Güzel bir şiir ile anlamak daha mümkün güzelliğini.
işte Eyle
seni görüp yüregim bir hos olir
yanir yanir tutusur ataslanir
sonra iste öyle kaybolir sönir
diyecagsanki niye
iste eyle
aksam olur davar gelir nahir gelir
beklirem beklirem bir sen gelmirsen
baban/anan seni bizim yakaya koymir
diyecagsanki niye
iste eyle
geceleri seni hep düsünirem
pencereye bakip seni görürem
"gel" direm gaybolup birden gidiysen
diyecagsanki niye
iste eyle
--
seni ele sevirem ki...
diyacahsan ki niye ?
ne bilim işde ele !
seni görende bir hoş olir,
ölir, ölir, ölirem...
ahşam olir, davar, nahır, mal gelir,
komlar, ahırlar dolir.
sayiram, sayiram biri esgik.
bi daha sayiram,
bir de bahiram ki tamam.
ama üzülirem;
diyacahsan ki niye?
bennam işde ele!
yassi olir,sekide eymek yiyeceğam.
civil lavaşi dürüm edir, tam kıtliram,
sen ahlıma gelirsen, boğazimda dügümlenir, yiyemirem.
gene diyirsen ki niye?
işde ele...
anam örtileri serir...
gendi gendimi yiyirem.
o da gidir, külli biçare galiram.
gözlerim süzülir, uyuyacağım uyiyamiram.
gafam garişir, yüregim sıhişir, yatamiram.
gene diyirsen niye..?
işde ele...
guşluğa doğri daliram,
hayal, hülya görirem, sanki yanımdasan.
sevinir, sevinir bir hoş oliram,
bir de ayıliram ki, yastığa sarılmışam.
diyacaksan ki niye?
amaaan, işde ele!
sabah olir, horozlar ötir, gün doğir...
gahiram tavuhlara, culuhlara yem verirem...
culuhlari dutir dutir öpirem.
onlari bile sene benzedirem.
saggın deme niye?
ne bilim işde ele!
gün gibi gelir, ay gibi gidirsen.
beni yiye yiye bitirirsen.
hep ömrümden götirirsen.
seni sevdigimi de coh ey bilirsen.
diyirsen ki niye?
bilirsen işde ele!
babam beni gapiya goymir diyirsen.
ey helt yiyirsen.
gomşulara, emin, bibin, ezen gile gidirsen...
medem ele çıh cama, tırhıca gel!
yüzün görim, bu da bene yeter.
saggın deme niye?
işde ele...
türkiye türkçesindekilerden farklı kullanılan bir kaç sözcüğe aşağıda yer verilen keyifli dil...
bir davette yemek yenilmektedir. bir ara su içmek isteyen FiiLiLiVATA, evdeki yardımcıya dönüp "masaya bardak alabilir miyim" şeklinde nazik bir soru sorunca masada buz gibi bir hava eser. azeri hemşerilerim gülmektedir... nedeni sonra kulağıma eğilen yaşlı bir akraba tarafından kulağıNa fısıldanır ki azericede bardak, hayat kadını, fahişe anlamına gelmektedir. sonrasında yine yaşlıca bir teyzenin FiiLiLiVATAYA "subaysaaaan??" şeklinde sorduğu soruya "hayır bankacıyım" YAnıtını vermesi yine gülüşmelere neden olur. aynı yaşlı amcanın mütercim tercüman edasıyla "bekar mısın timeg istiyir" şeklindeki yardımıyla durum toparlanıp "evet evet" yanıtı yapıştırılır. sonrasında mezun olunan bölüm üzerine konuşulurken başka bir teyzenin "menim gızımda ekonomi okuyuptu, şimdi karhanede çalışır" sözü ile soğuk duş alma sırası fiililivataya gelir. yazık yaw aile içi şeyler işte ehe ehe falan diye düşünürken mütercim tercüman amca durumu açıklar: karhane, fabrika demektir...
Ayrıca BiR AZERiDEN "marağınıza göre sağ olun." diye bir şey duyarsanız aman yanlış anlamayın, sadece ilginize teşekkür ediyordur.
gördüğüm arkadaşlarım kadarıyla;
çok süratli konuşurlar. eğer bir azeriyle geziyorsanız başka bir azeriyle yan yana getirmemeye çalışınız. bir kaç dakika içinde bir sürü şey konuşurlar çoğunu anlmazsınız. gülmeleride aynı şekildedir. hızlıca gülüp susarlar. bazı kelimeleri kısaltırlar. mesela
gelmiyor -> gelmir
olmuyor -> olmır
çıkıyor -> çıkır
bazılarını da uzatırlar:
sen -> seeeeennnnn
dinlerken hoşa giden, gülümseten ama bizim kullandığımız Türkçeye çevirilirken dumura uğratan türkçedir.
--spoiler--
Devrin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in Azerbaycan'ı ziyaretinde oranın millet meclisi önünde konuşma yapar ve konuşmasını bitirir. Kürsüye sayın Rahmetli Haydar Aliyev çıkar ve sözlerine başlar. Türk dünyasının gelmiş geçmiş en büyük pezevengi Süleyman Demirel diye söze başlar. Bizim Cumhurbaşkanı kıpkırmızı olur tabi hafif bir tebessüm anlamış gibi yapar.
Pezevenk(Az)--->Büyük Adam yada Kalıplı insan(Tr)
Radyoda bir haber: Azerbaycan seçkin pezevenk askerleri ellerinde yar*larla kerhaneyi bastı.
Pezevenk--->Büyük Adam yada Kalıplı insan(Tr)
Yar*(Az.)--->Silah(Tr)
Kerhane(Az.)--->Şeker Fabrikası(Tr)
Üniversitede ders sırasında derse Rektör gelir! (ne şans ayda yılda bir gelir)Ögrencilerle biraz konuşur konuşma sırasında sesini yükseltir. Bir öğrenci niye bağırıyorsunuz deyince Rektör sınıfı terk eder.
Öğrenci üniversiteden atılır 2 gün sonra da yine alınır.
Bağırmak(Az.)--->Anırmak(Tr)Eşşeklere denir]
Arkadaşın biri tıklım tıklım otobüste öteki arkadaşıyla konuşması sırasında "Huylu huyundan vazgeçmez" der. Otobüstekiler ona dönerek tip tip bakarlar.
Huy(Az.aslında Rusça)---->Yar*(Tr)Cinsellik organı]
Yine arkadaşın biri metroda akşam sen beni çaldır bende seni çaldırırım der. Yine herkesin gözü bizim kahramanlarda.
Çaldırmak(Az.)---->Saxo Çekmek(Tr.)
--spoiler--
yarısından çoğunu anlamasakta sevimli bir aksanı vardır. bu tatlı aksan insana sebepsizce azerbaycan televizyası takip ettirir. anlayabildiğim kadarıyla h' leri "x" ile, "e ve a" arası okunan harfleri ise ters "e" biçiminde yazıyorlar. sinemaya "kino", seyirciye "temaşacı" neyin diyorlar.
çoğu kişinin anlamadığı dil.özbekçe,kırgızca,kazakça neyse de azerice de olmasın artık.buraya gelip yerleşen azeriler
bir müddet sonra türkçeye ayak uydurarak sadece bazı harfleri azericeye bağlı kalarak kullanıyorlar:"men gelmişem" mesela.işte bir azeriyle vatandaşımız burda konuştuğu zaman diyo ki kendi kendine:"azerice aynı türkçe gibi, anlıyorum".oysa ilgisi yok.azerbaycan tv yi açın bakalım ne kadar anlıyorsunuz.1930-40 larda türkçede yer alan kelimeler,sovyet rusyanın etkisi...azericeyi bile anlayacak durumda değiliz.