yapar.
dün akşam sinan engin tv8'de kendi ağzıyla sinan vardar ile atıştıklarını ama herhangi bir kavga olmadığını söylemiştir. yani demem o ki, kendisi sinan vardar'a boşsun boş demiştir. bütün gerilim bundan ibarettir.