bu kadına çirkin diyen erkeğin erkekliğinden şüphe duyulur. net.
edit: iddiam tam bu değil aslında. şöyle söyleyeyim; bu kadını arzulamayan erkeğin erkekliğinden şüphe duyulur. hah şimdi oldu. :)
bununla tanışmıştım. 3-5 sene önceydi. hayran günü mü neydi. hayatımda bu kadar erkeği bu kadar itişirken bi maçta gördüm. bi de burada. yalnız inanılmaz güzel azizim. resim falan çektirdim. o zamanlar tam bi ergendim. abazanlığım tutup "sizi bi kere öpebilir miyim?" diye sormuştum. belki şirinliğimden belki iyi kalbinden olur demişti. bi de o beni öpmüştü. şimdi siktir git diyen olabilir ama. dizlerimin bağı çözülmüştü. lan ne günlerdi be. o gün dersaneyi asmıştım. yazarken bile ellerim titriyor. tabi hazırlıklı gitmiştim. gittim googledan en güzel resmini buldum. yazdırdım. "sevgili firsstmusso'ya sevgilerle,aysun kayacı" yazmış. efenim özenle muhafaza ediyorum. hatta tarayıp nesilden nesile aktarabilirim.
şimdi düşünüyorum da küçükken daha bi cesurmuşum. ya da heyecandan. nasıl cesaret etmişim pes doğrusu. pileykumatlarrr diye bağırıp bunu bun alın bunu diyebilirdi. buradan ona kucak dolusu sevgi ve öpücükler...
siyasi literatürümüze "dağdaki çobanla benim oyum bir mi" saçmalamasıyla giren ve kendisine "üniversitedeki prof ile senin oyun bir mi" diye sorulması gereken kişidir.
sanatına bayılıyorum. bende çok değişik etkiler uyandırıyor.
(bkz: kriko)
zekası için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. ama sürülebilir bir zekası var derim.