ben de öyleydim. hikaye dinlemek çok hoşuma giderdi. özellikle dini hikayeler, nehrin ortadan yarılması flan bayılırdım. hz. muhammed'e madem peygambersin göster bir mucize diye sorduklarında heyecanla ne gösterecek diye beklemiştim. mucize olarak kuran'ı göstermesi hevesimi kursağımda bıraktı. öğretmen bana bunun mucize olduğunu yutturamadı. sonra hayatım karardı...
aya çıksa ezan filan duyar, kahve içse telvesinde, bal peteğine baksa üzerinde, balık yese pulunda allah yazar, evinde aslan beslemeye kalksa allah diye kükrer o aslan, kedisinin de muhammed diye miyavlayabilitesi yok değil hani, hatta bir de abartıp faylarda araştırma yapmaya kalksa cehennemden gelen hristiyan çığlıklarını duyar. panik yok.
samimi bir hikaye. iyi ya da kötü, herkesin kendi yolunu seçmesinin bir örneği. en enteresan etkisi ise uludağsözlük içinde "cahilane, ezik ve bunlardan dolayı saldırgan olan" bir ateizm anlayışına sahip yazarlarına müslüman yazarlardan daha fazla entry yazdırmasıdır hakkında. tekrar tekrar entry yazmalar, zavallıca dalga geçme çabaları, gel sana burda para falan filan..*
izlerken belki 1 saniyeyi bile almayan bir söz, güzel ve derin anlamı olan, tek bir cümle ile bana " rabbim senin işaretlerin anlayan için hiç bitmez ki " dedirtti.
- ramazan müslümanları !
ilk defa, bilinçli olarak ve kendi rızasıyla camiiye giden avustralya'lı bir genç, camiide 1000 kadar kişinin bulunduğunu görüp, biz müslümanların ne kadar güçlü ve bağlı olduğunu söylüyor ve ardından yapıştırıyor " ramazan ayının ilk günüymüş! " bu artçı şokun ardından, büyük deprem geliyor " ramazan müslümanları !"
ataları yüzyıllar önce islamiyeti kabul eden bir müslüman olarak , çok fazlasıyla utandığımı söylemeliyim, bu henüz 6 aylık islam mazisi olan kardeşimiz sayesinde bende gereken işareti "bir kez daha!" aldım.
ayrıca, bu kardeşimizin bir kitleye konuştuğu aşikar, ona hidayeti veren rabbime şükürler olsun, onun sayesinde o salonda islamiyet hakkında biraz daha aydınlananlar için ise hayırlısı olsun .
islamiyetin gülen yüzü olmuştur. imreniyorum ve islamı terörizmle eşdeğer tutanlara "elime ak-47 veya el bombaları alacağımı sandılar" diyerek ayar verdiği için teşekkür ediyorum.
ayrıca hitabet yeteneği mükemmel, dini bir konuda bile en ufak bir pot kırmadan insanları güldürürken, huşuyu hissettirebilmekte.
helal olsun.
dipnot: bu adamla dalga geçmeye kalkan dinsizlere acımıyorum bile.
islamiyeti seçen herhangi bir insanın erkekse sakal uzatması, kadınsa türban takması. islam bu mudur?! Bu kadar mı simgeseldir. görüntüde biter mi her şey. anlamak mümkün değil şu insanları.
müslümanlıktan bu kadar korkan, karalamaya çalışan insanları gördükçe şaşırıyorum.
din tartışmaya, espriye açık bir konu değildir. bu bir seçimdir ve sonuna kadar arkasında durulacak, savunulacak bir tercihtir. allah sizlere de iman versin de içinizdeki öfke azalsın.
avustralya'da insanlarin basortulu ve sakalli bir sekilde calismasina izin verildigi icin pek de sasirilmayacak bir hadisedir. sayet aynisi bizim ulkemizde olsa nasil olur bilinmez, zira sonuc ne olursa olsun bunu bir siyasi simge olarak gostermeye calisanlar azimsanmayacak bir sekilde goze batacaklardir. bu suna benzer, fatih'te mini etekli bir kizin rahatca dolasabilmesi ve nisantasi'nda carsafli bir kadinin dolasirken kimsenin aklina yobaz kelimesini getirmemesidir. sayet bunlar olur mu bilinmez ama, islamiyetin cok kulturlu yerlerde daha kolay yasandigi gercekten acik.
akılını kullanarak araştırmalar yaparak allah katında geçerli olan islamiyeti bulan gencin örnek hayat hikayesi yapmacıklıktan uzak samimi bir anlatım ve genelleme yapmanın yanlış olduğunu müslümanların terörist olmadığı gerçeğini insanların anlamasına yardımcı olacak bir hikaye.
ilk olarak facebook adlı sitede izlediğim vidyodur. izlerken gencin olayları akıcı ve sıkmadan kullandığı üslubuyla anlatışı vidyoyu güzel kılan detaylardan. ve en vurucu kısmı ise kurandan bir ayeti örnek verdiği kısım. fakat aklıma bir şey takılmadı da değil:
bir sonraki sayfayı açtığında o ayet gelmemiş olsaydı, islamı seçmeyecek miydi?!
burada en çok sorguladığım şey, gencin o ayete rastlaması bir tesadüf mü yoksa kader mi?
kaderinde müslüman olmak varsa eğer; diğer hristiyan olarak doğan günahsız çocukların karşısına bu gibi tesadüfler çıkıyor mu? eğer çıkmıyorsa ve islamı tanıyamadan ölüyorlarsa kafir olarak mı ölüyorlar? peki günahları neydi?..
müslüman olduğumdan mütevellit bu soru benim aklımı çok kurcalıyor. lakin bu dünya'ya hristiyan bir anne-babanın evladı olarak da gelebilirdim...
dipnot: müslüman olmamın tek sebebi anne,babamın müslüman olması değil inancımı ve diğer dinleri de araştırarak inancımda sabit kalmamdır. fakat insan düşünmeden de edemiyor, "ya doğar doğmaz vaftiz edilseydim?" diye...
hikaye çevirmenin gazabına uğramıştır. doğru çevirisi şöyledir :
günlerden bir gün yine gavur gavur geziyorum ve bir yandan da abazalığımın sebeplerini düşünüyorum. birde aklıma son günlerin modası marjinal olmak fikri geldi. heyyy adamım dedim kendi kendime ben bu gavur şehrinde müslüman olsam ne reklam olurum ha dedim yine kendi kendime. üstelik son zamanlarda ortalıkta "müslümanlarda kızlar teklif ediyormuş" gibi bir söylenti dolanmaktaydı ve dedim ki kendi kendime evet adamım vakit bu vakittir denemekten ne kaybederiz ki?
böyle insanları hüzne gark eden bir olaydır. fettullah hoca efendi dinlese yemin ederim beş varil ağlardı ben bu küffar halimle bir litre ağladım düşünün.
kendisine hidayet nasip edilmeyenler asla ve asla bu genci ve diğer müslümanları anlayamayacaklar. iftiralar atacaklar, küçümseyecekler, hakaret edecekler, büyüklük taslayıp kibre kapılacaklar, hatta ve hatta kur'an dan bazı ayetleri kırpıp kırpıp müslümanlarla dalga geçecekler. buna rağmen vicdanı ve kalbi kapkara kesilmemiş kişiler islam'ı seçmeye devam edecek. siz isterseniz yırtının, elinizden geleni de ardınıza koymayın, allah'ın takdiri asla değişmeyecek!
evet samimidir evet softalıktan ve kör inançtan evladır bu gencimizin yaptığı şey ancak her inanç tipinde olduğu gibi inandığı şey dayanaksız ve altı boştur.
ister ateist ol ister başka bir din mensubu yada bir müslüman ;
-bu çocuk rol kesiyor samimi değil, diyemezsin.
-bu çocuk mutlu bir adam değil hata yapmış kendi adına, diyemezsin.
-bu çocuk ve hikayesi beni etkilemedi, diyemezsin.
-bu çocuk kötü bir gözlemci ve müslümanları hiç anlamamış, diyemezsin.
-bu çocuk yalan söylüyor, batılılar bizi böyle görmüyor, diyemezsin.