vay be nereden nereye dedirtendir. Halbuki bir 15 sene önce böyle miydi? Tak diye emrediliyor, şak diye manşetliyordu. Medya organlarını, "alçakları tanıyalım" diye zıplayan, anasını bile satan diyene sazanlara açıyor, kendisine emredilen manşetleri dank diye basarak toplum mühendisçiliği oynuyordu. Kendini tanrı gibi gördüğü yerlerden şimdiki haline bakınca tek denilenilecek şey "allah düşürmesin"
tabii işin bir de diğer yanı var, abiye düşmüş falan diyoruz ama onun düşmüş haline bile benim gelmem nerden baksan bin yıl sürer.
1961: ilk şahsi şirketini kurdu ve 1970'e kadar toptan ticaret yaptı.
1979: milliyet gazetesi'ni karacan ailesi'nden aldı ve medyaya adım attı. (43 yasinda)
1980: doğan holding'i kurdu.
1992: ray sigortayı aldı.
1994: hürriyet gazetesini aldı. aynı yıl dışbank'ı i̇ş bankası'ndan alarak finans sektörüne girdi.
(58 yasinda)
1995: posta ve fanatik gazetelerini yayınlamaya başladı.
1996: radikal ve finansal forum (referans) gazetelerini yayın hayatına soktu.
1997: d&r mağazaları ile perakendeye girdi.
1998: doğan yayın holding'i (dyh) kurdu ve medya şirketlerini tek çatı altında birleştirdi.
1999: amerikan cnn ile cnnturk'ü kurdu. doğan music company ile müzik piyasasına girdi.
2000: petrol ofisi'nin (poaş) özelleştirilmesine katıldı. iş bankası- doğan konsorsiyumu 1.2 milyar dolarlık teklifle ihaleyi kazandı. turkish daily news'i aldı.
2005: dışbank'ı belçika-hollanda bankası fortis'e 1.2 milyar dolara sattı. tmsf'den star tv'yi satın aldı. istanbul hilton oteli'ni 255.5 milyon dolara alarak turizme girdi. iş bankası'nın elindeki poaş hisselerini de 616 milyon dolara satın aldı.
2006: poaş'taki hisselerinin yüzde 34'ünü 1 milyar dolara avusturyalı omv'ye sattı. alman axel springer'e dyh'nin yüzde 25'ini sattı. bu satış ona ileride vergi sorunları yaşattı.
2007: d smart adıyla digital yayın platformunu kurdu.
2008: vatan gazetesini aldı. medya, enerji, emlak, sanayi ve turizm alanında faaliyet gösteren grup bünyesinde halen 18 bin kişi çalışı
sahip oldugu medya imparatorluğu malesef an itibariyle akp oklokrasisinin önündeki tek ciddi muhalefettir. doğan medyasını kaldırın, ciddi sayıda bir insanın ne deniz fenerinden, ne hukuk skandallarından, ne polisin alkol satan yerlere yaptığı hukuk dışı baskıdan, ne lisede 45 cm kuralından haberi olur, ne de hükümetin bakanları çıkıp bazı sözleri için "geri adım atmak zorunda kalırlar". akp bir çok uygulamasında kendini "modere" etmek zorunda kalıyorsa, bu kamuoyu baskısındandır.
kamuoyu baskısının sinyali, medyadır. bu sinyal, yandaş olmayan medyadan gelir. aydın doğan'ın medyası tek yandaş olmayan değildir ama en büyük yandaş olmayan medyadır, dolayısıyla bu medyanın kalkması, sinyalin büyük bir kısmının yok olmasına tekabül edecektir. bu yüzdendir ki medyası özgür olmayan sözde demokrasi özde baskıcı rejimlerde rejim anca çok ciddi sayıdaki insanın konformizmlerinden kurtulup sokağa dökülmesiyle biter.
Pes etmiş kişidir. Yavaş yavaş imparatorluğu dağilmaktadir. Deveden büyük fil olduğunu görmüş, yeni Türkiye düzenine ayak uyduramayip, tasviye edilmiş kişidir.
medya da tekel olmak için önüne geleni ezdikten sonra akp ile arasında bir anlaşmaya varamadıktan sonra silip süpüremediği medya organlarını''yok edilmelerini izlemekle'' suçlayandır . aynı zaman da parasını aldığı müddetçe bütün ideolojileri benimseyendir.orta yolculcudur.