teknik direktörlüğü bile kaldıramamış şahıs. demek ki başkan olsa ne yapacak ya da bir üst mertebe olarak. bazı insanlar halkın önüne çıkınca sapıtıyor.
bunlar nasıl aile babası ya da koca oluyorlar şaşılacak iş.
bazı insanların kredisi sonsuzdur ya hani nolursa olsun silinmez gönlünden. onun ismiyle büyümüşsündür, kahramanın olmuştur. özenmişsindir hep, bi kere karşı karşıya gelebilecek miyiz acaba ya demişsindir. gözleri parladığında sevinçten içiniz dolar taşar, bir haksızlığa uğradığında böyle içinizden bir parça kopar. benim içinde o adam aykut kocamandır. yılmaz özdilin hakında yazdığı köşe yazısı başucumda durur. yazı ingiliz şair olan rudyard kiplingin şiiriyle başlar. bir dizesi vardır ki aykut kocamanın bunu kendine ilkesi olarak edindiğine inanırım. “ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir, ikisine de vermeyebilirsen değer” belki birlikte çok güzel günler göremedik (ki bence gördüklerimizi yok sayamayız) ama en kara günümüzde adam gibi arkamızda durmuştur. benim baktığım gibi bakılmasa bile bu adama, en azından bu yüzden sonsuz saygıyı hakeder. inkar etmek insafsızlık olur.
her ne kadar alex'i gönderiş şekliyle kendisini asla affetmeyecek olsam da kulübün zor zamanlarında bizlere yaşattığı başarılar, heyecanlar saygı duymama yeter. her zaman taraftarın efsanesi olacak alex ile birlikte.
bu akşamki galatasaray maçında bir daha gördük ki anlaşılamayan teknik direktördür. oyun planı orta saha çevresinde yapılan kısa paslar. evet sadece bu. hocaya birilerinin ceza sahasına girmeden çok zor gol atabileceğini anlatması lazım. alex, hleb ve torje belki de bu fikri savundukları için gönderildiler. 10 kişi kalmış rakibe karşı en iyi forvetini 80'de oyuna sokarak ilerleyen dönemde traore'yi de bitireceği anlaşılmıştır. yabancı sınırı ortadayken vasat yerli futbolcularla takım kurmayı tercih etmiştir. getir 2-3 tane fransa'dan süratli adam koy ön tarafa yardırsınlar hoca. konya taraftarına allah sabır versin.
not: barbosa'yı isteyen takım taraftarı.
bunu diyeceğim aklıma bile gelmezdi ama aziz yıldırım bundan daha iyi teknik direktörlük yapar neyse ki konyalı değilim fenerbahçemden uzak dursun aykut.
trabzonu seven kral.
ayrıca en iyi hücum defanstır felsefesini savunan biri olarak fenerbahçeyi çalıştırdığı zamanları özlemekteyim.
ulan bu adamın zamanında lig şampiyonluğu, türkiye kupası şampiyonluğu kazandık. avrupa ligi finalini her zaman attığımız penaltıyı atamayarak kaçırdık. şans işte napacan
neyse uzun lafın kısası özlenen rayızdır.
hakkında ; (bkz: kral ve imparator) okunması da tavsiye edilir
son trabzonspor maçında takımı konyaspor, 119 km koşmuştur. kaleciyi çıkar, kişi başı koşu mesafesi meselesini takımına uygulamayı başarmış olduğu ortada. oynattığı oyunu beğenmesen bile; adam, kendi prensipleri ile çelişmeyen bir takım yaratmış. *
edit: her hafta izlemediğim maç özetlerini ligtv.com dan izliyorum. ilk önce konyaspor maçından başlıyorum sırf aykut kocaman'ı görücem diye.bazen diğer maçlara bakmıyorum bile.