en sevdiğim futbolcuydu. en sevdiğim teknik direktör oldu. umarım bir gün en sevdiğim başkan da olur.
etrafında hiç kimse kalmasa bile ben hep seninleyim hocam. tanrı seni korusun ve yüceltsin.
inşallah bu gece buralar entry dolmaz. aykut abimle baş başa muhabbet ederiz.
fenerbahçe'liliği ve adamlığını herkes bilir. şike sürecinde babalık yaptı, kendini yıprattı fenerbahçe için.
farklı bir teknik direktör türkiye için.
fizik ve pasa dayalı bir sistem oyunu vardı kafasında. geleceğe yönelik planları vardı. kimsenin yapamayacağını yapıp alex gibi bir futbolcuyu gönderdi ve kendi oyununu baştan kurdu. geçen sezonun başında çok bocaladı takım. daha sonra sezon sonuna doğru aykut hocanın sistemi takımda takır takır işlemeye başladı. ama geç oldu işte. herkes aykut hocayı eleştirirken o kendi planını kuruyordu kafasında. hatta kurmuş ve işe başlamıştı bile. azizin dediği "antrenör takımı" olma işi iyi gidiyordu aslında. bunların yanında oyuncuların teker teker fiziksel analizini yapıp farklı antremanlar yaptırıyordu. Dortmund'un son 2 sezondaki şampiyonluğunda büyük rol oynayan sistemi, kendi takımında görmekte kararlıydı. 1 milyon Euro'luk bu teknoloji takımın top kontrolünü artırıp pas trafiğinin hem hızlanmasını sağlıyor hem de isabet oranını maksimuma çıkarıyordu.(tabi bunlar için kaliteli oyuncu lazımdı. biz koca sezonu caner selçuk bekir gibi adamlarla geçirdik. yetmedi orta alan oyuncularımız sakatlıklardan kurtulamadı. bazı oyuncularımız şike sürecinden yıpranmış ve formsuz idi.*)
bu yaz gerekli takviyeleri yaptıktan sonra uçardı bu takım. ama olmadı, aziz yıldırım kovdu adamı. padişahımız tabi istediğini yapar bir şey diyemeyiz.
herkes reddetsede iyi bir teknik adamdı aykut kocaman. yukarıda bahsettiklerimin dışında birde rakip, oyun analizi konusunda iyiydi. bunu kendi oyuncuları üstüne basa basa söylüyordu her zaman.(kuyt her avrupa maçından sonra ropörtajında söylerdi)
oyuncu ilişkileri, oyuncuyu tanıma, maç sırasındaki hamleleri, oyuncu seçimi ve takımın mental olarak hazırlanması gibi bir çok konuda kötüydü.
böyle bir teknik adamdı fenerbahçe'nin efsane forveti. büyük saygı duyduğum, sevdiğim bir insan. umarım bir daha fenerbahçe'de görürüz seni hocam. yolun açık olsun.
süper lig tarihinde 8 golle fenerbahçe forması ile galatasaraya en fazla gol atan oyuncudur.
kendisi anlatmaz bunları Efendi adamdır, siz araştırın gençler.
tek kelime ile efsanedir. gs'li sevmez normal, fenerli olan gül bile atmasın bu adama, incinir.
ali şen gibi mafyavari bir Adam tarafından en verimli çağında takımdan kopartılmıştır da ağzını bile açmamıştır fener sevgisinden dolayı. kendisi oğuzla birlikte takımdan ayrıldıktan sonra gs dört yıl üst üste şampiyon olmuştu, anlayın artık önemini.
oğuz ile aykutun o dönemin fenerbahçesi için ne demek olduğunu anlamak için gs den selçuk inan ile burak yılmaz'ın takımlarından ayrıldığını düşünün. ikiyle çarparak. ve sekiz senenin ardından.
şaka bir yana teknik adamlığı tartışılır ama fenerbahçe'nin en zorlu dönemlerinde başında o vardı. helal olsun düzgün insan. en azından zoru görünce kaçmadı böyle fenerbahçelilere ihtiyaç var. bir de emre belözoğlu'na bakın. neyse boş ver. *
kurduğu takım, oluşturduğu oyun stili hala fenerbahçe'ye zarar veren kişi. güzelim takımı mahvetti, düz adamlardan kurulu bir takım haline getirdi. kendisinin fenerbahçe'ye verdiği zararı kimse vermedi şu ana kadar.
türkiye liglerinin gördüğü en zeki forvet oyuncusuydu. ayrıca türkiye'nin en potansiyelli teknik adamıdır. onun olduğu yerde umut vardır, adamlık vardır, zeka vardır.
milli takımın başına geçerse "bugüne Kadar gördüklerimiz neydi" dedirtir. türkiye 2016 avrupa ve 2020 dünya kupasına katılır.
kendisi şu anda fenerbahçe sportif direktörüdür. kadro, transfer kendisinden sorulmaktadır. sırf tepki çekmemek için açıklanmamaktadır. ersun yanal tarihinde nadir gelecek bir olayı tepmemek için bu duruma razı olmuştur.
fenerbahçe' ye soru işaretleriyle dolu bir futbol oynatmış teknik direktör. alper potuk' un da dahil olacağı ersun yanal sisteminde fenerbahçe' de mücadele ve kıpırdanma açısından ilerleme olduğu resmi maçlarda fark edilmiştir. fenerbahçe' nin kendisini geri getirmesi, hem bu hareketliliği bitirecek olması hem de yanal' ı rencide edecek olması açısından üzücü ve yanlış olur. milli takım iddialarına ise şaşırarak bakmak gerekir. mustafa denizli boştayken kendisini milli takım için düşünmek acele bir karar olur kanısındayım.
nasıl korkak bir zihniyet aşıladıysa koskoca takım; etkisinden çıkamamış olsa gerek orta sahayı geçince topçular eline yüzüne bulaştırdı pozisyonları aminüm. bundan sonra taraftar olarak bile gelmesin stada.
100-150 milyon euro harcayıp takıma gerçekten kaliteli topçu olarak sadece sow-topal-alves-kuyt-(emenike)'yi kattı. anelka ile carlos ile oynayan takımı webo'ya caner'e muhtaç etti. götüme girmeyeceğini bilsem ne küfürler yazardım da.. çınlıyordur umarım kulakları bol bol.
kazandığı dört maçı hatırlatalım arkadaşlara,
birisi arena da süper final maçı anlatmaya gerek yok zaten,
birisi geçen sene şampiyon giden takım.
kaybettiği finaller süper final geçen sene kupa 1, fenerasyonun uydurduğu playoffta son maç kazanamayınca kupa gitti.
maçların sayısı önemli değil, maçın önemine göre bir psikolojik üstünlük oluyor.
biz finalleri kazanalım da varsın rakamlar sizi göstersin.
gelen gideni aratacak.
''takımı bayern gibi yapacaktı'' denilerek savunulan hoca.
koçlar deli mi sikiyor lan sizi ?
bırak alman makinesi bayern'i, kendi ligimizde olan galatasarayın yaptığı hücumların yarısını yaptıramıyordu takıma.
adam bildiğin ''garanti futbol'' adı altında, yunan milli takımının oynadığı o iğrenç defans oyununu oynatıyordu fenerbaçeye.
3 ön libero, 2 tane defans özellikli kanat oyuncusu, (caner, kuyt) zavallı sow ilerde süt dökmüş kedi gibi, 6 tane adamın arasından top çıkartmaya çalışıyordu.
zaten her şey bitmiş, elendiğimiz benfica maçında neredeyse ayıp olmasın diye oyuna son 20 saniye de soktuğu stoch girdiği gibi 2 pozisyon yarattı.
birazcık o mükemmel taktik dehasından feda edip, 10 dakika önce alsa oyuna, şimdi final oynamış olacak ya da en kötüsü penaltılarla elenecektik.
koşmuyor diye gönderdiği alex brezilyanın konyasporunu neredeyse ligte şampiyon yapacak ama onun bize mirası cristian hala yürüyerek oynuyor.
oyuncu olarak efsanedir ama teknik direktör olacak facianın faciasıdır..
bir de bayern falan diye işin içine almanların o güzelim futbolunu katmayın, allah taş eder..
fenerbahçede sancılı geçen üç yılın sonunda üç kupa kazanmıştır. avrupa'da son dörde kalmış, bir sezonda en çok maça çıkan teknik adam olmuştur.
bu verileri avrupa'da bir hoca yapsa direkt milli takımın başına geçerdi. ama burası Asya, burada işler başka yürür.
fenerliler'in futboldan anlamadığını gösteren adam. kör öldü badem gözlü oldu. sağda solda duyuyorum. neymiş efendim aykut olsa arsenal'i elermiş, ersun'la olmazmış. afedersin ama nah elersin arsenal'i. aykut kocaman hangi büyük takım karşısında zafer elde etmiş ki arsenal'i eleyecek. turnuva hocasıymış da yok bilmem neymiş. fenerbahçe'de kurduğu takım ve sistemin salzburg karşısında nasıl perişan olduğunu gördük. bu kör fanatikliği bırakın da bütçesi anadolu kulübü kadar olan takımlar nasıl oluyorda bizim büyük dediğimiz kulüplerden daha organize, daha çabuk, daha komple oynuyor onu düşünün. aykut'la, abdullah'la bunlar olmuyor işte. bir arpa boyu yol aldırmadı fener'e. aksini iddia eden yalan söyler. yok kupa almış bilmemne yapmış. türkiye'de fener sikletinde kaç takım var ki zaten. galatasaray. başka yok. onun karşısında da 2 senedir kaybeden taraf oldu.
şurada kendisi hakkında iyi yazıları okuduğu zaman, kendisinin bile inanmayacağı beden öğretmenidir.
edit : bi takımı kötü yönetmek vardır, bide kişisel sorunlarını takıma yansıtarak takımın amına koymak vardır. alex niye gitti lan niye ? adam hala terminatör gibi top oynuyor amk.