istanbulda öğrenciyse ve başka şehirden gelmişse geçinmesi biraz hayal olan öğrencidir.
çünkü kendisi şöyle bir ironinin kurbanı olmuşur: öğreni geçinsin diye 260 lira veren devlet, öğrenci kalsın diye kyk yurdu yapıp aylık 200 lira isteyen de devlet. öğrenci sürekli toplu taşıma kullandığı için aylık akbili 70 lira yapan da devlet.
yani normalde bir öğrencinin geçinebileceği kadar para vermesi gereken devlet. yemek gibi temel ihtiyaçları ve harcı bile hesaba katmadan, sadece barınma ve ulaşım masrafını dahi karşılayacak kadar para vermiyor. bana 260 veriyorlar ama aylık benden 270 lira alıyorlar.
kyk yurtlarının hepsi bu kadar fiyatlı değil diyebilirsiniz ama benim gibi normal üretli çıkmadığı için yüksek üretli yurtta kalmak zorunda olan kişiler var. ayrıca bu öğrencilerin içinde sadece burs alanlar değil, geri ödemek üzere kredi alanlar da var.
yani devlet baba daha fazla versin demiyoruz elbet ama yurtların bu kadar fiyatlı olması ve ulaşımın öğrenciye bedava olmaması buradan bakınca çok ironik geliyor bana. aile de harcı mı denkleştirmeye çalışsın, yemek parası mı yollasın, kitap parası mı yollasın? yine iş onlara düşüyor yani... hal böyle olunca da değil eve çıkmak, kıyafet almak veya sinema bile hayal oluyor çoğu zaman.
faturalar, kira, yol parası, yemek parası, kitap parası neresinden çıkıyor sorusunun dile getirileceği öğrencidir. büyük şehirde okuyorsa mümkün değildir. yine başaran varsa helal olsundur. *
karnı hep açtır sucuklu yumurta,pastırmalı kuru fasulye,tarzında rüyaları olan öğrencidir.
sen değil seni bu hallere düşürenler utansın kaldır kafanı git elini yüzünü yıka gelecek senin oku,oku ve yine oku.
yazıktır, günahtır. acıyınız, fazla üstüne gitmeyiniz, fazla yüklenmeyiniz.
kendisi zaten muhtemelen kredi alırken ziraatten verilen kredi kartıyla yeterince borç yapmış onunla boğuşuyordur.