sen daha iyilerine layık değilsin, sen banada layık değilsin. kendini düşünen, bencil itsin, beni anlamak yerine ezber hayatında kendini anlatmaya çaliştın ilk günde iyi anlattın yandaştın, en son gördüm ki tayyip gibi bıyıkların olsa başbakansın.
klişe gelecek ama ben ona dinlemesi için yolladığım şarkıda geçen bir sözü söylemiştim, ateşli bir tartışma anında. "i am finished with you", türkçe'ye seninle işim bitti tarzında çevrilmişti çeviri sitelerinde. ben de ondan esinlenip tam konuşmanın sonunda ona, "seninle işim bitti" demiştim. sonradan biz onun bi arkadaşı aracılığı ile barıştırılmaya çalışıldığımız sırada söylediğine göre bu söz çok ağrına gitmiş, gururuna dokunmuşmuş falan. bu muhabbetten sonra şarkıya falan küstü zaten. şimdi ne mi olduk? birbirimize küsecek kadar bile birbirimizi umursamıyoruz.
bir anlamı var mıdır? yoktur. ayrılırsın. orada bırakman lazım onu; öyle bir gitmelisin ki, bir daha asla geri dönmeyecekmişsin gibi hissedecek. sensizliği, seni aklına getirdiği her anda tadacak. uğruna can vereceğin elleri, korkudan telefona gidemeyecek; ellerini sevdiğini de hatırlayacak ki kendisine zarar versin. aşk, girerken han kapısı, çıkarken iğne deliği değildir demişler. adam gibi geldiysen, adam gibi; delikanlı gibi gitmesini de bileceksin. gerekirse ondan nefret de edebilirsin. bu öylesine bir nefret olacak ki: o, başkalarının ona olan aşklarında bile o nefreti arayacak.