her iyi futbolcudan iyi teknik direktör olmaz düsturunun günümüzdeki başka bir ispatıdır kendisi. bir galatasaraylı olarak fenerin başından gitsin de şöyle babalar gibi kapışarak yenelim istediğim adamdır. tabii bir de aziz yıldırım var listede. başka bir zayıf direktör için:
sirdeşi ferguson, oyuncusu kırmızı yiyince ortalığı velveleye verirken bu kocaman adam aynı durumlarda soğukkanlılığını korumaktadır. ayrıca gece itibariyle avrupada yoluna devam eden tek sir kocamandır.
bu kadar eleştiri alıyor ama neden hala fenerin başında anlamak mümkün değil olmuyorsa zorlama be adam. Adama edilen küfürün bedduanın hatti hesabı yok.
manu-real maçında nani'nin atılmasından sonra mourinho'nun defanstan adam çıkarıp orta sahayı 6 lama hamlesini maçın bitimine 19247173451736t57113 dakika kalsa bile yine düşünemez yine yapamazdı.
fenerbahçeye yararlı olamayacağımı hissettiğim gün o koltukta oturmam diyodu, siktirip gitmesi için nası bir şeye oturduğunun kendisine hatırlatılması mı gerekiyor tam olarak bilemedim.
kağıt üstünde başarılı bir adam. 3 kulvarda da hedefi olan tek kulüp. kulvarlardan birinde rakibi yenilemeyecek bir takım değil. türkiye kupasında da rahat rahat final oynar. ligi de en kötü ikinci bitirir. peki neden bu eleştiriler. harcanan para ve oluşan kadronun ve oynanan futbolun bir biriyle alakasız olması. plzen'in kadro için harcadığı para o'nun oyun gücüne kanıt olamaz. sırf bir oyuncusu için 60 milyon avro istenen napoli'ye yaptıkları ortada. ha elenirse elenir lakin taraftar bu konularda basının gazına gelmemeli. plzen'i bu aşamaya kadar gelmiş bir takımı nasıl küçük görürsünüz. 3,5 ay maç yapmamış takıma karşı düşülen durum ortadayken.
feneri bu gün bıraksa yerine antrenör gelmedende fener daha başarılı olabilir. bakınız feldkampın cimbomu bıraktıktan sonra bir beden hocası ile kalan altı haftada altıda altı yapıp şampiyon olan galatasaray.
beşiktaş maçında hiçbir suçu olmayan teknik direktör.
takım ilk yarı harika oynadı, beşiktaş'ı perişan etti ama verilmeyen gol, gole giden sow'un hakem tarafından durdurulması vs gibi maçı etkileyen kararlar sonucunda fenerbahçe yenildi ve sanki suç kendisindeymiş gibi lanse edilmeye başlandı.
yani suç aykut kocaman'da değil, hakemdedir. fenerbahçe'nin galibiyeti elinden alınmıştır.
futbolu kadar duruşu karakteri yapısı özgüveni ve futbol bilgisi oldukça iyi olan ve bana göre türkiyenin, yetiştirmiş olduğu en iyi teknik adamların başında gelen fenerbahçenin şuanki teknik direktörüdür.
şaka bir yana; türkiye'nin görüp görebileceği en kötü ama aynı zamanda en ballı 'teknik direktör'.
fenerbahçe'nin bundan önceki teknik direktörlerinin karşısına türkiye kupasında yarı finale kadar bir büyük çıkar, finalde de ikinci bir büyük çıkar ve fb perişan olup kupayı kazanamazdı. (gs ile oynanan final, trabzon ile oynanan final gibi.)
keza avrupa'da gruplar bazında fb en leş gruba düşer, bir üst turda da formda bir avrupa ekibine denk gelirdi. uefa avrupa ligi'ni adamdan saymıyorum evet. (bkz: uefa avrupa ligi/#18717026) zico'nun veya daum'un gruplar bazında manu, milan, inter, schalke, psv, cska, arsenal, porto ile karşılaştığını, zico'nun sevilla'yı eleyince karşısına chelsea'nin dikildiğini unutmamak gerekir.
aykut kocaman'ın şansı oyuna bu noktada dahil oluyor.
geçen sene bütün büyüklerin teker teker elendiği bir türkiye kupası finalinde karşısına bursa çıktı. hangi fenerbahçeli gözü kapalı diyebilir, o finalde gs-bjk olsaydı da biz kazanırdık o kupayı diye? aynı şekilde bu sene saçma sapan bir fikstür, bjk'nin fedası ve gs'nin şampiyonlar ligi dolayısıyla sadece ts kaldı kupada. bu sene de kazanabilir dolayısıyla bu kupayı, eğer şans yine yüzüne güler de yarı finali geçebilirse.
avrupa'da karşısına 5 as oyuncusu sakat bir marsilya, yeni bir takım oluşturmaya çalışan borussia mönchengladbach ve adını ilk defa grup maçlarında duyduğumuz limassol; bir üst turda ise 3 aydır maç yapmayan bir belarus takımı geldi.
gerçek aykut kocaman spor toto süper lig'de açıkça görülebilir. türkiye kupası'nda veya avrupa ligi'ndeki şansı burada işe yaramıyor ne yazık ki. burada galatasaray'la veya beşiktaş'la yapacağı maçtan yırtma ihtimali yok. (gerçi ona kalsa eskişehir-sivas hatta elazığ ile bile maç yapmak istemezdi ama..)
eğer gerçekten '3 kupada mücadele eden bir takım' kavramına inanmamızı istiyorsa; bunu ancak ligi domine ederek-plzen'i deplasmanda ezerek ve türkiye kupasını -şans değil- organize goller ile kazanarak yapabilir.
tabi fenerbahçe'nin post-alex döneminde organize 1(yazıyla bir) gol atmadığı göz önünde bulundurulursa bunların hepsi hayal.. bekir-cristian-caner-ziegler aşkı, salih-stoch-hasan ali umursamazlığı; 4-2-3-1 bağımlılığı falan derken bu sezon sonu gitmesi bizi bu sene içinde mutlu edecek en güzel şey olacaktır büyük ihtimalle.
bütün bunlar bir yana; son 10 yılda fenerbahçe'nin hangi teknik direktörünün takımın başında kalması fenerbahçe taraftarı hariç herkes tarafından istenmişti?
Her ne kadar da seçimleri konusunda aynı fikirde olmasam da cesaretine şaşırdığım, hayran kaldığım adam. Sen ki kulübün heykeli dikilen efsanesini bir kalem de sil, formsuzluğu yüzünden itin götüne sokulan oyuncuları ilk onbir oynamaya devam et, form tuttuğu takdirde büyük işler yapacak 2 formsuz yıldızını saçma sapan maçlarda dahi kadroya alma, kağıt üzerinde kaliteli bir takıma korkak bir futbol oynat.. çok ilginç gerçekten. Hem verdiği kararlardaki hunhar cesareti hemde bunca şeye rağmen hâlâ takımın başında olması inanılmaz. En geç bir ay içinde akla kara ortaya çıkacaktır. Avrupa macerası ve ligdeki gidişatı 1 ay sonra iyi yada kötü sonuç verir, onun tüm futbol kariyerini etkileyecek bir ay. Gerçekten heyecan ve merak içerisinde beklemekteyim. Öyle bir yerdeki fenerbahçe için en efsane teknik direktör ve sokağa çıkamayacak kadar rezil bir eski direktör ayrımında son demleri. Allah yardımcısı olsun, katılmadığımız kararları ile bizleri utandırsın inşallah