sevmem, hazzetmem bu adamdan.
parası var, güçlü. girdiği ihaleyi öttürmeden çıkmıyor. evet servet düşmanıyım. milli takımda da görmek istemiyorum * dedim ya hiç hazzetmem bu adamdan.
elinde bulundurduğu medya gücünü kendi şahsi menfaatleri uğruna hiç çekinmeden kullanan ve kimsenin dur demediği patron.bünyesinde her telden insan vardır olmadık insan yok.komünisti,dincisi,liberali,döneği,pornocusu...gücünün farkında olan ve değerlendiren adam.
bundan çok kısa bir süre önce milletin, hükümetin yalakası olmakla suçladığı fakat son gündemden sonra , düşmanımın düşmanı dostumdur zihniyeti ile yaklaştığı, türkiye'deki muhalefet grubunun ne kadar samimiyetsiz olduklarını bize bir kez daha dolaylı bir şekilde kanıtlamış başarılı bir iş adamıdır.
tayyip erdoğan ile kavgasına gazetesini alet eder ve tayyip erdoğan aleyhinde bir yayın politikası tutturursa akp'nin oylarını düşürebilecek sevimsiz kişi.
ülkenin belini büken yegane güç. medyayı istediği gibi kullanarak istediği kişiler hakkında karalama kampanyası başalatabilen bir adam. bazılarının bu adamın ne olduğunu bildiği halde yine de onun tarafında yer alması gerçekten de üzücü.
vergi muafiyetlerini aşındıra aşındıra kullanan adam.
ayrıca bir ropörtajında ilaç kullandığı için oruç tutamadığını belirtmiştir bir soru üzerine. kimsenin hiçbirşeyi beni ilgilendirmez de normal zamanlarda içki içerken o ilaçlarını almıyor mu acaba? 9 adet ilaç kullanan bir adamın alkolle birlikte sıkıntıları yeşerir. evet çok iç gıcıklayıcı özel hayata özgürlüklere zarar verici bir tespit oldu ama oruç tutmadığını birşeylere bahane etmenin anlamı nedir? tutmuyorsan tutmuyorsundur. bu ülkede en zengin iş adamları oruç tutanlari iflas edenler de oruç tutmayanlar değil elbette. bunlarda samimiyetsiz davranmaktan kaynaklanıyor olsa gerek.
vakt-i zamanında ülkenin iç işleri bakanını * canlı yayında bir temiz fırçalamış olan medya patronu. o iç işleri bakanı, kısa bir süre sonra görevinden alınmıştı. iktidarda mesut yılmaz vardı. şimdi o kadar etkili değil iktidar semalarında.
(bkz: eskidendi çok eskiden)
az önce canlı yayında tayyip erdoğan'a cevap niteliğindeki konuşmada ellerinin armut toplamayacağını ima etmiş olan kişi.
"ceyhan'ı bizim çalık'a vereceğiz, söz verdik". (rte demiş bunu)
" ailsi ile bugüne kadar uğraşmadım, damadı vs. si rakibim oldular, her gün şahsıma hakaret ediyorlar, ben nasıl uğraşmayayım artık"
aydın doğan: ''rte'den adanada rafineri yapmak için ruhsat istedim. çalık grubu istiyor söz verdik dedi. o işin içinde ruslar, italyanlar var. zaman geçsin biraz bakarız dedi. ben daha ne diyeyim. istediğim şey buydu.başka bişey yok. ben teşvik de istemiyorum, para da istemiyorum.gel ülkeye yatırım yap diyorsun. ruhsat vermiyorsun.benim suçum varmış madem bugüne kadar açıklamadıysan sen suçlusun.'' diyen patron.
mehmet ali birand'ın karşısında bu akşamki 'basın özgürlüğü arayan adam' haline üzülsem mi, sevinsem mi bilemediğimdir. tuncay özkan'a pek de bayılmam ayrı ama akp hükümeti kanaltürk'ün üzerine adeta linç mantığıyla gelirken neredeydi şimdi dilinizden düşürmediğiniz ''basın özgürlüğü' sayın doğan? neden o zaman da o ağlamaklı halinizle arkasında olmadınız 'medya sahibi' arkadaşınızın? ''tayyip erdoğan demokrasiyi öğrenmeli !'' dediniz bu akşam. siz de o zaman demokrasinin bir gün herkese gerekli olabileceğini öğrenin lütfen.
Tayyip erdoğan'dan daha mahsum olmayan para babası. kendisini ilgilendirmeyen demokrasiye ters hiçbir soruna ses çıkarmayıp, tayyip'e "artık üzerimize gelme, aynı yerlere hizmet ediyoruz" mesajı yollaması ayrıca gülünçtür.
acilen katar vatandaşlığına geçmesi gereken medya patronu. neme lazım ayağının kayması an meselesi. kullandığı kelimeleri düşünüp ona göre hareket ettiğini düşünmek istiyorum ancak aklım almıyor. başbakan ile bire bir görüşmelerinde kullanılmış cümleleri putin'e kadar medya organında anlatmış. kesilen organlar günümüz tıp teknolojisinde dikilebiliyor ancak başbakan geçmişte bir organ kesti ve yerine dikemedi cem uzan. türkiye'nin en zengin adamlarından biri sayılan bir şahsı yaklaşık 1 sene içinde haritadan sildi. bu noktaya gelmiş bir patron yaptığı hareketin dozajını ayarlamıştır güvendiği dağlar vardır diye düşünsem de aklıma yatmıyor aydın doğan. bir nevi kumar oynuyor. şeytanı bol olsun.
kendisinden pek hazzetmesem de, hilton mevzusunu kastedip, kendisine şantaj yapıldığını ileri sürerek " -bir başbakan, kişilerle böyle ucuz polemiklere girmemeli " şeklinde doğru bir açıklama yapmıştır. bu konuda haksız sayılmaz, rte daha önce de rahmi koç'la sakal, bıyık polemiğine girmişti. ayrıca aydın doğan'ın arkası cem uzan'dan daha sağlamdır. burda durup tekrar düşünmesi gereken rte'dir.