fikstür konusunda haklı diyenlere gülmekten başka yapacak bişey yok. 27 subat carsamba günü kupa macı varken, bizim maçımız neden pazar? biz pazartesi oynamalıydık ama Galatasaray oynuyor yeaa diye aglamaktadır. arkadaşım sen pazartesi oynarsan, carsamba maça nasıl cıkacaksın?
ama yok bunu kendide biliyor ama camiasının bir türlü kurtulamadığı Galatasaray ezikliğinden, yine ağzında Galatasaray yine Galatasaray. bunu görüpte halen aykut haklı diyenlerede kendi aramızda gülüyoruz biz.
şebelek galatasaray taraftarının çok sevdiği adam.
oysa kendi şanlı hocaları, o çok büyük taktisyen dedikleri sadece lpg gazı modunda takım oynatan adam sneijder gibi bir adamı riera gibi yol geçen hanı bir sol bekin önünde oynatacak kadar iyi hocadır.
lan yarram takımının 50% kapasitesi aşağı çekilmişken ve 2 yıldır şike de şike diye her alanda uğraşılırken bu adam bu takımı en azından hep zirvede tuttu. ama şampiyon oldu ama olmadı ama kupayı aldı. bu sene de gayet iyi ve başarılı.
senin terim'ini de gördük (ikinci gelişi ya da ne skimse artık) takımı 100 milyon dolar transferle borç içinde bırakıp defolup gittiğini. hani başarı!
birileri ezeli rakibini yerlerde süründürürken, gardı düşmüş boksörken şampiyon yaptı takımını. şimdi siktir gidin hocanıza söyleyin schalke 04 maçında drogba'yı melo'nun yerine ön libero oynatıp umut/burak çift forvet yapsın!
fenerbahçenin zicolu dönemine özlem duymama neden olan insan.
bir gsli olarak ne kadar üzülüyorum ezeli ve ebedi rakibimizin hallerine.
taktik, strateji, tercih olaylarına girmeye gerek yok.
ders almak önemli bir meziyettir, hele de başarı için.
skor taraftarları lütfen artık sussun, fb kaybettiğinde sesleri çıkmaz; sikindirik belarus takımlarını yenip çeyrek finale çıkılınca aykut kocaman'ı avrupa fatihi ilan ederler. bate maçlarındaki fenerbahçe ile spartak maçlarındaki fenerbahçe arasında 1 gram fark yok. dolayısıyla aykut kocaman'ı övecek bir durum da yok. her zamanki saçmalıklarına devam ediyor o yine, dünkü maçtaki* salih-selçuk değişikliği vs gibi.
o güzel skor taraftarlarına tek bir soru var: 2000den beri oynanan galatasaray maçlarında fenerbahçe ne zaman ezilerek oynadı? 5-1lik kupa finali dahil buna.
evde bate maçını izlerken şu şekilde bir diyalog yaşamamıza vesile olmuş hoca bozuntusu:
--spoiler--
kenarda selçuk oyuna girmek için hazırlanmaktadır.
peder: şimdi sow ya da webo'yu alıp, orta sahayı güçlendirir herhalde.
ben: hiç umutlanma. salih'i çıkaracak, göreceksin.
peder: yok ya, takımın en iyisi o şu anda.
ben:sen bekle hele.
değişiklik olur ve salih oyundan çıkıp selçuk girer.
peder: niye ya, niye oynayan adamı kenara alıyor?
ben: çünkü o aykut. kafasının çalıştığını mı zannediyorsun?
fenerbahçe en son uluslararası arenada ne zaman son 16 ya kaldı ? zico döneminde.
işte bunun devamını sağlayan kişi aykut kocaman dır.
takımın başında kaldığı ilk sene şampiyonluk yaşamış, şampiyonlar ligine takımı hazırlayıp ona uygun transfer yaparken 3 temmuz süreciyle karşılaşmış ve buna rağmen şampiyonluğu son maçta kaçırmış ancak 30 yıllık türkiye kupasını takıma kazandırmış teknik direktördür.
şimdi de ligde kinci durumdadır takımı.
türkiye kupasında çeyrek finaldedir.
uefa kupasında da 3. turdadır.
hani takım iyi giderse ve şans ta yanımızda olursa ve fenerbahçe uefa yı kazanırsa yine eleştirilecektir kendisi bu kesin.
ya arkadaş anlamıyorum şu skor taraftarlarını. başından da söyleyeyim fenerbahçeliyim.
2010-11 kadrosu fenerbahçe tarihinin en iyi kadrosuydu, adam aziz dayanamayıp müdahele edene kadar ilk devrede sıçıp batırmadı mı takımı!? o takımın şampiyon olmasını sağlayan alex'ti, aykut kocaman değil. o takımın başında herhangi bir teknik direktör olsaydı o takım gol ve puan rekoru kırardı; şikeye ve bu saçma sapan konuşmalara sebep vermezdi. bu yüzden o seneyi başarı saymak saçmalıktır.
o senenin başındaki "aykut kocaman fenerbahçesi"nin bienvenü'ye kaybettiğini de aklınızda bulundurun.
2011-12 senesinde sadece adamlığını kullandı, teknik açıdan hiç doğru düzgün bir oyun izlemedik; alex'e takıntılarını görmezden geldik. 3 temmuz diye bütün bir sene sustuk, geçmesini bekledik her şeyin. ama aykut yine de alex'i yemek için final maçında gs'ye karşı en büyük aşkı olan 4-3-3 ile başladı - 75te hatasını fark edip alex'i soktuğunda ise yeterli olmadı. alex'i yiyemedi, kendini yine 3 temmuz ile savundu.
2012-13 senesi öncesi vaslui maçını kazandı - tebrikler avrupa fatihi'ne! sonrasında spartak karşısında rezilleri oynattı, 2-0 önde olduğumuz maçı yine saçma sapan değişiklikler ile vererek bizi şampiyonlar ligi'nden etti. bekir aşkı yüzünden lugano'yu, kendisininin teknik yetersizliğini eleştirdiği için de emre'yi takıma geri almak istemedi.
şampiyonlar ligi için kurulmuş, sow-stoch-kuyt-webo-topal-meireles-emre-gg-volkan gibi oyuncularla dolu bir kadroyla amına kodumun belarus takımlarını rakip kırmızı kart yediğinde penaltı bularak yenebiliyor ancak. bu mu lan başarı?
hiçbir başarısı yok şimdiye kadar, iç sahadaki 47 maçlık galibiyet serisi de alex'in eseriydi; arena'daki 2-1lik galibiyet de. alex gittikten sonra saraçoğlu'da kaç galibiyeti var fenerbahçe'nin açın bir bakın.
hepsini alex yaratmıştı, alex'siz nasıl olacağımızı bilmediğimiz için aykut demiştik o zamanlar. bu sene arena'da oynanan maçta gördük gerçek sihri kimin yaptığını.
'ama abi gs çok güçlü vs' diyeceklere bir anekdot: 2000'de galatasaray uefa şampiyonluğuna gidiyordu, fenerbahçe ligde o galatasaray'ı yenmişti.
he bir de zico konusunda: fenerbahçe zico döneminde inter'i sevilla'yı chelsea'yi palermo'yu yenmişti, tüm türkiye'yi ayağa kaldırmıştı. şimdi ise bate'yi, limassol'u yeniyor.. ayağa kalkan falan da yok, sıkıcı futboldan dolayı fenerbahçeliler bile uyuyor..
kupa maçının hiç bir öneminin olmadığını, bu maça yedeklerle çıkılacağını bilmeyen andavalların laf attığı başarılı teknik adam.
gerizekalı olan sensin evladım, bak anlatayım sebebini: fenerbahçe türkiye kupasında grup liderliğini garantilemiş ve maç içerde 1461 ile. bu maçı pazartesi günü (olsaydı) kasımpaşa maçı bitiminde bile oynayabilirdi fenerbahçe. futboldan anlamıyorsun sus bari adam sansınlar.
öte yandan kendisini beğenmeyen fenerbahçe taraftarı için bir link var, bi inceleyin bakalım bu adam bugüne kadar neler yapmış. ve tüm bunları yapan kaç hoca var fenerbahçe tarihinde onu da öğrenin gelin. haberin altındaki yorum bile her şeyi özetliyor.
Aykut Kocaman; ''Stoch ve Krasiç'e özel program hazırladık..Hala %20-%30'larda seyrediyorlar.. %60 seviyelerine çıksalar, ya idmanda ya da bir maçta onlardan ışık görsem hemen formayı teslim edeceğim.
şahsında bütün yerli antrenörlere ve spor yorumcularına küfrettiren, 3 dakka özet taraftarlarına da acıma hissi uyandıran beden hocası.
arkadaş ülkede 4-3-3 ayağına 6-3-1, 4-4-2 ayağına 6-3-1 veya 6-2-2 gibi amorf dizilişlerle futbol benzeri bir şey oynanıyor bu adamlar yüzünden millet de televizyonda teknik taktik tartışıyor.
geçen televizyonda futbol dahisi ermen toroğlu "bu diziliş işi yalan 1 metre ileri gidince 4-3-3, 2 metre geri gidince 4-4-2 oluyor. ne anladım o işten!" dedi. (evet gerçekten bunu dedi) saha langırt masası olmadığından haliyle ip gibi dizilmiyor topçular erman amca. dizilişe adını veren formasyonlar mevkilerinde oynayan oyuncuların saha içindeki görevlerini yerine getirdikleri noktallardaki süre ve pozisyon sayısı yüzünden o ismi alır. bu herifler yüz binlerce dolar kazanıyor yorumculuktan bizse burda kendimizi sikiyoruz sinirden.
aykut efendi ve yerli antrenörlere gelince 4'lü defansın önüne 2 tane adı önlibero ama kendi ön stoper adam koyup ileride fuleli santraforlara top şişirtmekten öte bir numaraları yok. bunun içindir ki açık/kanat oyuncularının hücum varyasyonlarından çok defansa yardımlarını konuşuyoruz. çünkü fiziksel olarak ileride 3 metre boyunda 250 kiloluk bir santraforunuz yoksa altıpas'a en fazla 20 metre yanaşabilen açık/kanat oyuncularının ortalarıyla gol bulamazsınız. kanat oyuncusu ceza alanına girip, 4-5 kişiyi geçip, kendi başına gol bulmazsa hücuma katkı şansı yok'a yakın. garincha olsa faydasız.
bu yüzden stoch verimsiz, krasic uyumsuz, amrabat da "kayseride yıldız ama galatasaray'da yetersiz"dir.
bi bitin diyeceğim ama azaldıkça bunların yerine daha beterleri geliyor tolunay kafkas, abdullah avcı gibi...
kendisini destekleyenlere tavsiyem bir gün sakin kafayla oturup galatasaraylıların neden kendisini sizden daha çok sevdiğini düşünsünler. Doğru yolu bulmaları uzun sürmeyecektir.
bugün caner'in golünden sonra alışık olduğumuz tavrını takınırken, selçuk şahin'in golünden sonra bir nevi harlem shake yaptı. tabii bu harlem shake, kendi standartlarında. yani gülümsedi. baba oğul sevgisi işte. göz yaşartıcı. sendeyiz güntekin.
Ulan yazmayayım diyorum, galatasaraylıyım beni ilgilendirmez diyorum olmuyor.
Formaliteden bir maç oynuyorsun. 3 kulvarda da yoluna devam ettiğin için tüm oyuncuları hazır tutmak, durumlarını görmek istiyorsun tamam da ilk yarıda görüldü ki caner hazır ve sen bunu zaten biliyor, ligde caner' i kullanıyorsun. E bari ikinci yarıda sok caner' in yerine recep' i de galatasaraylı olarak benim bile merak ettiğim bu çocuğu izlesin taraftarın.
iskender baydar denilen adamın yazısında "bir gazetenin haberinde yazdığına" göre denilerek kendisinden bahsedilmiş hoca.
yani bu iskender de "suyunun suyunun suyu" demiş! bazı mallar da bunun yazısını link vererek paylaşmış!
hadi gazete amk! peki ya sen!
güldürmeyin lan adamı.
not: aykut kocaman bunu zaten bate maçından sonra söyledi. fikstür'den yakındı. ve sadece demek ki birileri bizden daha fazla yorgun, onlar 2 gün fazla dinlenecek demeye getirdi. bu kadar. başka bir şey yok! sonra da birileri haberci.
(bkz: bsg)