Bugün thepiratebay.org a hd versiyonunu düştüğünü gördüğümde süperonline sağolsun 40 dakikalık indirme işleminden sonra izlemek nasip oldu.
Film hakkında tarafsız olarak, ekonomik kaygıları olup olmadığını bir kenara bıraktığımızda amerika'nın keşfi ile bağlantılı olduğu anlaşılmaktadır. Filmde bir çok yerde iyi göndermeler yapılmıştır. Dünya'da yeşilin kalmaması, sömürgecilik, zulme karşı başkaldırı, sömürgecelerin def edilmesi hollywood tarzı işlenmiştir.
Neticede güzel bir filmdir. Sadece çok meşhur edilmesinden kaynaklı eleştiri noktası aramamak gerekiyor.
benim için aşkı animasyonla anlatması yeterli. 10 numara da aşk var filmde. o, ''alayı cgi, şirinler 3d'' diyenler zamanında matrix'i , lotr'yi baş tacı edenlerle aynı insanlar. hayır keanu reeves sahiden mi uçuyordu, orta çağ/dünya cidden sauron'un egemenliğinde miydi anlayamadım. tamam biz de bayıldık da, matrix i izlerken altta verilen felsefesine mi bakıyordun amk. yoo... neo nun ipli mipli kung fu hareketlerine bayıldın, uçup kaçmasına tav oldun. o zamanlar 2000 in başıydı. cem yılmazlar falan vardı. şimdi 2010 dasın ve 2010-2015 arası ise avatar'ın dönemi. gelecek 2 film de yine ''şirinler''(?!) in 3d si olacak. o yüzden gerek yok böyle ben başkayım olaylarına.
Adamların işlediği konu kutsal kitabımızdaki konunun aynısıdır. Almışlar konuyu başarılı bir şekilde kurgulamışlar, emek harcamışlar şimdi ise hasılat rekorları kırıyorlar. Bunu düşününce kendimize sormamız gerekiyor* o kadar eski bir tarihimiz, efsanelerimiz, destanlarımız, hikayelerimiz var... Biz neden bunları işlemiyoruz da gidip batı tarzının taklitçisi oluyoruz? kendi edebiyatımızı bilip edebiyatımızı filmlerimizde işlesek -biraz da maddi destekle- daha iyi filmler yapamaz mıyız?
Ne söylesek, ne yazsak eksik kalır. Görselliğiyle, oyuncularıyla, aksiyonuyla ve üç boyutlu şahane şovuyla... Iskalanmayacak bir film, derin izler bıraktı arkasında. Kesinlikle bir sihir söz konusu. Kendinizi bir Na'vi gibi hissedecek kadar içine girebiliyorsunuz filmin.
insanoğlunun o gözü doymayan tavrı, öykünün çıkış noktası. Dünya'yı mahvedip, güzeller güzeli bir gezegen olan Pandora'yı da o gerizekalı hırslarına kurban etmeye niyetlenmiş "Gökadamları", Pandora'nın yerli halkı Na'vilerle karşı karşıya geliyor.
Hikaye tanıdık aslında. Ama böylesine bir anlatım... inanılmaz!
Filmin yapımı dört yıl sürmüş, ama filmin senaryosunu yazan ve yöneten efsane James Cameron bu filmi 1970'lerden beri yüreğinde taşımış. Sadece gerekli teknolojinin hazır olması bekleniyormuş...
aylardır Hala etkisinde olduğumdan Mucize gibi film de diyebiliriz.
titanic'in hasılat rekorunu yıllar yıllar sonra kırılması bayağı olağanüstü bir olaymış gibi gösterilen bu yüzden bana içi boş bir balonu anımsatan film. filmi izledim, gayet güzel film ama titanic'in verdiği duyguyu vermesi imkansız. belki farklı konular işlediğinden ama titanic kadar haz vermez eminim.
edit: ver lan eksiyi ver titanic daha etkileyici işte.
edit2: titanic halen daha iyi vazgeçirmek için daha çok çabalaman gerekicek.
edit3: yetmezzz, titanic daha iyi işte.
edit4: titanic titanic la la la la.
edit5: yetmez lan eksile olum bak kararım kolay değişmez çok çalışman lazım
''avatar başlığında aradığınız (the fall) kriterlere uygun entry bulunamadı.''
izleyicilerin gözünden nasıl kaçtı bilmiorum ama the fall filminden felsefe olarak ve hatta sahne olarak baya etkilenmiş olan film. avatar'da ölen navi'nin ardından yapılan törenin aynısı the fall filminde de var. hatta o kadar benzerler ki, ölünün üzerinde oluşan şekiller ayrıntısı, törene katılanların yaptığı hareketler birebir örtüşüyor. bu arak/etkilenme the fall'un başarısı tabi.
Her şeyiyle etkileyici başarılı bir film. sinema tarihinin en yüksek bütçeli filmi olmasından tutun da çekim tekniklerine kadar en özel filmler arasındadır...
--spoiler--
avatar'ın şimdi de 3d pornosu çekiliyor
gişe rekorları kıran avatar, 3 boyutlu filmlere geçmeye hazırlanan porno sektörüne ilham verdi.
ünlü yönetmen james cameron'ın çektiği 3 boyutlu avatar filminin şimdi de pornosu çıkıyor. porno filmler üreten hustler prodüksiyon firması, avatar'ın "this ain't avatar xxx" (bu avatar xxx değil) adı altında yine 3 boyutlu pornosunu çekiyor. geçtiğimiz yıl uzay yolu'nun "this ain't star trek xxx" adı altında pornosu çekilmiş ve kaset satışları başarılı olmuştu. ancak avatar'ın pornosu hustler prodüksiyon firmasının bu zamana kadar çektiği en yüksek maliyetli porno filmi olacak.
gazete habertürk
--spoiler--
3d porno versiyonu çekilmeye başlanmış. ilginç olur gibime geliyor.
aslında büyük mesajları olan, insanın kafasına dank eden bazı sonuçları beyinde doğurmasını bilen (anlayabilene tabi) ve herşeyden öncesi insana kendini kötü hissettiren (bu iyi bir film olduğunu gösterir) bir film.
biz bu zamana kadar ne yaptık? katlettik. kaybettik. yıktık. yaktık. betonların yeşillerden daha iyi olacağını düşündük. ilk insanlar iyi değildi ahali! hz. adem hz. havva... iyi değillerdi. ya da onların çocukları iyi insanlar değillerdi. kötülük bir kere kazandı aziz dostlar! ve ardından aç gözlülük başladı. insanlar kan dökmeye başladı. birbirlerinin kanını döktü. bunun sebebi huzur bulmak değildi. huzur bozmaktı.
bu filmi izlediğimde kendi kendime dedim ki ''eğer ilk insanlar iyi olsalardı belki de biz de bu filmdeki varlıklar gibi olacaktık.'' ve aslında hiç de kötü olmayacaktı. oradaki insanların yaşayışlarını gördükçe ''evet biz bunları kaybetmişiz işte'' dedim. ve zaten filmin anlatmak istediğiyle buydu. bizim neyi kaybettiğimizi bize göstermekti.
orada bir savaş vardı. bir tarafa çıkarları için, zengin olmak için saldırıyorlardır; diğer taraf ise kendilerine ait olan şeyleri korumak için, savunuyorlardı. basit bir bilimkurgu filmi gibi gelebilir insanlara. fakat aslında anlatmak istediği şeyler var. ve bunlar üzücü şeylerdi bunlar.
dünyanın en büyük nimeti nedir diye sorulduğunda cevap ya elektrik oluyor, ya internet, ya telefon. artık nimet diye addedilen şeyler bunlar oluyor. çok normal değil mi? ama ne yazık ki dünyanın en büyük nimetinin 'saflık' olduğunu bilen insanlar çok az.
sinemada izlemeyenlerin fazla beğenmeyeceği filmdir. özellikle üç boyutlu izlendiğinde efektleri yaşarsınız, film bitip de sinemadan çıktığınız anda sarhoş gibi yürürsünüz, o kadar etkileyicidir.
james cameron un keriz avına 8 dakikalık eklemeyle devam edeceğinin göstergesi olan film.
14 yılda çektiği filme bir kaç ay içinde 8 dakikalık bir ek yaparak, "seyircilere yeni yaratıklar, yeni aksiyon sahneleri ve yeni mekanlar tanıtacağız" buyurmuştur kendileri.
avatar ın çalıntı, esinti, uyarıntı :) olduğu hakkında bir çok sağlam kanıt varken bu yüzsüz bir de ek yaptım diyerek bön bön bakan kitleyi sinemalara doldurup, yine gişe hasılatının amına koyacak. *
en fazla bir sene sonra, 16 dakikalık bir ek yaptım, yeni yaratıklar yeni kavimler tanıtacağım derse hiç şaşırmam.
bir kısa film çekip, her sene 8 dakikalık ekler yaparak 10 sene gösterimde tutmayı planlıyorum.
böylece filmimi 8+10=18 senede yaptım diyerek bön kitleye sahip olmuş olurum, eş-dost, arkadaşların arkadaşları, eleştirmenler derken gişenin de amına korum.
çok iyi fikir lan.